Hakkari ili coğrafi bilgileri




Yörenin %87,6 sı dağlık %10,3 ü platoluk %2,1 ovalıktır. Hakkari Muhteşem dağları ve vadileriyle ünlüdür. Ünlü amerikan filmlerinin çekildiği dağ ve vadi manzaralarının aynısını Hakkari'ye gelirken yol boyunca görebilirsiniz. Üstte ünlü Sat-Cilo dağlarından bir bölüm görülmektedir.

Güneydogu Anadolu Bölgesinde , Hakkari bölümünde dag kütlesi . Günümüzde Türkiye ' de buzullarin en çok gelistigi bölge olan (Türkiye'nin en uzun buzulu Uludoruk buzulunun uzunlugu 4 km dir.)Buzul Dagi (Eski Cilo Daglari) , Türkiye'nin ikinci yüksek dorugu olan Uludoruk 'u (4.136) tasir.Yaklasik 30 km boyunca uzanir.Güneydogu Toroslar'in Türkiye sinirlari içindeki en dogu uzantisi olan Hakkari daglarina baglidir.

Cilo dağı


Diğer İsimleri
Buzul Dağı

Yükselti (metre)
4,136

İklim
Dağ (ılıman)

En iyi tırmanma ayları
Yaz:Haziran-Eylül arası Kış:Şubat-Mart

Volkanik Durumu
Yok

1971'den Beri Haber Alınamayan Leoparlar 2005 yılında ortaya çıktı




Hakkari dağlarında Leopar yaşadığını duymuş muydunuz? Evet duyun. Hakkari dağlarında sayıları 10 civarında olan leopar bulunduğu ve bunları 1971'den beri gören olmadığı bildiriliyor. Son rapor edilen tarih ise 1966. Ben nerden mi biliyorum? Yabancı bir siteden. İngilizce metni ise şu:

Akin says that he has an official letter stating that leopard still exist in Dilek (Priene) National Park, southwest of the town of Aydin in western Turkey, in the area of the Dilek Peninsula mentioned in CAT NEWS 10 (Jan. 1989). But he challenges the report that 8-10 leopards exist in the Hakkari mountains in eastern Turkey. He says that have been no reports of tigers or leopards in the area since 1971, when a tiger Panthera tigris virgata as shot. The last records of leopard were in 1966 in Semdinli and the Ozalp region.

Ve Ocak 2005

Hakkari'nin Cilo-Sat Dağları'nda uzun yıllardır görünmeyen leoparın bu yıl köylüler tarafından Ağaşdibi köyü yakınlarında göründüğü bildirildi.

Bir zamanlar 4 bin 166 metre yükseklikteki Cilo-Sat Dağları'nda yaşadığı bilinen ve sayıları 10'a yakın olan leoparın 34 yıldır görülmediği belirtildi. Yörede "Plınk" ismi ile bilinen leoparların bu yıl sonbahar aylarında Cilo Dağları'nın uzantısı olan Ağaçdibi köyü dağlarında göründüğü iddia edildi. Ahmet Adıyaman isimli vatandaş, "Sonbahar aylarında dağlara çıkarken mahalli ismi "Plınk" olan leoparı uzaktan gördüm. Ancak bana saldıracağı düşüncesiyle yanına yaklaşamadım. Değişik tarihlerde izini takip ettiğim de yaban hayvanlara tuzak kurduğunu anladım. Sürekli aynı noktada avlanan leoparın kaldığı yerde dağ keçisi ve tavşan kalıntıları bolca bulunmaktadır. Köyümüzde ava çıkanlar tarafından da leopar görülmüştür" dedi.
Yabani Hayatı Koruma Derneği Hakkari Şubesi üyesi Halil Kurşun, Ağaşdibi köyü dağlarında olduğu belirtilen leoparı görüntülemek için çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi. Kurşun, "Uzun yıllardır görünmeyen leopar nihayet ortaya çıktı. Görüntülemek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Köylülerin söylediği noktaya daha önce gittik. Ancak yer değiştirdiği için görüntü alamadık. Ancak mutlaka bulacağız" dedi. Halil Kurşun, Çevre ve Orman Bakanlığı Milli Parklar Genel Müdürlüğü Av ve Yaban Hayatı Koruma Daire Başkanlığı'nın resmi yazısı üzerine Hakkari yöresinde bulunduğu varsayılan ve bilimsel adı (Panther Tigris) olan dağ kaplanı araştırmak için de çalışmalara başladıklarını söyledi.


