Dede Paşa Hazretleri

--------------------------------------------------------------------------------

Dede Paşa Hazretleri’nin gerçek adı: Musa BAŞTÜRK’TÜR. Nakşi Bendi Tarikatı’nın Bayburt’taki Şeyhi olan Dede Paşa Hazretleri 1300 ( 1884 ) yılında Bayburt Sancağı’nın Merkez Kazası’na bağlı Yazıbaşı ( Aşağı Loru ) Köyü’nde doğdu. Babası Hacı Hüseyin Efendi, Anası Gülhanım Hanımdır.

BAYBURT RÜŞTİYESİ’ndeki öğrenimini tamamlayarak, yaşadığı sürece bağlı bulunduğu tarikatında “ Tebliğde ” bulunmuş, yetmiş yıl hizmet ettiği dergahta : 3-4 Eylül 1973 Çarşamba gününü Perşembe gününe bağlayan gece Hak’kın Rahmetine kavuşmuştur.

Dede Paşa Hazretleri’nin kabri Erzincan İl Merkezinde Terzi Baba Kabristanı girişinde bulunmaktadır.





AĞLAR (İrşadi BATTAL) BABA HAZRETLERİ

--------------------------------------------------------------------------------

Ağlar Baba, 1297 (1881) yılında “ Bayburd Sancağı”na bağlı Oruçbeyli köyünde doğdu. Gerçek adı : İrşadi (BATTAL) olup,adaşı olan dedesinden ayırdetmek için bazıları ona : “ Torun İrşadi ”de derler. Şiirlerinde birden fazla mahlas kullanmış,hemen butun şiirlerinde dini-ilmi konulara yer vermiştir. Babasının adı:Ahmed Efendi, anasının adı ise Ümmügülsüm Hanım’dır. Ünlü mutasavvıf Büyük İrşadi Hazretleri dedesi olup, O’nun yarım bıraktığı “ Kısasü’l Enbiya”yıda tamamlayarak dedesinin : “Bunu torunum tamamlayacak..” sözünü doğruya çıkartmıştır.

Ağlar Baba’ da dedesi Büyük İrşadi gibi Nakşibendi Tarikatı’nın Üveysi kolunun Bayburt’taki Şeyhi idi.

Tüm yaşantısını ibadet yapmakla, dünya işlerinden çiftcilik yapmakla geçirmiş,örnek bir kişiliğe sahipti. Bu büyük mutasavvıfın ( Ağlar Baba’nın) her “ ALLAH ” sözü söylendiğinde aşkla ağlayıp,gözlerinden yaş gelirdi, onun içindirki herkes O’na “ Ağlar Baba ” demişti. O’da bundan ötürü şiirlerinde bu adı mahlas olarak kullanmıştır.

Ağlar Baba’da diğer faniler gibi Hak’kın Rahmetine kavuşmuştur. O’nun ruhuda 1958’de doğduğu yer olan Oruçbeyli köyünde gerçek sevgilisine ulaştı. Geride gözyaşlarıyla yoğrulmuş eserleri,tatlı sohbetleri-anıları kaldı.

Ağlar Baba Hazretleri bütün Müslümanlara yararlı olmak için ölünceye kadar İrşad görevini yerine getirebilmek için uğraştı durdu.Bir şiirinde Müminlere en içten duygularıyla seslenirken şöyle bir nasihatta bulunuyordu: “ Oku öğren din ilmini ” diyordu...





G E N ç O S M A N

--------------------------------------------------------------------------------

Genç Osman , Padişah 4. Murad döneminde yaşamış, ünlü bir Türk delikanlısı. Doğduğu yer Bayburt İli sınırları içerisinde bulunan Giv (:Genç Osman) köyüdür. Babası Şeyh Musa Hazretleri olup, kendisi büyük bir ilim adamıydı.

4. Murad “Bağdat Seferi” çıktığında, Bayburd’a geldiği, şehir girişinde görkemli bir karşılama töreni yapıldığı bilinmektedir. Bayburt Şehrine geldiğinde Çarşı Hamamı’nda yıkanan Padişah, Giv Köyünün yolunu tutmuş, Şeyh Musa tarafından karşılanmıştır. Genç Osman’ı orduya alan Padişah Bağdat’a doğru yönelmiştir.

Genç Osman’ı orduya almazsan Bağdat’ı alamazsın!.. diye rüya gördüğünden, Giv’e kadar geldiği söylenilmektedir. Gerisini aynı sefere katılan asker Aşık Kul Mustafa’dan dinleyelim :

GENÇ OSMAN DESTANI

İptida Bağdad’a sefer olanda, Sultan Murad eydür gelsin göreyim

Atladı hendeği geçti Genç Osman, Nice Kahramandır ben de bileyim;

Vuruldu sancakdar, kaptı sancağı Vezirlik isterse üç tuğ vereyim,

İletti bedene dikti, Genç Osman. Kılıcından al kan saçtı, Genç Osman.




Eğerleyin kır atımın ikisin, Kul Mustafa karakolda gezerken

Fethedeyim düşmanların hepisin, Gülle kurşun yağmur gibi yağarken,

Sabah namazında Bağdat kapısın Yıkılası Bağdat seni döverken

Allah Allah deyip açtı Genç Osman. Şehidlere serdar oldu Genç Osman.




Osman’ım da der çekin kır atım

Piyade askeri sipere yatın

Durmayın evlatlar Bağdat’ı tutun

Bağdat’ta yalınız kaldı Genç Osman

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2156
favori
like
share