Antalya Türbeleri


Zicirkıran Mehmet Bey Türbesi (Merkez)

Yivli Minare’nin avlusunda yer alan Zincirkıran Mehmet bey Türbesi 1377 yılında yapılmıştır. Aynı zamanda Mevlevihane’nin doğusundaki küçük bir terasta bulunan bu türbe, sekizgen planlı olup, kesme taştan yapılmıştır. Türbenin içerisi giriş kapısı dışındaki yedi duvarda birer dikdörtgen pencere ile aydınlatılmıştır. Türbenin üzeri Selçuklu kümbetleri üslubunda sekizgen, piramidal taç bir külahla örtülmüştür. Güneybatı kenarındaki türbe giriş kapısı beden duvarlarından dışarıya doğru hafif bir çıkıntı meydana getiri ve çevresi profillerle kuşatılmıştır. Dikdörtgen girişin içerisinde, yay biçiminde kapısı bulunmaktadır. Bu kapının kemer taşları üzerinde iki satırlı kitabesi ve üç de rozeti vardır. Kitabede:

“Allah’tan başka her şey helâk olucudur. Devlet, dini ve dünyanın savaşçısı, âlim ve fikirlerin terbiyecisi büyük emir Mehmet Yunus Bey oğlu Mehmet’e
779 h. (1377) senesi Şaban ayının sonlarında merhum ve mâfur. Emirzade Ali için-Allah kabrini nurlandırsın, şu şerife kubbenin inşasını emir etti. Mülkü halkı, ebedi olsun”.

Giriş kapısındaki taştan halka Mehmet Bey’e unvanından ötürü kopardığı zincirler için sembolik olarak konulmuştur.

Türbenin içerisi sıva ile kaplıdır. Köşelerdeki küçük trompcuklarla kubbeye geçilir. Böylece türbenin içerisi kubbe, dışarısı da piramidal taş külahlıdır. Türbenin içerisinde Zincirkıran Mehmet Bey’in sandukası ile birlikte iki sanduka daha bulunmaktadır. Kaynaklarda çinili olduğu yazılı olan bu sandukalar bugün çinisizdir.


Nigâr Hatun Türbesi (Merkez)

Yivli Minare ile Mevlevihane arasındaki terasta bulunan bu türbe, Şehzade Korkut’un annesi Nigâr Hanım’a aittir. Selçuklu kümbetlerini andıran Nigâr Hatun Türbesi 1502 yılında yapılmıştır.

Altıgen planlı olan türbe, kaidesi üzerine yontma taştan ve tuğla derzli olarak yapılmıştır. Günümüze ulaşan bu türbe, 1961 yılında bütünü ile yenilenmiş olduğundan orijinal şeklinin nasıl olduğu bilinmemektedir. Ancak beden duvarlarında yer yer devşirme mermer taşlar kullanılmıştır. Güney cephesinde dikdörtgen bir niş içerisinden yay kemerli bir kapıdan girilen türbenin üzeri piramidal bir çatı ile örtülmüştür.

Türbe içerisinde sonradan yapıldığı sanılan Nigâr Hanım’ın mezarı bulunmaktadır.


Ahi Yusuf Türbesi (Merkez)

Antalya Selçuklu Mahallesi’nde Mermerli Sokak’ta bulunan bu türbe, Ahi Yusuf Mescidi’nin yanında olup, Cami üzerindeki kitabeden 1249 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Caminin güney tarafındaki kale duvarlarının kalıntıları arasına türbe yerleştirilmiştir. İki katlı türbe blok taşlardan yapılmıştır. Alt kat, Selçuklu türbelerinde olduğu gibi mezar odası olup, sandukanın bulunduğu ikinci katın zaviye olarak kullanıldığı söylenmektedir.

Türbe ile cami arasındaki boşlukta üç adet mezar bulunmaktadır.


