KARAMÜRSEL

Karamürsel Kocaeli´ne bağlı , İzmit Körfezinin güneyinde yer alan bir ilçe merkezidir. Doğusunda Gölcük, güneyinde İznik, batısında Yalova, kuzeyinde ise Marmara Denizi yer alır. İzmit -Bursa E-130 karayolu üzerinde, İzmit´e 36, Yalova´ya 32 kilometre uzaklıktadır.

Karamürsel ve çevresi, tarihi süreç olarak 3 devreye ayrılır:
1- Osmanlı Devletinin Kuruluşundan önceki Karamürsel
2- Osmanlı Devrinde Karamürsel
3- Milli Mücadele ve Sonraki Karamürsel
Karamürsel´in tarihi M.Ö.VII ve IX. Yüzyıllarına kadar uzanır. Ünlü Yunan filozofu Sokrates, “ Kilise Tarihi” adlı eserinde, Karamürsel´in, Prainetos adıyla Hersek mevkiinde yer aldığını belirtir.

Tarihi kayıtlara göre ilk defa Persler, M.Ö.279 yılında Karamürsel ve çevresine yerleştiler. Tarihçiler , Karamürsel-Hersek´in kesin kuruluşunun bu tarihe rastlandığını kaydederler. Karamürsel, ayrıca Fenikelilerin, Etilerin Frigyalıların, Lidyalıların ve Romalıların uygarlıklarına da sahne oldu.

Prainetos (Karamürsel-Hersek) bölgesine, Bizanslılar döneminde; Bizans İmparatoru Konstantin´in annesi Helena´nın namını yüceltmek ve şehir mertebesine yükselmek için Helenopolis adını verir.

Karamürsel, Osmanlı Devletinin 2. Padişahı Orhan Gazi´nin Bursa´yı fethinden önce Osmanlı topraklarına, Orhan Gazinin yakın silah arkadaşlarından Kara lakaplı Mürsel Alp tarafından dahil edildi (1324). Karamürsel Alp kendi adını verdiği bu yörede ayrıca Osmanlı Devleti´nin ilk tersanesini de kurdu. Tersanede çalıştırılmak üzere denizci Karasi Beyliği´nden ustalar getirtti. Böylece Venedik tipi kadırgaların modellerinden yararlanarak Karamürsel adı verilen çektirmelerle Devletin ilk hafif donanmasını meydana getirdi. Osmanlı Devleti ilk kez bu dönemde, Bizans´la, denizden temas etti ve küçük çaplı deniz savaşlarıyla İzmit Körfezinden Marmara Denizi Adalar civarlarına kadar olan sahalarda etkinlik sağladı. (Karamürsel Alp´in anıt mezarı, ilçe merkezinde, D-130 karayolunun güney kenarında yer almaktadır.)

İstanbul Maltepe´den Anadolu´ya açılan ünlü ipek Yolu´nun denizle kesiştiği Gebze Dil İskelesi - Karamürsel Hersek hattı, Osmanlı İmparatorluğu döneminde stratejik konumunu sürdürdü. Evliya Çelebi, Seyahatnamesinde, Karamürsel Hersek´ten şöyle söz eder: “Hersek kasabasının yeri, iyi mahsul verici, hoş bir toprak idi. Hacıların geçtiği yol üzerinde olduğundan Hersekzâde Ahmet Paşa, savaş mallarından burada 700 hanelik bir kasaba kurdu. Kasabanın bir mescidi, bir medresesi, bir mektebi, bir hamamı, iki hanı ve bir fakir yemekhanesi vardır. Halen gelen giden misafirler ve yolcular, Mihman Sarayı´nda dinlenirler. Vakıfları büyüktür. 75 dükkanı ile sonradan yapılma 5 hanı daha vardır. Hersek kumsal düz bir yerde kurulmuştur.

Karamürsel, Kurtuluş Savaşı´mızda, düşmana karşı yerel olarak sürdürdüğü silahlı mücadeleleri ile de tanınır. Direnişi örgütleyen başta “Gökbayrak “ ve “Ne Olursa Olsun” adlı sivil milis güçleriyle, hürriyet mücadelesine büyük emekler harcayan Karamürsel, bu uğurda şehitler de verdi. Kahramanca direnişini, düşman tarafından yakılıp yıkılarak ödeyen bu şirin ilçe, ayrıca uzun bir süre yaralarını sarmak zorunda kaldı.

CUMHURİYET DÖNEMİNDE KARAMÜRSEL
29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyetin ilanından hemen sonra Büyük Önder Atatürk´ün liderliğinde kalkınma hamlesi başlatan ülkemizde; sanayi, tarım, eğitim, ulaşım ve sağlık hizmetleri alanlarında gelişmeler yaşanırken : Karamürsel´de, bu gelişmelerin imkanlar nispetinde izlemiş ve Cumhuriyet rejiminin nimetlerinden yararlanmıştır . Eski hükümet konağı, Belediye Hizmet binası ve PTT binaları 1930´lu yıllarda devlet ödenekleriyle gerçekleştirilmiş, ilçenin yol, su, elektrik, imar ile ilgili altyapı çalışmaları sırasıyla yapılarak halkın hizmetine sokulmuştur.

