AHMEDİ (1334-1413)

Asıl adı Tacettin İbrahim Bin Hızır’dır.Doğum yeri Uşak’ın Sivaslı İlçesidir.XIV. asır Anadolu Türkçesi Edebiyatının en büyük şairidir.Aynı zamanda hekim,hattat , ressam ve alim bir kişidir.Ahmedi çok sayıda kaside,gazel söyleyerek;büyük aşk ve macera hikayeleri yazarak manzum tarih ve tıp kitapları meydana getirerek,divan şiirinde nesne vadisinde ve ilim yolunda kurucu şair sıfatıyla çalışmıştır.Eserleri : Divan sanat bakımından en kıymetli eseridir.8000 beyiti aşan bir manzumedir.Kaside ve gazellerden oluşur.Çoğu Yıldırım’ın oğlu -Emir Süleyman adına yazılmıştır.



ÖMER BEDRETTİN UŞAKLIGİL (1904-1946)

1904 yılında doğan Ömer Bedrettin Cumhuriyet döneminin saygın şairlerindendir.Ününü kaynağı halk şiirinde olan lirik dizelerinden alır.Ömer Bedrettin ilk öğrenimini Uşak’ta orta öğrenimini Sivas’ta ve İstanbul’da yapmıştır.1943 yılında Büyük Millet Meclisine Millet Vekili olarak girmiş24 Şubat 1946 yılında hayata gözlerini yummuştur.Ömer Bedrettin memleket renklerini ve manzaralarını yansıtan duygulu,zevk,şekil,kalıp ve vezin yönlerinden sağlam şiirleriyle hecenin beş şairinden biri olarak geçmiştir.
Deniz Sarhoşları,Yayla Dumanı,Sarı Kız mermerleri isimli üç şiir kitabı vardır.




EFSANELER


ALİ İLE KEZBAN EFSANESİ

Bir zamanlar Uşak civarında yaşayan varlıklı bir ailenin Kezban adında bir kızı vardır.Çobanlık yapan Ali dağ eteklerinde sürü güderken bir gün Kezbanı görür.Çoban Ali ondan sonra Kezbana vurulur.Ali yıllarca sevdasını saklar durur.Artık dayanamaz hale gelir.Var git ana Kezbanı babasından iste der annesi oğlunun kıramaz varır beyin evine muradını söyler.Bey kızar oğluna söyle …….yüksek dağların başı dumanlı olur baş döndürür.Başını yükseklerde gezdireceğine dağın eteklerinde sürüsünü gütsün dengini bulsun der.Bu hal üzerine Ali’de Kezban da derinden yaralanmışlardır.Neticede kaçmaya karar verirler gece yarısı bir pınar başında buluşurlar.Bu adara beyin adamları pusu kurmuşlardır. Orada ikisinide vururlar.



DİKİLİTAŞ EFSANESİ

Vaktiyle Uşak İlinin Banaz İlçesi yakınındaki Ayrancı Köyünde çocuklu bir kadın yaşarmış, bu kadının evi köy dışındaki bir tarlanın ortasındaymış,tarlanın civarında tek tek evler varmış bir gün bu kadın yufka açıyormuş,tam o vakit kadının çocuğu ağlamaya başlamış bunu gören kadın çocuğuna doğru uzanarak neden ağladığına bakmış ve çoçuğun altına pislediğini görmüş yerinden kalkıp bez almayı üşendiği için çocuğunun altını açtığı yufkalardan biriyle temizlemiş.Tam bu sırada annesi de çocukta oracıkta taş oluvermişler.Şimdi bu olayın geçtiği yer Dikili taş mevkii olarak bilinmektedir.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 900
favori
like
share
ayparcam06 Tarih: 07.09.2007 23:21
bu tür efsanelere hayran kalirim
ellerine saglik canim