Mahsere'ler ve Zeytin

Kilis, zeytinin ilk kültüre alındığı bir kuşakta, "mikroklima" bir iklim adasında bulunmaktadır. Bir Akdeniz bitkisi olan zeytini, denizden yaklaşık 150 km. uzaklıkta kendine özgü bir yöntemle yetiştirmektedir.

Dünyada nadir bulunan ve yumrudan üretilen zeytinlerimiz, tanede yağ oranı açısından en zengin bir çeşittir. Zeytinyağı, "Mahsere" denilen ilkel mekanik bir biçimle sağlanmaktaydı. Mahsereler, taştan ve çoğunlukla "Kab" denilen tonozlar Üzerine oturtulmuş yapılardan oluşurdu. Birli, ikili, üçlü, pek az olarak da dörtlü "Mahsere Taşı" birimlerine ayrılır, biri sabit diğeri onun Üzerinde hayvan gücü ile döndürülen taşlar arasında ezilip "aş", küspe haline getirilirek, ağaçtan yapma "şedde", denilen mengenelerde sıkılırdı. Mahserelerin işletme yöntemi başlı başına bir işletme kültürü oluşturmuştu. Zeytin sahiplerinin getirdikleri tane zeytinler yağ haline getirilerek müşteriden, küspe artıkları ücret olarak alınırdı. Bu küspeler, zeytin mevsimi sona erince "Acı işleme" denilen bir yöntemle yeniden sıkılarak elde edilen "Acı zeyt" değerlendirilirdi. Mahserelerin mengenelerinde "Şedde" olarak kullanılan saz örgü, "Zembiller" yalnız körlerin çalıştığı bir yan sanayiyi de geliştirmişti. Bu da ayrı bir özgün kültürümüzdü. Mahserelerin ortadan kalkması ile bunlar da artık yok olmuştur.

Mahsereler ayrıca, çağımızda adına "Öz Yönetim" denilen bir işletme biçimi geliştirmişti. "Mahsere Ağası" sabit sermayeyi, işçi de emeğini koyarak elde edilen geliri paylaşırlardı.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 672
favori
like
share