Şemdinli Hakkari ilinin bir ilçesidir. Yüksekova'dan (Gever Ovası) 2110 metre yükseklikteki Haruna Geçidi ile ayrılan ilçe, Zap Suyu'nun bir kolu olan Şemdinli Deresi ve kolları tarafından sulanan bir havzadan oluşur. İran ve Kuzey Irak ile sınırdaş olan ilçe, Türkiye'nin birçok bakımdan "en uzak" yöresi olarak tanınmaktadır.


Tarih [değiştir]Asurice (Doğu Aramicesi) Şamizdin adına tarihi kaynaklarda 9. yüzyıldan itibaren rastlanmaktadır. Aynı adın Farsça veya Kürtçe biçimi olan Şemdinan, Cumhuriyet dönemine kadar kullanılmıştır. "Şemdinli" adı 1932'de Bakanlar Kurulu kararıyla benimsenmiştir.

Bölgenin eski halkı, Nasturi mezhebine mensup olan ve Asuri (Doğu Arami) dilini konuşan Hıristiyanlardır..[1] Noçiya (Kürtçe: Navçilal) aşiretine mensup olan Şamizdin Nasturileri, 14. yüzyıldan itibaren merkezi İmadiye'de (halen Irak'ta) bulunan Behdinan Kürt beyliğine tabi yarı-bağımsız bir aşiret beyliği olarak yaşamışlardır. Nasturi Kilisesi'nin dini liderleri olan Koçanis (Hakkari) Patrikleri 1663 yılından bu yana Noçiya Aşiretinin Matran sülalesinden gelirler. Noçiya "milletine" (Asurice: Millet d'Noçiya) mensup 20.000 civarında bir nüfus halen Irak, İran ve ABD'de dağınık olarak yaşamaktadır.[2]

Bölgenin şimdiki nüfusunu oluşturan Gerdi ve Herki Kürt aşiretlerinin kökeni hakkında çeşitli rivayetler mevcuttur. Musul'da Nakşibendi tarikini ihya eden Mevlana Halid-i Bağdadi'in müridi olan Seyyid Taha 19. yüzyıl başında Şemdinan bölgesindeki Nehri köyüne gelerek önemli bir medrese kurmuş, aşiretleri barıştırmış ve Osmanlı tabiiyeti altında Urmiye'den Van'a kadar uzanan alanda etkisi hissedilen bir egemenlik tesis etmiştir. 1854-58 Rus Harbinde Kürt aşiretlerini Osmanlı Devleti lehine seferber etmekte önemli bir rol oynayan Seyyid Taha halen Hakkari ve Irak Kürtleri arasında büyük saygı ile anılır.

Taha'nın oğlu olan Seyyid Ubeydullah 1880'de İran'a karşı bir ayaklanma başlatmış, ancak Osmanlı Devletinin aleyhte tavır alması üzerine Osmanlı'ya karşı isyan etmiş ve İslami temeller üzerinde kurulacak bir "Kürdistan" devletini savunmuştur. Seyyid Ubeydullah bazı Kürt yazarları tarafından modern Kürt milliyetçiliğinin ilk önderi olarak kabul edilir.

Seyyid Ubeydullah'ın oğlu olan Seyyid Abdülkadir, babasıyla birlikte bir süre Taif’te sürgünde yaşadıktan sonra da İstanbul’a gelmiş, Ayan Meclisi (Senato) üyeliğine seçilmiş, 1919'da Hürriyet ve İtilaf Fırkası’nın kurucuları arasında yer almış ve 1. Damat Ferit Paşa Hükümetine Şura-yı Devlet Reisi (Danıştay Başkanı) olarak girmiştir. Seyyid Abdülkadir 1925'te Şeyh Sait İsyanı'nın çıkması üzerine Diyarbakır İstiklal Mahkemesi tarafından ölüme mahkûm edilerek idam edilmiştir. Aynı yıl Türk silahlı kuvvetleri tarafından Nehri köyü ve medresesi tahrip edilerek Seyyid sülalesinin etkisine son verilmiştir.