Karamürsel halkı Kurtuluş Savaşı sırasında, evlerinin yakılıp yıkılmasından dolayı uğradıkları kayıpları, Cumhuriyet Dönemi´nin huzurlu yıllarında telafi etme imkanı bularak bilhassa meyve ve sebze üretimine yeniden geçmişler: Deniz yoluyla İzmit ve İstanbul´la olan ticareti arttırmak suretiyle yoksulluk çemberini kırmışlardır. Yine Cumhuriyet Dönemi´nde başlatılan Harf Devrimi ve eğitim seferberliği sayesinde ilçe ve köylerinde okuma-yazma bilenlerin sayısı hızla arttırılmış, ailelerin çocukları için eğitim ve öğretim çalışmaları aralıksız sürdürülmüştür. Karamürsel, tarihteki önemli konumu, sosyal, kültürel ve ekonomik yapısını Cumhuriyetimiz döneminde yeniden kazanmış ve bugünkü durumuna gelmeyi başarmıştır.

1970´li yıllara kadar küçük, tipik bir Anadolu kasabası olarak ekonomik ve sosyal kabuğunu pek kıramayan Karamürsel, 1970-1995 yılları arasında bu kabuğu kırdı ve önemli bir büyümeye kavuştu. Sosyal ve kültürel alanlarda da önemli ilerlemeler kaydetti.

Karamürsel, ekonomik alandaki gerçek gelişme sürecini 1975-1995 yıllarında yakaladı. Toprakların bir bölümü daha sonra İl olan Yalova´ya dahil edildi. Ağırlık sektör olan tarımın modernleşmesi, gelişme de önemli bir rol oynadı. Yaş meyve üretimi arttı, seracılık, sebzecilik ve üründe kültür çalışmaları yoğunluk kazandı. Sınırlı da olsa sanayi gelişimi yaşandı, soğuk hava depoları kuruldu. Yazlık ev ve sitelerin yapılmasıyla ilçe merkezi gelişmesi geniş alanlara yayıldı. Bilhassa E-130 devlet yolu üzerinde iç turizme yönelik nitelikli sosyal tesisler, (otel,motel, restaurant vb.) açıldı. Ulaşımın kolay ve rahatlığı, ticari potansiyelin artması ilçenin genişlemesini sağladı. Buna paralel olarak bütün ilçede iç ve dış göç olma olayları yaşanmaktadır. Son yıllarda, kendi köylerinden ilçe merkezine olan göçten ziyade, ülkenin diğer bölgelerinden Karamürsel´e gelen göçün daha yüksek seviyeye ulaştığı anlaşılmaktadır. Yaş meyve ve sebzenin yetiştiği Karamürsel´de Sepetçilik önemli bir yer tutar.

[COLOR="lemonchiffon"]KARAMÜRSEL SEPETİ“ Ufacık Tefecik gördün de Karamürsel sepetimi sandın?” esprisiyle üne kavuşan Karamürsel sepeti nedir; onu görelim:
Kestane (fındık ağacı da olabilir) ağacının çubuğundan örülen, kendisine özgü özelliği ile gayet pratik, kullanışlı basit bir el aracıdır. Karamürsel ve çevresindeki meyve üreticileri tarafından ısrarla aranılan bu sepetlerin en önemli faktörü, ağaçtan toplanan yaş meyveyi zedelemeden kabına (sandık, kutu) ulaştırmasıdır. Üretici, bir ip ya da kuşakla beline bağladığı bu sepetle her çeşit meyveyi kolayca toplayabilir.

Karamürsel sepetinin tabanı 15-20 santimdir. Ağız genişliği 40-45 santimi, boyu ise 60-65 santimi bulur. Yarım koniyi andıran sepet, iyi kesilmiş ve kurutulmuş kestane çıtalarından örüldüğünden, iç hacmi, dış görünüşünün aksine geniştir; en önemli özelliklerinden biri de budur.

Nasıl Yapılır?
Sepetin tek hammaddesi, düzgün ve budaksız kestane çubuğudur. Bu çubuğun “şah” dedikleri körpe devresi vardır ki, bu devre içinde kesilip kurutulmaya bırakılan çubuktan daha sağlam ve kaliteli sepetler yapılır.

Nasıl Ün Kazandı ?
Osmanlı Padişahlarından Sultan Abdülaziz, bir gezi için Hereke´deki av köşküne gelir. Bunu duyan Karamürsel eşrafı, padişaha adet üzere bir hediye götürüp sunmaya karar verirler. Mevsimin yaz olması sebebiyle hediye olarak kirazı seçerler. Padişahın huzuruna çıkacak olan kasaba temsilcileri, itina ile toplanan kirazları bir sepete doldurarak sandalla Hereke´ye geçerler. Padişahın huzuruna kabul edilirler ve hediye sepetini Zat-ı Şahane´ye sunarlar. Oldukça değişik ve sade hediyeyi karşısında gören Sultan Abdülaziz, biraz şaşırarak biraz da küçümseyerek hediye sepetini şöyle bir süzer. İçinde ne olduğunu merak etmekten kendini alamaz. Derhal huzura gümüş bir tepsi getirilir, sepetin içindeki kirazlar tepsiye boşaltılır. Sepetin içindeki kirazlar, tepsiye sığmayıp taşınca, Sultan Abdülaziz hayretle şöyle mırıldanır,: “Sepeti ufak tefek gördük amma, içindekini tepsiye sığdıramadık!”