HAKKARİ ILI MADEN VE ENERJI KAYNAKLARI


KROM ( Cr )

İl genelinde: iki adet zuhur, bir adette terk edilmiş ocak vardır.
Tenor : % 10-20 Cr2O3 (Ocakta) % 33-48 Cr2O3 (zuhurda)
Rezerv: 5 830 ton görünür+muhtemel

KÜKÜRT ( S )

Singusir (Yumrukkaya) Yatağı:
Tenori :-
Rezerv : 10 cm kalınlığında sublume kükürt olup
0.8-1.70 metrelik zon içinde dağılmaktadır. 1967 yılında
3 adet sondaj yapılmıştır.

TITANYUM ( Ti )

Çukurca-Taşbaşı Yatağı:
Tenor : % 5 TiO2
Rezerv: 1 620 ton muhtemel, 5 112 ton mümkün

TURBA ( Turb )

Yüksekova Yatağı:
Kalite: Havada kuru AID değeri= 2923 Kcal/ kg dır.
Rezerv: 74 507 800 ton görünür

Hakkari Dağları


Üçüncü zaman yereyleri Alp-Himalayalar'ın ülkemizdeki bağlantı kuşağı durumundaki Torosların en heybetli bölümünü oluşturur Dış doğu Toroslar Bitlis sınırından sonra Hakkari dağları ismini alır. İran sınırına kadar devam eder. Dağlar Doğu-Batı doğrultulu uzanır. Ancak bu uzantılar, Kuzey-Güney doğrultulu derin vadilerle parçalanır.Ulaşım Bu Akarsu yatakları durumundaki vadi yamaçlarında, yer yer ise dağların zirvelerindeki geçişlerden Sağlanır.

Yükseltinin 1500 ile 2000 metre arasında yoğunluk kazandığı bu bölümde 30 'un üzerinde doruk 3000 metreyi aşar. Bunların en önemlilerinin ilçelere göre dağılımı aşağıdaki gibidir.

Bilim adamları, Hakkari ilimizin, henüz keşfedilmemiş bir bölge olduğunu söylerler. Son yıllarda, Hakkari bölgesindeki Sat dağları ile Yüksekova vadisinde yapılan bilimsel araştırmalar, çok ilginç sonuçlar vermiş, bu bölgedeki mağaralar ve mağara girişlerinde ilk çağlara ait kaya resimlerine rastlanmıştır. Resimler, daha çok bu bölgede sık sık görülen dağ keçilerini temsil ediyordu. Tarih öncesi insanlarının sert taslarla kayalara oyduğu bu resimler, av hayvanlarının kolayca yakalanabilmesi için yapılmıştı. Mağara devri insaninin inancına göre, resmi yapılan hayvan, kurulan

tuzağa kolayca düşüyor ve avlanıyordu. Ayrıca, burada yetişen dağ keçilerinin midelerinde sert bir tas meydana geliyordu. Söylentilere göre bu tas, çeşitli hastalıklara, özellikle zehirlenmelere karşı ilaç olarak kullanılıyordu. Bugün de, bu inanç Hakkari bölgesinde yaşamaktadır.

Hakkari, Anadolu'nun vahşi görünümler içinde gerçekten görülmeğe değer doğa güzellikleriyle bezeli dağlık bir bölgesidir. Bu dağ silsileleri içinde Cilo dağları, en yüksek doruğu olan Reşko Tepesiyle 4710 metreye ulaşır. Cilo dağlarını görüp de insanin ürpermemesi, bu ürperti içinde anılarıyla birlikte kendini yitirmemesi mümkün değil.