Birinci Dünya Savaşı'nda Şemdinli dört kez Rus işgaline uğramıştır. İlk işgal 5 Kasım 1914'ten Aralık 1914'e, ikinci işgal 13 Mayıs 1915'tan itibaren kısa bir süre, üçüncü işgal 1915 sonbaharından 31 Temmuz 1916'e, dördüncü işgal 10 Ağustos 1916'dan 24 Kasım 1917'ye kadar sürmüştür. Savaşı izleyen dönemde Şikak aşireti reisi İsmail Ağa (Simko) 20.nci Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa ile işbirliği yaparak Hakkari'den İran'ın Urmiye bölgesine çekilen Nasturilerin bölgeye dönmelerine engel olmuştur.

1926 yılında Ankara Antlaşması ile Musul ve İmadiye bölgeleri İngiliz yönetimindeki Irak'a terkedilirken, Şemdinan Türkiye Cumhuriyeti'ne katıldı. Çölemerik (Hakkari), Gever (Yüksekova), Şemdinan (Şemdinli) ilçelerinden meydana gelen Hakkari Vilayeti kuruldu. Şemdinan ilçe merkezi halen Şemdinli adıyla anılan Navşar köyüne taşındı. Cumhuriyet döneminde bir süre Van Vilayeti içerisinde kaldı. 4 Ocak 1936 tarihinde Hakkari tekrar vilayet olunca Şemdinli de Hakkari’ye bağlandı.


Tarihi Yerleri

Nehri (Bağlar) Köyü'nde: Kayme sarayı, Kelat Sarayı, Taş köprü
Tarihi Mezar Ve Türbeler

Seyit Abdullah-ı Şemdinli Türbesi
Seyit Taha-i Hakkari Mezarlığı
Kiliseler

Der Areş (Kara kilise)

Coğrafi bilgiler [değiştir]Şemdinli ilçesi Doğuda İRAN hududu (53 Km.) Güneyde ve Batıda IRAK hududu (117 Km). Kuzeyde Yüksekova ilçesi (40 Km) olmak üzere 210 Km.lik Mülki sınırlara sahiptir.

İlçe İran ve Irak Devletleri sınırlarında konuşlanmış olmasından dolayı konum itibari ile önem taşımaktadır. Sınır ilçesi olması ve 170 Km.lik Irak ve İran kara sınırları ile çevrili olması Kara ve yaya yoluyla yapılabilecek kaçakçılığa imkan sağlamaktadır. Arazinin çok engebeli ve ormanlık olması nedeniyle bununla mücadelede güçlükler yaşanmaktadır.

Doğu Anadolu Bölgesinde yer alan İlçemiz tabiat güzelliği bakamından Hakkari ilinin en gözde ilçesidir. Türkiye’nin İran ve Irak’a hudut teşkil eden üçgeninde yer alır. Yüzölçümü 1452 Km2, Rakımı ise 1450 M.dir.

Genellikle dağlık olan ilçemiz alanının %45’i Ormanlık , %41’i tarıma elverişsiz alan, %10’u dört veya beş ay kullanılabilen çayır ve mera ve %4’ü tarıma elverişli alandır. Ormanlarda bulunan ağaçların cinsi genellikle meşedir.

Bölgede önemli dağlar Derecik bölgesinde Katina Tepe, Ortaklar bölgesinde Karadağ, Tahta taş Tepe, Süngü Tepe ve Akpınar Dağıdır. Ayrıca Eldir, Elmira, Geveroki dağları ilçemiz sınırlar içerisindedir. Bölgemiz Ova yönünden çok fakir olmasına rağmen büyük ve küçük 15 kadar yayla bulunmaktadır. En önemlilerinden Helana, Geveruk, Bestereş, ve Kani Haydar sayıla bilir.Yaylalar yılın Nisan ve Ekim aylarında barınmaya imkan verir.