1902 yılında Belediye kurulan Karamürsel´de ilk ciddi Belediye faaliyetlerine 1929 yılında başlandı. Günümüzde, Belediye Başkanlığını İsmail Yıldırım´ın yaptığı Karamürsel Belediyesi´nde 117 personel çalışmaktadır.

İlçede bugün 7 mahalle vardır. Bunlar, Tabakhane, İsmailağa, Camiatik, Hacıömerağa, Sarıkum, Hacımehmet ve Kayacık mahalleleridir. En geniş mahalle Kayacık, en eski mahalleler ise Camiatik, İsmailağa ve Hacımehmet´tir.

Karamürsel´in deniz ve kara ulaşımı mevcuttur. Komşu yerleşim birimlerine günün her saatinde toplu taşıma araçları ile ulaşım sağlanmaktadır.

İlçe merkezinde Kocaeli Üniversitesine bağlı Denizcilik Meslek Yüksek Okulu, Süper Lise, Anadolu Lisesi, Lise, Mesleki Teknik Eğitim Lisesi, İmam-Hatip Lisesi, Teknik Lise, Kız Meslek Lisesi , Anadolu Kız Meslek Lisesi , Sağlık Meslek Lisesi, Ticaret Lisesi, 8 İlköğretim Okulu bulunmaktadır. Ayrıca Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü de ilçemiz de görev yapmaktadır. Kültür Bakanlığına bağlı bir halk kütüphanesinin yer aldığı Karamürsel´de 40 yataklı bir Devlet Hastanesi, Sağlık Ocağı yer almaktadır.

2000 yılı sayımına göre 29 bin 160 nüfusa sahip ilçemizi, futbolda Karamürselspor, Karamürsel İdmanyurdu, Çamcukur, ve Barboros adlarında 4 federe spor kulübü temsil etmektedir. Karamürsel´in yetiştirdiği güreşçilerle de ulusal ve uluslar arası spor dünyasında yerini almıştır. Bunların arasında, Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu Gazanfer Bilge, Aydın Demir ve 2 Altın Kemerli Başpehlivan Ahmet Taşçı´yı gösterebiliriz.

Karamürsel, 17 Ağustos 1999 yılında yaşanan asrın felaketi olan depremde 168 kişi hayatını kaybederken ilçedeki binaların % 40´ı yıkılmış veya hasar görmüştür.
İki kilometre uzunluğunda denize nazır ve halka açık sahili bulunan Karamürsel´de ilçe sakinlerinin dinlenmesine ve sosyal ihtiyaçlarına tahsis edilmiş çay bahçeleri, gazinoları çocuk parkları ve piknik alanları bulunmaktadır. Kayacık mahallesi sahil bandına yapılan ve tamamen halka açık botanik bahçe ve gezi alanları, yazları büyük rağbet görmektedir. Ayrıca, otobüs Terminali ve çok amaçlı Belediye Kültür Merkezi bulunmaktadır.

Bir radyo ve üç yerel gazete ile gelişme gösteren yerel basının yer aldığı Karamürsel´de, bilhassa Anadolu´nun diğer yörelerinden göç olması nedeniyle hızlı nüfus artışı yaşanmaktadır.

Köklü bir yerleşim alanı olan Karamürsel, tarihçesi itibariyle de oturmuş bir yapıya sahiptir. Buna paralel olarak sosyal yapısı da, belirli özellikler, tarım dışı üretim faaliyetleriyle, planlı yerleşimiyle küçük bir kent olan Karamürsel, merkez bünyesinde sanayi bulundurmamaktadır. Doğal güzelliği ve sakinliği ile aranan, sanayi bölgelerine olan yakınlığı ile de ihtiyaç duyulan yerleşim alanıdır. Bu nedenlerden dolayı alınan ve alınacak göç kentin sosyal yapısını etkilemektedir. Bu da; sosyal yaşantıda geleneksel baskıların kalkmasına ve bunun sonucu olarak da çok daha dinamik bir kent yaşamına sebep olacaktır. Bu gelişmeler, fiziksel platformda yüksek yaşam kalitesinin gereği olan çok çeşitli kentsel donatımlarla kendisini gösterecektir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 4815
favori
like
share
fblyz Tarih: 23.04.2009 15:06
DÖNEM ÖDEVDE ÇKK YARDMCI OLDU ÇOK SAOL
keto_41 Tarih: 18.02.2009 23:49
cok gezdim sahillerinde....bilgiler icin cok tessekur ederim...