Şair Ali Rıdvan Bülbül, "Cilo dağlarına dilekçemdir" baslıklı uzun şiirinde söyle seslenir:

Yitik anılar içinde
Ben kendimi yitirdim.
Bu dağlar Cilo dağları
Alin size kalbimi getirdim,

Benim paramparça kalbimi.
Yüksek mi yüksek Cilo dağları
Dumanlı efkârlı dağlar.
Ben yakın çağın Keremiyim
Düşmüşüm elinize bir kez
Sizcileyin yeşilim, maviyim
Rüzgârınız ne rüzgâr, bir haber vermez
Ben Aslı 'mı yitirdim...

Sairin de söylediği gibi Aşik Kerem, yavuklusu Aslı 'yi diyar diyar ararken bir gün onu Çölemerik'te bulmuş, Kerem 'in Çölemeriğe geldiğini işiten Aslı 'nın babası kesiş, kızını buradan da kaçırarak Cilo dağlarında kaybolmus, Kerem yıllarca, Aslı 'sını bu dağlarda aramış, durmuş.

Cilo ve Sat dağlarında 25 kadar buzul olduğunu söylerler. Dar vadilerde, çoğu zaman masmavi göller bu vahşî güzelliğe renk verir. Dağ keçileri, geyikler, hele hikayeleri dillerden düşmeyen ayılar, yabani koyunlar, çeşitli türlerde kuşlar bu dağların ezeli sakinleridir. Zap suyu, yeşil, buzlu sularıyla vadileri sık sık Zoma'lar görülür. Zoma, keçi kılı ve yünden örülen su geçmez çadır örtüsüdür. Yazın sıcağında, şehirlerden vadilere dökülen halk, küme küme zomalarını kurar, sürülerini otlatırlar.

İLÇE DAĞIN ADI YÜKSEKLİĞİ

Yüksekova
Cilo(Reşko)
4168

Mordağ 3810

Koran 3396

Dramar
3302

Satdağı
3300

Dezeli
3250

Vadinasur
3250

Serrazi
3112

Kelimeri
3084

Şemdinli
Sandil
3818

Geveruki
3680

Medlize
3554

Karadağ
3219

Eledir
3200

Ermira
3000

Çukurca
Gönherç
3335

Samur
3245

Sergeli 3000
DOĞAL YAPI


Hakkâri İli, Doğu Anadolu Bölgesi'nin güneydoğu ucunda 42 10've 44 50' doğu boylamları ile 36 57 ve 37 48' kuzey enlemleri arasında yer alan bir sınır ilidir . İl merkezinin denizden yüksekliği 1.720 m' dır.
9.521 km2'lik il alanı , güneyden Irak, doğudan İran toprakları ; kuzeyden Van'ın Başkale, Gürpınar ve Çatak, batıdan Siirt'in Pervari ve Şirnak, güneybatıdan Mardin'in Silopi ilçeleriyle çevrilidir .
İl topraklarını, doğudan İran sınır dağları; kuzeyden Başkale ovaları , Karadağ, Nordüz Platosu, Terma Dağı; batısında ise Tanin dağları gibi doğal sınırlar kuşatır. İlin güneyindeki doğal sınırı eski Arabistan kütlesinin kuzeye doğru sokulan oldukça dalgalı uçları oluşturur.
Yeryüzü şekillerinin yaklaşık %88'ini dağların oluşturduğu Hakkâri illinde toprakların %86'sı tarıma elverişlidir .Bununla birlikte ekili - dikili alanın il alanı içindeki payı ancak %1.4'tür .
Türkiye topraklarının %1.2'sini kaplayan ve 1980'de 155 000 kişinin yaşadığı ilde km2'ye 16 kişi düşmekteydi . Bu önemsiz nüfus varlığıyla ülke nüfusu içinde binde 3.5 gibi bir paya sahip olan Hakkâri Türkiye illeri arasında sondan bir önceki sırada bulunuyordu .

YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ


Van Gölü'nün güneydoğusuna düşen ve doğuda İran, Irak sınırına dek uzanan Hakkâri il alanı , Türkiye'nin en sarp ve dağlık yörelerinden biridir . 1941'de yapılan Birinci Coğrafya Kongresi'nde , "Hakkâri Bölgesi" olarak adlandırılan Doğu Anadolu'nun güneyindeki bu yöre Asya ve Avrupa dağlarının birbirine yaklaşması ve sıkışmasıyla yükselmiştir. Yüksek plato ve dağlar, genellikle kuzeyden güneye ve doğudan batıya uzanan havzalarla parçalanmış olmakla birlikte, vadilerin çok der , dik ve genç olması nedeniyle, ovalık alanlar son derece sınırlıdır.

