Bölgedeki ekonomikfaaliyetlerin başlangıç tarihinin, en az yerleşme tarihi kadar eski olduğu tahminedilmektedir. Bölgede, Urartu Devleti zamanında tahıl tarımı, bağcılık vemeyvecilik faaliyetlerinin çok ileri bir düzeyde bulunduğu sanılmaktadır.

Ancak, bölgede yetiştirilen tarımsalürünlerden bazıları zamanla önemini kaybederken, bazıları önemini korumuş, bazıürünlerin tarımı ise, ancak 1956'dan sonra başlamıştır. Örneğin; halen ovanıngüneyindeki yamaçlarda üzüm bağları izlerine rastlanması, Araş nehri boyuncaKazancı köyünden Koçkıran köyüne kadar olan sahada toprak altından üzüm bağıköklerinin çıkması, bölgede eski devirlerde (özellikle Rus işgali döneminde)bağcılığın bir hayli yaygın olarak yapıldığını göstermektedir.

Oysa bugün, birkaç köy dışında üzümyetiştiriciliğine pek rastlanmaz. Keza ovada yetiştirilen dut ağacı sayısınıngiderek azalması, ipek-böceği yetiştiriciliğinin zamanla ortadan kalkmasına yolaçmıştır Ovada önemini kaybeden bir başka tarım ürünü de çeltiktir. Yörede1970'li yıllara kadar geniş ölçüde yapılan çeltik ekimi, sıtma salgınlarınınönüne geçmek amacıyla bu tarihte yasaklanmıştır. Ovadaki şeker pancarı üretimiErzurum Şeker Fabrikası kurulduktan (1956) sonra başlamış (1958) olup, bu ürün,halen yörede pamuktan sonra en geniş ekiliş alanına sahiptir. Pamuk tarımı, buğdaytarımı, meyvecilik ve sebzecilik geçmişte olduğu gibi bugün de ovadaki en önemlitarımsal faaliyetler arasındadır. Iğdır Ovasının güneyindeki dağlık bölgedehakim ekonomik faaliyet, tahıl tarımı (buğday, arpa) ve hayvancılıktır. Bölgeninyaklaşık 358.351 hektarı bulan toplam yüzölçümünün yaklaşık 81.178 hektarı(%23) kadarı ekili ve dikili tarım arazilerinden oluşmaktadır (nadas alanları dahil).Aynı yıl, Türkiye'de bu oranın %33.9 dolayında olduğu hatırlanırsa, bölgedekitarım topraklarının ülkemiz geneline göre daha kısıtlı olduğu anlaşılır. Budurum, bölge arazilerinin büyük bir kısmının çoraklık sorunu dolayısıyla tarımauygun olmamasından kaynaklanmaktadır denilebilir. Nitekim, ovada sulanabilecek 66.627hektar alanın, 2002 yılı itibariyle ancak 49.348 hektar (%74) kadarı sulamalı tarımaaçılabilmiştir. Ovada ticarete yönelik tarla ve bağ-bahçe tarımı faaliyetleri,hemen bütünüyle birinci grup tarım arazilerinin bulunduğu Batı Iğdır Ovasındagelişmiştir. Buna karşılık, Doğu Iğdır Ovasının çorak toprakları üzerindekurulmuş bulunan köylerde, iktisadî anlamda herhangi bir tarımsal faaliyet söz konusudeğildir. Bu köylerde temel geçim kaynağı hayvancılığa dayanmaktadır.

Sulama Kanalı (Batı Iğdır Ovası) :
Bölgedeki toplam tarım arazilerinin (81.178ha.) %26.7 kadarında (yaklaşık 20.792 ha.) kuru tarım yapılmaktadır. Tamamen ovanıngüneyindeki dağlık kesimde yer alan bu grup tarım arazilerinin önemli bir kısmınadas nedeniyle her yıl boş bırakılmaktadır. Ovada yıllık yağış tutarı 250 mm.kadar olup, bu miktar, yörede tarımı yapılan çeşitli kültür bitkilerinin suihtiyacını doğal olarak karşılama bakımından çok yetersizdir. Yıllık yağıştutarının azlığına, yağış rejiminin düzensizliği ve buharlaşma miktarınınfazlalığı da eklenirse ovadaki tarım hayatında sulamanın ne derece önemtaşıdığı daha kolay anlaşılacaktır. Bu nedenle yörede sulamalı tarımsistemlerine başvurulmaksızın kesinlikle tarım yapılamayacağını ifade etmekgerekir.

Bölgede,2001 yılı itibariyle yaklaşık20.642 dolayında çiftçi ailesi bulunmaktadır. Bölge çiftçilerinin ancak %50'sitoprak sahibidir. Tarım işletmelerinin ortalama parsel yüzölçümü ise 6.8 dekarkadardır. Parsel yüzölçümlerinin küçük olması yanında, arazilerin de çokdağınık olduğu dikkati çekmektedir. Nitekim, her bir çiftçi ailesi başınaortalama olarak 5.4 adet parsel düşmekte olup, bölgede 10-15 parçadan oluşan tarımarazisine sahip olan aile sayısı da az değildir. Buna karşılık, 200 dekar'dan dahabüyük tarım toprağına sahip olan ailelere de rastlanmaktadır. Bu gibi ailelerinbölgenin toplam çiftçi sayısına oranı %1'i bulur.

Etiketler:
Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 557
favori
like
share