Van Cami ve Mescitleri


Ulu Cami (Merkez)

Eski Van’da Tebriz Kapı ile İskele Kapı arasında bulunan Van Ulu Camisi’nin kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Bununla beraber yapı üslubundan XI.-XII. Yüzyıl eseri olduğu ileri sürülmüştür. Bazı araştırmacılar da XIII.-XIV. yüzyılda yapıldığını belirtmişlerdir.

İlk kez Bachmann’ın yayınladığı plan ve resimlere göre yapının 9 m. çapında mihrap önünde kubbesi olan beş payeli bir yapıdır. İçerisi zengin çini dekorları ile süslü olan bu yapıda İstanbul Üniversitesi’nden Prof. Dr. Oktay Aslanapa 1970–1971 yılında kazı çalışmaları yapmıştır. Bu çalışmalarla karanlıkta kalan noktalar aydınlanmıştır. Buna göre XIV. yüzyılın başlarına tarihlendirilmesinin daha yerinde olacağı anlaşılmıştır. Ayrıca 1571 tarihli Van Vilayeti Evkaf Tahrir Defterinde de bu yapıdan Cami-i Kebir olarak söz edilmiştir. Bazı kaynaklarda yapının Ahlatşah’lardan I.Sökmen (1100–1112), veya II. Sökmen (1128–1185) zamanında yapıldığı ileri sürülmüştür.

Prof. Dr. Oktay Aslanapa’nın yaptığı kazılar sonucunda yapının kesme taş, tuğla ve moloz taştan dikdörtgen planlı olduğu anlaşılmıştır. Duvarların alt kısımlarında kesme taş, üst kısımları ile örtü sistemlerinde, kemerlerde tuğla kullanılmıştır. Cami mihrap önü kubbeli, çok payeli, dikdörtgen planlı camiler grubundandır.

İbadet mekânına kuzey yönüne eklenen Osmanlı dönemine ait bir bölümden girilmektedir. Orijinal giriş kapısı geniş kitabe kuşakları ve kademeli kemerlerin çevrelediği görkemli bir görünümdedir. İç mekânın iki sıra halinde on sütun, mihrap önünde beş kalın payenin taşıdığı kubbeli bir bölüm olduğu anlaşılmıştır. Bu kubbeli bölümün dışında kalan bölümler çapraz tonozlarla örtülmüştür. İbadet mekânı içerisindeki payeler birbirlerinden farklı durumdadır. İç mekânda çok sayıda bezeme elemanlarına, ştuk parçalarına, mukarnaslara, tuğla süslere, bitkisel bezemelere toprak dolgularda rastlanmıştır. Mukarnaslı mihrap cephesinde, mihrabın üzerinde örgülü kufi kitabe kuşağına, plastik bitkisel motiflere rastlanmıştır. Burada yer yer de çini bezemeler ile karşılaşılmıştır. Bunların bir bölümü Van Müzesi’nde bulunmaktadır.

Caminin kuzeybatı köşesinde tuğladan silindirik kalın gövdeli minarenin şerefesinden sonraki bölüm yıkılmıştır. Minare kaidesi üç kademe halinde olup, yukarıya doğru daralmaktadır.


Kızıl Cami (Merkez)

Eski Van’ın doğusunda, Tebriz Kapı Mahallesi’nde, Ulu Cami yakınında bulunmaktadır. Topçuoğlu, Sinaneddin ve Yesir (Esir) Camileri isimleri ile de tanınan bu yapının kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Değişik zamanlarda yapılan onarımlarla da özelliğinden büyük ölçüde uzaklaşmıştır. Buna rağmen minaresine dayanılarak yapının Selçuklu dönemine ait olduğu anlaşılmaktadır.

Günümüze cami yıkılmış, yalnızca tuğla minare ile buna sonradan eklenen dikdörtgen planlı küçük bir yapı kalıntısı gelebilmiştir. Yıkılan caminin yerine yapılan ikinci cami 1.10-1.40 m. kalınlığında kesme taş duvarlarla örülmüştür. Bu yapıdan da yalnızca son cemaat yerinin kalıntıları günümüze gelebilmiştir. Bu kalıntılara dayanılarak ibadet mekânının ortada kubbe, iki yanda da iki beşik tonozla örtülü olduğu anlaşılmaktadır. Kıble duvarında ise mihrap nişi ile iki yanındaki birer pencere bulunmaktadır. Bezemeleri döküldüğünden bu konuda bir bilgi edinilememiştir.