Şeyh Sinan Türbesi (Merkez)

Antalya Şeyh Sinan Mahallesi’nde, Recep Peker Caddesi üzerindeki Şeyh Sinan Türbesi, Şeyh Sinan Camisi’nin yanındadır. XVII.yüzyılda yapılmıştır.

Caminin karşısında bulunan Şeyh Sinan Türbesi kare planlı, küçük ve basit bir yapıdır. Moloz taştan derzli olarak yapılmıştır. Üzeri kiremitli bir çatı ile örtülmüştür. Güney cephesinde kesme taştan küçük bir hacet penceresi ve burada da üç kitabe bulunmaktadır.


Şeyh Şucaeddin Türbesi (Merkez)

Antalya Çaybaşı Mahallesi’nde bulunan bu türbenin kitabesinden 1238 yılında yapıldığı bilinmektedir. Burada bir dergahın olduğu kaynaklardan öğrenilmişse de günümüze yalnızca türbe ve diğer yapıların temel kalıntıları gelebilmiştir. Kitabesinde de imaret ve türbe olarak geçmektedir.

Şeyh Şucaaddin Türbesi, kare planlı olup üst yapısı bugün mescit olarak kullanılmaktadır. Kesme taştan yapılmış olan türbenin yarı duvarları orijinal olup, üstü 1969 yılında orijinaline uygun olarak yenilenmiştir. Kuzey cephesindeki kemerli küçük bir kapı önündeki dokuz basamakla mumyalık kısmına inilmektedir. Mescit olarak kullanılan üst kapının giriş cephesinde sivri kemerli nişler yer almaktadır. Bunlardan soldaki niş içerisinde beş satırlı kitabesi bulunmaktadır:

“Allah
Teberre’a bi imareti hazihi’l-türbeti
El-Abdeynu’z-za’ifeynü’l-muhtaceyn ila
Rahmet-i’l-İlahi te’ala… ve ehuhu
…bin Abdullah fi sene site selasine ve site mi’e 636”.

Türbenin üzerini tromplu bir kubbe ile içten, dıştan da dört kenarlı kiremit örtülü piramidal çatı örtmektedir.


Abdal Musa Türbesi (Elmalı)

Elmalı Tekke Köyü’ndeki Horasan erenlerinden Abdal Musa Türbesi’nin ne zaman yapıldığı konusunda kesin bilgi bulunmamaktadır. Türbenin yanında bulunan Abdal Musa Dergahının üzerindeki kitabeye dayanılarak XIII.yüzyılda yapıldığı anlaşılmaktadır. Türbe yanındaki dergahla birlikte 1835 ve 1910 tarihlerinde onarılmıştır. Son olarak da Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce 1968 yılında onarılmıştır.

Yapımından günümüze kadar bir çok kez onarım gören türbe orijinalliğinden uzaklaşmış olup, 9.40x9.40 ölçüsünde kare planlı, kesme taş duvarlı bir yapıdır. Kare planlı beden duvarları üzerine sekizgen kasnaklı içten tromp, dıştan da oldukça yüksek piramidal ahşap bir çatı ile örtülmüştür.

Türbe içerisinde Abdal Musa ve iki hemşiresinin, anne ve babasının mezarları bulunmaktadır. Abdal Musa’nın sandukası diğerlerinden daha büyük ve daha gösterişlidir. Sanduka üzerinde “Pişva-i tarik-i Ali Oba
Merkadi pak tekci Musa Baba” yazılıdır.



Ömer Paşa Türbesi (Elmalı)

Elmalı ilçe merkezinde Elmalı Ömer Paşa’nın cami ve medresesinin yanı sıra türbesi de bulunmaktadır. Cami kitabesinden ve vakfiyesinden Manavgatlı Ketencizade Ömer Paşa tarafından 1677’de yaptırıldığı öğrenilmektedir. Yapı topluluğu ile beraber türbe de harap olmuş, 1938 ve 1968 yıllarında onarılmıştır.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2241
favori
like
share