DAĞLAR


Doğu Toroslar'ın İç-Doğu Toroslar ve Orta-Doğı Toroslar'dan en güneydeki üçüncü sırası olan Dış-Doğu Toroslar, batıdaki Amanus Sağları ve Misis Tepelikleri'yle başlayarak, Malatya'nın güneyindeki Ergani ve Bitlis'in çevresinde sıra dağlar sürer. Dış-Doğu Toroslar, buradan İran sınırına dek Hakkâri Dağları'nı oluşturdu .
Hakkâri dağları genellikle batı-doğu yönünde uzanır ve Orta İran Çöküntü Alanı'nı güneyden çevreler . Hakkâri Dağlarının il alanı içinde kalan kesimleri Habur, Zap, Avarobaşin vadileri ve Yüksekova Çöküntü Havası ile parçalanmıştır.
Botan, Habur ve Zap sularının su bölümü çizgisi boyunca , batı-doğu yönünde uzanan dağlar, çok yüksek bir kabartı oluşturur . Bu sıradağ doğuya doğru gidildikçe genişler. Deniz düzeyinden yüksek bir temel üzerinde yükselen dağların kimi kolları, kuzeye ve güneye uzanır.
Sıradağın Botan Havzası'na bakan bölümleri, il sınırları dışında kalmaktadır ve akarsuların oluşturduğu derin vadilerle parçalanmıştır. Bu çok yüksek yaylalarda, kışlar uzun ve sert geçtiğinden, yerleşik yaşam yok denecek denli azdır.




