Gölova


Tarihçe
Gölova’nın tarihi M.Ö. 2000 yılına kadar uzanmaktadır. İlçemizin kuzeyine düşen “Söğütlü Göze” mevkiinde “Hitit Uygarlığı”ndan kalma bulgulara rastlanmıştır. Bizans ve Trabzon-Rum Devletleri hakimiyeti altında kalan ilçe Fatih Sultan Mehmet’in 1461 yılında Trabzon-Rum Devletini fethetmesiyle Osmanlı İmparatorluğuna geçmiştir.
Eski adı “Ağvanis” olan Gölova’dan Evliya Çelebi de Seyahatname’sinde bahsetmektedir.
Cumhuriyet döneminde Suşehri ilçesine bağlı bir bucak merkezi iken 1972 yılında belde statüsü kazanan Gölova, 09.05. 1990 yılında kabul edilen yasa ile ilçe olmuştur.

Coğrafi Konum
Berdia Dağlarından Keldağ-Kızıldağ sırasına kadar uzanan 30 km. uzunluk ve 15 km. genişlikte bir çanak içerisinde yer alan Gölova, Karadeniz, İç ve Doğu Anadolu Bölgelerinin birbirlerine en çok yaklaştıkları ve bu üç bölgemizin de çeşitli özelliklerini taşıyan bir sahada bulunmaktadır.
Gölova doğuda Refahiye, güneyde İmranlı, batıda Akıncılar, kuzeyde Çamoluk ilçeleri ile komşudur. Ortalama rakımı 1300 m., yüzölçümü 308 km2 olan Gölova Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerindedir ve Birinci Derecede Deprem Bölgesidir.
Gölova’da Baraj Gölü ile Aşağı Tepecik ve Sütlügöl gölleri vardır. Adı geçen göllerde ördek, angut, sakarca, yabankazı, martı, balıkçıl, bozdalağan, dik kuyruk, küçük batağan, sakar meke, turna, su çulluğu, karabaş martı ve sumru kuş türleri ile sazan, aynalı sazan, kefal, gümüş, caner balık türleri yaşamaktadır.
Sarıçiçek Yaylalarından (Kızıldağ) doğan Çobanlı Çayı İlçenin en önemli akarsuyu olup, Baraj gölünün de kaynağı ve besleyicisidir. Ayrıca İlçeye bağlı Yaylaçayı Köyünden Kelkit Çayı geçmektedir.
Karasal İklim ile Karadeniz İkliminin özelliklerini barındıran bir iklime sahip olan Gölova, İç ve Doğu Anadolunun karlı/soğuk kışlarından daha ılık, Karadenizin aşırı yağışlarından daha az yağışlıdır. Tabii bitki örtüsü bozkırdır. İlçenin ancak % 20’lik kısmını ormanlık ve fundalıklar oluşturmaktadır

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 868
favori
like
share