Caminin orijinal minaresi taş kare bir kaide üzerine tuğladan silindirik olarak yapılmıştır. Günümüze 14.50 m. lik bir bölümü gelebilen minarenin şerefe ve petek kısımları yıkılmıştır. Yuvarlak gövdenin üzeri tuğladan eşkenar dörtgen ve geometrik motiflerle bezenmiştir. Ayrıca üst kısımlarda kesme tuğlalardan sekiz kollu geçmeler, sekiz ve beş köşeli yıldızlardan oluşan bezemeler yapılmıştır. Bunların kenarları da firuze ve lacivert renkte çinilerle tamamlanmıştır.


Süleyman Han Camisi (Merkez)

Van İç Kalesi’nde bulunan bu caminin yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Bunu belirten kitabesi bulunmadığından ve kaynaklarda da herhangi bir bilgiye rastlanmamıştır. Evliya Çelebi bu caminin Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1534 yılında onarıldığını belirtmiştir.

Kale Mescidi olarak tanınan bu yapı kare planlı küçük bir yapı olup, yalnızca mihrap duvarının bir bölümü ayakta kalabilmiştir. Değişik zamanlarda onarım geçiren bu yapının üzeri toprak damla örtülmüştür.

Minaresi kare kaide üzerinde taştan silindirik gövdeli olup, şerefe korkulukları petek ve külahı yıkılmıştır.


Hüsrev Paşa Camisi (Merkez)

Eski Van’ın Orta Kapı Mahallesi’nde bulunan Hüsrev Paşa yapı topluluğu, cami, medrese, türbe, hamam, aşevi ve misafirhaneden meydana gelmekte idi. Bu yapılardan cami dışındakiler yıkılmış ve günümüze gelememiştir. Caminin kitabesinden öğrenildiğine göre h. 975 (1567) yılında Van Beylerbeyi Köse Hüsrev Paşa tarafından yaptırılmıştır. Bu caminin Mimar Sinan’ın eserleri arasında ismi geçmektedir. Günümüzde cami ve çevresinde Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Prof.Dr.Abdusselam Uluçam tarafından kazı çalışmaları yapılmaktadır.

Cami kesme taştan dikdörtgen planlı olarak yapılmıştır. Caminin tromp ve kubbelerinde tuğla kullanılmıştır. Girişinde beş bölümlü bir son cemaat yeri bulunuyorsa da son cemaat yeri yıkılmıştır. Son cemaat yerinden ibadet mekânına açılan görkemli bir portal bulunmaktadır. Bu kapı üzerinde Farsça mermer zemine altın yaldızla kitabe yazılmıştır.

Caminin ibadet mekânı kare planlı olup, üzeri tromplu bir kubbe ile örtülmüştür. Kubbe ağırlığı sekiz sivri kemerin ana duvarlara bağlanması ile taşınmaktadır. Buradaki duvarlar kesme taş kemerler ve kubbe geçişleri de tuğla örgülüdür. İbadet mekânı duvarlardaki ve kubbe kasnağındaki pencerelerle aydınlatılmıştır. Zeminden 2 m. yüksekliğe kadar duvarlar İznik çinileri ile kaplı idi. Bunun üzerindeki duvarlar kalem işleri ile bezelidir. Ancak bu bezeme günümüze ulaşamamıştır. İbadet mekânının duvarları sarı, kırmızı ve siyah renkli taşlarla kuşaklar halinde şeritlere ayrılmıştır. Rusların Van’ı işgali sırasında bu çiniler yerlerinden sökülerek Leningrad Müzesi’ne götürülmüştür. Bunun yanı sıra ahşap minberi ile girişteki mahfiller de günümüze gelememiştir.

Mihrap duvarında yer alan mihrap kalker taşından yapılmış olup, çevresi altı kollu yıldız ve geometrik motiflerle çerçeve içerisine alınmıştır. Mihrap üstü mukarnaslı idi. Ancak mihrap 1992 yılında define avcıları tarafından tahrip edilmiştir.