Bölgemizde Haruna geçidi, Şapatan geçidi, Mezar gediği, Ortaklar Gediği, Ulaşan Gediği, Katina Boğazı , Gilini Gediği, Su Gediği önemli gedik ve geçişlerdir. İlçemiz Doğu Anadolu Bölgesinde bulunmasına rağmen iklimi oldukça değişiktir. Yazlar oldukça sıcak geçmesine karşın, kışları genellikle kar yağışlı ve ılımandır. İlkbahar ve Sonbahar mevsimleri yağmur, kışlar kar yağışlı olup, yaz mevsimi kurak geçer. Kar yağışı genellikle Ocak ayında gerçekleşir. Rüzgar genellikle Güneybatıdan eser ve şiddetli görüldüğü ay Kasım ayıdır. Yüksek zirvelerde kış aylarında sis görülür.Şemdinli –Yüksekova karayolu belli yerlerde kış aylarında buzlanma yapar, yoğun kar yağışı, çığ ve aşırı rüzgarın etkisi ile belirli zamanlarda kapanır.

Bölgenin genelde Kuzeyden Güneye, Doğudan Batıya meyilli bir arazi yapısına sahip olması akarsu yönünden zengin olmasını sağlamıştır. Ancak Akarsuların rejimi bu dağlık yapı nedeniyle düzgün değildir. En önemlisi Şemdinli Çayı’dır. Bu çaya bağlı Kayalar ve Tanyolu’ndan gelen koluyla, Güzelkonak bölgesinden gelen kolu, Zorgeçit bölgesinde birleşerek daha batıda Konur’dan gelen Gülkan çayıyla birleşip Ormancık bölgesinden geçip Batıda Irak topraklarına akar. Diğer önemli akarsu Güneyimizde Irak Devletiyle hududumuzu teşkil eden Hacıbey Çayıdır. Bu akarsular kış ve bahar aylarında köprüler dışında geçit vermezler. İlçemizde Göl, Gölet ve Baraj bulunmamaktadır.


Nüfus ve idari yapi [değiştir]2007 Nüfus sayımına göre Merkez Nüfusu 18.111 Derecik Beldesi 10.302, Köy ve mezraların nüfusu 26.451 olmak üzere toplam 56.930’dir. Km²’ye düşen insan sayısı 33 Kişidir.

Şemdinli 01.06.1932 yılında yürürlüğe giren 2042 sayılı Kanunla Bucak yapılmıştır. 20.05.1935 tarihinde Hakkari ili lağvedilince Van iline bağlanmıştır. 1936 yılında Hakkari tekrar Vilayet olunca Şemdinli ilçe statüsü kazanıp Hakkari iline bağlanmıştır.

Merkeze bağlı 19 Köy ( Alan, Altınsu, Anadağ, Korgan, Yaylapınar, Uğuraçan, Tütünlü Gelişen, Günyazı, Kayalar, Öveç, Ortaklar, Bağlar, Boğazköy, Konur, Beyyurdu, Çatalca,Bozyamaç, Çubuklu) ve bunlara bağlı 79 mezra ile Drecik Beldesi ve bu beldeye bağlı 14 mezra bulunmaktadır. 5 Köy merkezi; Ayranlı, Meşelik, Anadağ, Boğazköy, Çevre ve 8 köye bağlı 14 mezra Ayranlı (Merkez, Üzümkıran), Anadağ(Merkez), Gelişen’Koryürek, Toklu, Suçıktı, Mordağ, Karakoç), Bozyamaç (Öncü), Korgan (Tuğlu,Aşağı Tuğlu,Kola), Kayalar (Erikli, Seçkin Mağaraönü), Ortaklar (Ormancık) güvenlik nedeniyle daha önceki yıllarda boşaltılmış olup, bu köylerden Çevre, Ayranlı ve Meşelik Köylerinin mühürleri geri alınmıştır.

