Peri Kızı’yla sarayın odalarını dolaşırken Kaf Dağı Padişahı’nın Şakı Bülbülü pencereden uçup gitmişti. O sırada İri Kıyım yetişti imdadımıza.

Uçan Halı'yı bulmuştu. Biz de atladık hemen. Sarayın koridorlarında şarkı söyleyen Prenses ve Dev de katıldılar bize. Şakı Bülbülü'nü yakalayamadık; ama güzel bir gezinti oldu. Kaf Dağı'na gelen kervanları, limana yaklaşan gemileri gördük. Terziler harıl harıl elbise dikiyor, fırıncılar ekmek pişiriyordu Kaf Dağı'nda. Çarşılar kalabalıktı. Derken öyle bir yağmura yakalandık ki sormayın. İri Kıyım alçalarak uçuşumuza devam etti. İşte tam o sırada gördüm Arap Kızı'nı.

- Heeey Arap Kızı!..

Camdan bakıyordu yine. Hemencecik kayboldu! Mektubumu alıp almadığını öğrenemedim. Ama artık bir önemi yok bunun. "İyi ki yağmış o yağmur." dedim içimden "Ve iyi ki de kaçırmışım treni.

- Dönelim artık İri Kıyım, dedim. Zaten bunu hepimiz istiyorduk. Sırılsıklam olmuştuk çünkü. Saraya döndüğümüzde Kaf Dağı Padişahı Cüce'yi ve Kara Büyücü'yü huzuruna getirtmişti. Etrafında Kaf Dağı'nın bilgeleri vardı. Bir kenara oturup konuşulanları dinlemeye başladık. O sırada Şakı Bülbülü kapıdan uçarak girdi ve Padişah'ın omzuna konuverdi. Derin bir nefes aldım. Padişah da bize bakıp muzipçe gülümsüyordu.

Kara Büyücü ve Cüce bütün olanları anlattılar. Öğrendiğimize göre her şey şöyle olmuştu:

Bizim Uçan Halı'ya sıradan bir yolcu gibi binmiş Cüce. Kara Büyücü'yle ikisi, İri Kıyım'ın mutlaka Süt Beyaz Köşkü'nde mola vereceğini biliyorlarmış. Süt Beyaz Köşkü'nde mola verildiği zaman, Cüce, kimseye belli etmeden arka kapıdaki nöbetçilerin üstüne uyku tozu serpmiş. Kara Büyücü ise daha önceden Yemyeşil ormanına gizlenmiş, Cüce'den haber bekliyormuş. Cüce nöbetçilerin uyuduğunu ona haber vermek için gitmiş ormana. Daha sonra Kara Büyücü, gizlice bekleme salonundaki saraya girip saklanmış. Kimsenin görmediği bir anda da yazmış kara yazıyı köşkün üstüne. Peki Yemyeşil ormanında ne arıyordu bu Kara Büyücü? Yazdığı kara yazının neler yaptığını görmek için gelmiş; ama bizi görünce anlamış onun peşinde olduğumuzu.

Şu Cüce'nin yaptıklarına bakın! Pis Cüce, hain Cüce! Sen de yedi cücelerde olduğu gibi iyi kalpli bir cüce olsaydın ya! Belki bir pamuk prensesin bile olurdu o zaman. Ama şimdi yalnızca kara kalpli bir büyücün var.

Hepimiz çok merak ediyorduk Kara Büyücü'ye ve Cüce'ye verilecek cezayı. Kaf Dağı Padişahı Kara Büyücü'yü ve Cüce'yi dinledikten sonra, bilge kimselerle uzun uzun görüştü. Bu görüşmenin sonunda, ilk iş olarak kara yazıyı harfler ülkesindeki yerine geri gönderdi. Kara Büyücü'ye de büyü yapmayı kesinlikle yasakladı. Büyü bilgisinden bir harf bile kullanamayacaktı. Yoksa çok kötü bir son bekliyordu onu. Artık kırk katır mı olurdu bu, kırk satır mı bilinmez. Ama herkes Kaf Dağı Padişahı'nın söylediği şeyi yerine getirdiğini bilirdi. Kara Büyücü'ye yaptığı bütün büyüleri bozdurdu Padişah. Büyüleri bozma konusunda pek isteksizdi, Kara Büyücü. Ama başka çaresi yoktu. Gülümse ve Yeşil Köşk eski hallerine döneceklerdi sonunda. Belki şu anda gülümsüyorlardır bile.

İkinci olarak Padişah, Kara Büyücü'nün Harfler Ülkesi'ndeki mutsuzluk veren kuru ağaçlardan kelimeler toplamasını yasakladı. Bunun yerine Güzel Sözler Ülkesi'ndeki güzel kelimeleri toplayacaktı ömrü boyunca. Böylece bu güzel sözlerin, Kara Büyücü'nün kalbine yansıma ihtimali bile vardı. Ne de olsa bazı kelimeler kalbimizin derinliklerine kadar inebiliyordu. Tabii Kara Büyücü bu işe müthiş bozuldu. Mutsuzluk veren sözlerden uzak olmak onun için büyük bir cezaydı çünkü. "Güzel sözlere alışınca geçer" dedi Padişah.

Cüce ise mısır tarlasında yalnızlıktan sıkılan Korkuluk'un yerine uzun yıllar korkuluk görevi yapacaktı. Korkuluk da böylece başka masalları gezme imkanı bulabilirdi. Zaten Cüce'nin yüzündeki o pis sırıtma bir korkuluğa yakışır ancak. Hem bizim Korkuluk da işini iyi yapmanın mükafatını almış olur böylece. Bütün bunlardan sonra İri Kıyım, "Eğlenceler başlamadan, gidip Gülümse'yi ve annesini alıp geleyim" dedi. Hiç vakit kaybetmeden de Uçan Halı'yla Yeşil Köşk'e doğru yola koyuldu.

***

Beğeniler: 2
Favoriler: 1
İzlenmeler: 629
favori
like
share
VULKAN Tarih: 27.08.2007 22:19
paylaşım için tşkler..
pisipisi Tarih: 26.08.2007 15:48
eline sağlık