Caminin kuzeybatı köşesinde bulunan minare iki renkli taşlardan yapılmıştır. Kare kaide üzerinde yuvarlak gövdeli olup, mukarnaslı şerefesi ve korkuluk levhaları ile birlikte petek kısmı yıkılmıştır.


Kaya Çelebi Camisi (Merkez)

Eski Van’ın Orta Kapı Mahallesi’nde bulunan Kaya Çelebi Camisi, vakfiyesinden öğrenildiğine göre Kaya Çelebizade Koçi Bey tarafından 1660 tarihinde yapımına başlanmış, Koçi Bey’in öldürülmesi üzerine de Cem Dedemoğlu Mehmet Bey tarafından 1662’de tamamlanmıştır. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 1993 yılında restore edilmiştir.

Cami iki renkli kesme taştan kare planlı olarak yapılmıştır. Üzeri tromplu bir kubbe ile örtülmüştür. Kuzeyinde beş bölüm halinde son cemaat yeri bulunmaktadır. Son cemaat yerinden ibadet mekânına giriş kapısı ve yanındaki pencereler bitkisel ve geometrik motiflerle bezelidir.

İbadet mekânı değişik formlarda pencerelerle aydınlatılmıştır. Giriş ekseninde bulunan mihrap kalker taşından yapılmış ve mukarnaslı bir bordürle çevrelenmiştir. Mukarnaslı olarak sonuçlanan mihrap geometrik ve bitkisel bezemelidir.

Caminin kuzeybatı köşesindeki minaresi kare kaide üzerinde tek şerefeli ve silindirik gövdelidir. Bu yapı Eski Van’da ibadete açık olan tek camidir.


Horhor Camisi (Merkez)

Eski Van’ın Horhor semtinde bulunan bu caminin kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi ve banisi bilinmemektedir. Yapı üslubundan XVIII. yapıldığı sanılmaktadır.

Kesme taştan yapılmış olan cami dikdörtgen planlıdır. Ancak caminin güney ve doğu duvarları günümüze gelmiş diğer bölümleri yıkılmıştır. Giriş eksenindeki mihrap taştan, dışarıya taşkın olup, içerisi istiridye ve bitkisel motiflerle bezelidir. Mukarnaslı mihrabın üzerinde kök boyalarla yapılmış kalem işi bezemeleri bulunmaktadır.


Abbasağa Camisi (Merkez)

Eski Van'ın kuzeybatısında, Horhor Camisi ile Ulu Cami arasında bulunan Abbasağa Camisi’nin kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi ve banisi bilinmemektedir. Yapı üslubundan XVIII.-XIX. yüzyıllarda yapıldığı sanılmaktadır.

Kesme taştan yapılmış olan cami dikdörtgen planlıdır. Duvarların üst kısımları kerpiçle örülmüştür. Üst örtüsü yıkılmış, ancak düz toprak damlı olduğu sanılmaktadır. Giriş eksenindeki mihrap nişi yarım daire şeklindedir. Cami içerisinde herhangi bir bezemeye rastlanmamıştır.


Hamurkesen Camisi (Gürpınar)

van ili Gürpınar ilçesi Hamurkesen Köyü’nde, kalenin doğusunda bulunan bu cami kitabesinden öğrenildiğine göre Seyyid Muhammed tarafından 1710 yılında yaptırılmıştır.

Kesme taştan kare planlı olarak yapılan caminin üzeri pandantifli bir kubbe ile örtülmüştür. Kuzey yönündeki taç kapısı kesme taştan olup, geometrik bezeme ve silmelerle çerçeve içerisine alınmıştır. Cami içerisinde herhangi bir bezeme elemanına rastlanmamıştır.

Mihrap nişi yarım yuvarlak bir niş şeklindedir.





Kale Camisi (Başkale)

Van ili Başkale ilçesi Örenkale (Pizan) Köyü’nde Dış Kale’nin batı yamacında bulunan kalenin ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir. Kitabesi günümüze gelememiştir. Bu cami kale ile bağlantılı olup, günümüze yalnızca batı duvarının bir bölümü ile bir penceresi gelebilmiştir.

Caminin güneybatı köşesindeki burç minare olarak kullanılmıştır.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2312
favori
like
share