İlçe Mülki sınırlar içerisinde iki belediye, Şemdinli Belediye Başkanlığı ile Derecik Beldesi Belediye Başkanlığı ve bunlara bağlı 9 mahalle bulunmaktadır. (Şemdinli Belediyesi Sınırları içerisinde; Yeni Mahalle, Moda Mahallesi ve Yayla Mahallesi. Derecik Beldesi Belediye Sınırları içerisinde; Merkez Mahallesi, Balkaya Mahallesi, Güney Mahallesi, Hacıbey Mahallesi,Akdemir Mahallesi, Vapurtepe Mahallesi ve Orta Mahalle)


Şemdinli Balı [değiştir]İlimize has Şemdinli balı diğer kesimlerde olduğu gibi insan bünyesini rahatsız edici hiçbir özelliği taşımamaktadır. Antiseptik ve antitoksin özelliği vardır. Saf çiçek tozundan alındığı ve katkısız olduğu için mide, kalp, karaciğer, Şeker hastalığı, kemik hastalıkları ve hatta kanseri iyi edici özellikleri, bulunmaktadır. Arı için gerekli olan polen ve nektar kaynakları oldukça fazladır. Ormanlık alanda bulunan söğüt, yabani yonca, elma, armut, alıç, erik, geven, kır çiçekleri ile ekilen yonca ve tütün çiçeklerinde fazla miktarda bulunan nektarda bulunan nektar. Balın kalitesini daha da yükseltmektedir. Öncelikle Şemdinli ilçesinde kara kovan ile yapılan arıcılık 1968 yılında sonra yerini fenni arıcılığa bırakmıştır.1970 yılında 40 ton olan bal üretimi en verimli yılını 1986 yılında yaşamıştır 1986 yılında sonra bal üretimi ile kovan sayısında düşüş görülmüştür.


Şemdinli Tütünü [değiştir]Şemdinli ilçesinde ilk tütün ekimi 19.yüzyılın başlarında yörede yaşayan Nasturiler zamanında yapılmıştır. Bu ekim dar alanı kapsamaktaydı. Yapılan tütün ekimi kapalı ekonomi kapsamında ancak ekicinin ihtiyacını karşılayacak düzeydeydi. Daha sonra 1936 yılında Şemdinli ilçe olduktan sonra tüm köy ve mezralarda geniş kapsamlı ekime başlandı. Yıllarca yöre halkının tek geçim kaynağı olma özelliğini korudu. Ancak tütün ekiminde 1976 yılından sonra düşüş görülmeye başlandı. 1986 yılına kadar bu yörede üretilen tütün Tekelce alınıp Bitlis ilindeki sigara fabrikasında işlenmekteydi. Şemdinli tütünü özellikle kireç ve azotça orta potasyumca zengin killi, kumlu, hafif veya nötr topraklarda iyi yetişir, bitki boyu 60-100 cm kadardır. Yapraklar gövde üzerinde dik durumdadır. Dik Yapraklar karınlı çap oranları artar. Dip Yapraklar (dipaltı) küçük, orta yapraklar (analar) büyük, uç yaprakları ise küçüktür. Şemdinli tütünü belirgin özelliklerden dolayı Osmanlı padişahları ve saray halkının tütün ihtiyacı büyük miktarda Şemdinli ilçesinde üretilen tütünlerden karşılanmaktaydı. En büyük özelliği yumuşak içimi ve tatlı kokusudur. Ne var ki gün geçtikçe üretimi azalmaktadır.


İçme Suyu [değiştir]İlçe içme suyu ihtiyacı 30 Km. uzakta bulunan Tanyolu köyünden karşılanmaktadır. 1988 yılında faaliyet geçen içme suyu şebekesi göçler nedeniyle ihtiyaca cevap verememektedir.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 4444
favori
like
share