Sıradağın il alanı içinde kalan güney kesimleri ise , çok deha yüksektir. Dağların çoğunluğu 3.000m geçer. Habur ve Zap suları ile kolları, bol yağış alan bu yüksek dağlardan beslenmektedir. Sulara karşı direnci az olan şistler ve eosen kalkerleri içinde, eşine Türkiye'nin hiçbir yerinde rastlanmayan derinlikte ve sarplıkta, vadiler oyulmuştur.
Derin, bazen bir duvar gibi dik ve sarp yamaçlı vadilerin arasında kalan dağ kolları, ilin Zap Suyu'nun batısında kalan kesimini, kuzey-güney yönünde bölümlere ayırır. Bu dağ gruplarının en önemlileri, Habur Suyu ve Siirt il sınırı arasındaki 3.725m yükseltili Karadağ (Terma Dağı ),3.019m yükseltili İncebel Dağı, 3.752m yükseltili Karadağ, 3.264m yükseltili Türemiş Dağı, 3.253m yükseltili Altın Dağları ve 3.000m üzerindeki Konaklı Dağı'dır.
Bu dağların üzerinde , yaşam olanakları son derece kısıtlıdır . Dağların yamaçlarında yer alan platolar fazla engebeli olmamakla birlikte, yükselti nedeniyle yerleşik yaşam çok sınırlı olmaktadır. Vadiler dar ve derin olduğundan, tarım alanlarının genişliği, genellikle birkaç dönümü geçmemektedir.
Hakkâri Dağları'nın bu kesiminde iklim, yükseltiye bağlı olarak büyük değişimler göstermektedir. Yüksek bölümlerde kış hazirana denk sürerken, yamaçlarda iklim yumuşak, yazlar serin geçer, Vadi oluklarında, özelikle güneyde Irak sınırına yakın yerlerde sıcak iklim özellikle görünmeye başlar. Yükselti ve iklim çeşitliğine bağlı olarak, çok çeşitli, kültür bitkileri yetiştirme olanağı doğar. Güney deki vadi tabanlarında çeltik yetiştirilirken , daha kuzeyde mısır , buğday ,arpa ekilebilmektedir.
Doğal örtü, vadi tabanından dağları doruklarına iklim ve yükseltiye bağlı olarak, bağlı olarak, birbirinden kesin çizgilerle ayrılır. Vadi tabanları, sınırlı tarım alanları dışında , genellikle ceviz ve dut ağaçlarıyla örtülüdür . Vadi yamaçlarında başlayarak yaklaşık, 2.000m yükseltiye dek yer, yer meşenin egemen olduğu ormanlar vardır. 2.000m yükseltiye kuşağından sonra, bodur ağaçlar ve otsu bitkilerle kaplı bir kuşak gelir. Bunu karla örtülü kuşak izler.
Hakkâri il topraklarını ortadan bölen Zap Suyu Vadisi'nin doğusunda, Hakkâri Toroslarının ana kütlesi olan kuzeydoğu ve güneydoğu yönünde açılarak İran ve Irak sınırlarına dek uzanır.
Yörenin en yüksek tepesi, ülkenin de en yüksek dağlarından olan Cilo (buzul)Dağı'nda dır. Hakkâri il merkezi doğusunda, Zap Suyundan sonra, Sümbül(3.467 m ) ve Mere (3.200 m) Dağları ile birden bire yükselen Cilo kütlesinin temelini, kalkerli ve volkanik kayalar oluşturur. Batı-doğu yönünde uzanan bir kıvrım dağı olan bu kütle, doğuya gidildikçe yükselmektedir .Ana kütle, 3.000 m yüksekliğinde bir kabartı durumundadır. Sırtın sağında ve solunda genellikle çıplak, dik ve sarp çok sayıda doruk yükselir. Bunlar sırasıyla 3.500m yükseltili Kisara Dağı, 4.060m yükseltili Suppa Durek Dağı,3.700m yükseltili Köşedireği Dağı ve bütün Cilo kütlesinin en yüksek noktası olan 4.135m yükseltili Reşko(Gelyaşin ya da Uludoruk ) tepesidir, 3.850m yükseltili Maunseli Sivrisi ve 3.650m yükseltili Gelyano tepesi asıl kütleden ayrılarak kuzey yönünden uzanan bir kol üzerindedir.
Zap suyunun doğusunda Sümbül dağı ile başlayıp Gevar ovasının Güneyi boyunca İran sınırına dek uzanan bu yüksek sıra dağla, güneydeki Irak sınırı arasında kalan alan Şemdinli yöresinin en sarp kesimidir.Cilo ve Şemdinli yörelerindeki yüksek dağlardan çıkan ve güney yönünde akan akar sular , kalkerler ve volkanik kayaçlardan oluşan toprakların zamanla oymuş ve birtakım sarp bölmelere ayırmıştır. Cilo dağından güney batı yönünde Zap suyu dirseği içine doğru uzanan geniş dağ kütlesi, bu şekilde yontulmuş ve parçalanmıştır.Bu engebeli kütle üzerinde 3.000m'yi geçen çok sayıda doruk vardır.3.250m yükseltili Beridalo ve Yekboy dağları ,3.250m yükseltili Samur dağı,3.460m yükseltili Gare Dağı bunların başlıcalarıdır. Avarobaşın Çayı (Rubareşin) ile Şemdinli Çayı arasında ,geniş ölçüde volkanik kayalardan oluşan Sat Dağları (İkiyaka Dağları) uzanır.Kütlenin üzerinde 3.540m yükseltili Sat Dağı ile 3.356m yükseltili Gevaroki Dağı önemli doruklardır.
Şemdinli Çayı ile Hacıbey Dersi arasında uzanan Karadağ , doğuya doğru yönelerek İran-Türkiye sınır dağları ile birleşir.
Hakkari İli'nde, Nehil Vadisi ile Şemdinli'nin doğusunu kaplayan dağlar, Zap, Nehil, Avarobaşin, Şemdinli ve Hacıbey sularının havzaları ile İran'daki Urmiye kapalı göl havzasının su bölümü çizgisini oluşturur. Türkiye-İran sınırı bu ara üzerinde geçmektedir. Güneyden kuzeye doğru 3.150m yükseltili Çimen Dağı , 2.954m yükseltili Karacadağı 3.008m yükseltili Beyazdağ ve 3.807m yükseltili Mordağ, en önemli doruklardandır.
Cilo Dağı'yla, Şemdinli yöresinin yüksek dorukları ve sınır dağlarının yüksek bölümleri ,derin çukurlar, irili ufaklı taşlar ve buzullarla kaplıdır.
Genellikle, çıplak olan bu dağların, yalnızca güneye bakan bölümlerinde ve yer yer vadi yamaçlarında meşe ve ceviz ağaçlarına rastlanır. Yüksek kesimler karlarla kaplıdır.


PLATOLAR VE YAYLALAR


Hakkâri il alanının, %10,3'ü platolarla kaplıdır III. Zamanının sonlarında Avrupa ve Asya dağlarının birbirlerine yaklaşmasıyla yükselen bölgede kalkerli ana yapı ,iklim ve suyun etkisiyle kubbeleşmeye başlamıştır. Kubbeleşmenin başlamasıyla ,toprakların, suya buzul ve ısı farkına dayanıksız yerleri ,vadi ve çöküntü olukları şeklinde oyulmuştur.Böylece ,dar boğaz ve çöküntü alanlarıyla parçalanmış geniş plato düzlükleri ortaya çıkmıştır.Bunların en önemlileri Nordüz , Feraşin ,Mirgezer ve Mendin platolarıdır.

NORDÜZ PLATOSU


Botan Suyu'nun yayı içinde kalan ,çok geniş ve yüksek bir platosudur.Nordüz Platosu'nun çok küçük bölümü , Hakkâri İlinde kalmaktadır.Van'nın Çatak yöresinde başlayan plato Hakkari İl merkezinin kuzeyindeki Karadağ'a dek uzanır.Güneybatıda , Beytüşşebap yöresindeki Feraşin platosuyla birleşir.
Nordüz Platosunun , en alçak yeri 2.100m en yüksek yeri 2.750m dolayındadır.Çok yüksek olan platoda kışlar çok uzun ve sert geçer .Bazı kesimlerde kar örtüsü yedi ay kalır kimi kesimlerse ise on iki ay hiç kalkmaz.. Orman ağaçlarından tümünden yoksun olan platoda , bitki örtüsü açısında genellikle bir tek düzelik görülür.

FARAŞİN PLATOSU


Botan Suyu ile Habur Suyu'nun su bölümü çizgisini oluşturan dağların güneye bakan bölümünde yer alan Feraşin Platosu çayır ve otlaklar bakımından Nordüz Platosu kadar zengin değildir. Beytüşşebap'a doğru eğilim olan platonun yüksekliği 2.000m'nin üstündedir. Bu platonun, çayırlarla kaplı yaylalık alanlarında , hayvancılık yapılmaktadır.

MİRGEZER PLATOSU


Cilo Dağının güneyi ile Sat Gediği arasında kalan Mirgezer Platosu yaklaşık 2.700-3.000m yükseltili bir düzlüktür.Güney yönünde basamaklar şeklinde yükseltisi azalır.Daha sonra, düşeye yakın yamaçlarında son bulur.Bu platonun yüksek kesimleri sürekli kar altındadır. Yükseltinin azaldığı bölümlerde, yer yer zengin çayırların uzandığı yaylara rastlanır.

MENDİN PLATOSU


Mordağ'ın kuzey doğusunda yer alan Mendin Platosu, yükseltisi genellikle 2.000m üzerinde olan bir düzlüktür. İran topraklarına doğru eğimli olan bu platonun yüksek kesimlerinde kışlar çok sert geçmektedir. Bodur ağaç ve ağaçlıkları dışında önemli olan bir doğal örtüsü yoktur. Yükseltinin 2.000m'reye düştüğü yerlerde, çaylılarla kaplı yaylalık alanlar bulunur. Buralarda daha çok hayvancılık yapılır. Yer yer arpa ve buğday ekilmekte ise de, yazların çok kısa olması nedeniyle pek önemli boyutlarda değildir.
Bu önemli platoların dışında ha 'de özelikle Yüksekova yöresinde bulunan Gevar Platosu ekonomik etkinlikler açısından önemlidir. Bu platoda zengin çayırlarla kapalı, geniş yaylalara "Zoma " adı verilir. Bu kesimler ilde hayvancılık yapılan önemli yerlerdir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 3061
favori
like
share
tugbay20 Tarih: 19.12.2007 05:34
dogayi korumak her insanin gorevi olmalidir,