Muş Turkusu
Havada bulut yok bu ne dumandır
Mahlede ölüm yok bu ne şivandır
Bu yemen elleri ne de yamandır

Ano Yemen'dir gülü çemendir
Giden gelmiyor acep nedendir
Burası Muş'tur yolu yokuştur
Giden gelmiyor acep ne iştir

Mongokun suları ovaya akar
Ağam asker olmuş yüreğim yakar
Gözlerim kan çanak ağama bakar

Gider isem ağam sana köleyim
Cemalin bir gülsün ben de geleyim
Yemen çöllerinde senle öleyim

Şafağın atmışta terkisin bağlar
Yavuklunun oturmuş için kan ağlar
Hasretin dayanmaz bostanlar bağlar

Saçımın telini edem hedayet
Günahım yoğtur ki dilem nedamet
Muş'tan başka yoğmu burda velayet

Kışlanın önünde çalınır sazlar
Gözlerim ağlıyor yüreğim sızlar
Yemen'e gidene ağlıyor kızlar

Tez gel ağam tez gel eğlenmiyesin
İngiliz hayındır güvenmeyesin
Arap dilber çoktur evlenmiyesin

Karasu uzanır sıra söğütler
Yüzbaşım oturmuş asker öğütler
Yemen'e gidiyor baba yiğitler

Kışlanın önünde redif sesi var
Açın çantasına bakın nesi var
Bir çift potin ile birde fesi var

Tüfekler çatıldı kaşlar çatıldı
Ağam mavzer-ilen öge atıldı
Alkanlar içinde kuma yatıldı

Tez gel ağam tez gel dayanamirem
Uyku geflet basmış uyanamirem
Ağam öldüğüne inanamirem

Muş türkü'sünün sözlerini daha iyi analiz edbilmek için kısaca muş'un kültür tarihi urartu'larla başlar,Anadolunun türkleşmesi sürecini başlatan Malazgirt savaşından sonra Türk-İslam kültürü yayılmaya başlamış ve zaman içinde tek kültür durumuna gelmiştir.Milli kültürün ayrılmaz bir parçası olan Muş folklörü,yöre insanının iç dünyasını.yaşantısını,geleneklerini geçmişten günümüze,günümüzdende geleceğe taşır

Muş ve çevresinin ezgilerinde Doğu Anadolu Bölgesi halk müziğinin özellikleri görülür.Söylenen türkülerde yöre insanının yaşam biçimi,acıları,sevgileri,tabiatla olan bağları,işgal yıllarının çilesi ve yurt sevgisi dile gelir.

Birinci dünya savaşında Muş ilinde Yemen'e çok sayıda genç "Ölürsek Şehit Kalırsak Gazi Oluruz" diyerek askere gitmiştir.Yemen'in öldürücü sıcağı ve düşmanı ezici çoğunluğu nedeni ile gidenlerin hemen hepsi geri dönmemiş şehit düşmüştür.Türkümüz geride kalan asker yakınları ve yavuklularınca söylenmiştir.Hüseyni makamında olup5/8 lik bir türküdür.türkümüzün sözlerine bakıldığında yöre insanımızın geleneklerini,yaşam biçimi ve acılarını yansıtmaktadır.

Yemen'e giden redif alayında hemen hemen hiç kimse geri dönmemiştir.Bu kara haberin Muş'a ulaşmasıyla (halk arasında şivan denen) ağıtlar yakılarak feryatlar yükselir.muş geleneklerinde komşularca cenazesi olan evlere başsağlığına gelenlere ve cenaze evinin halkına yemek hazırlanır.O zamanlar teknik gelişmediğinden,yemekler fırınlarda değil kazanlarda,odundan ateş yakılarak ateş üzerinde pişirilirdi.tüm evlerde cenaze olduğunda yemek hazırlığı için evlerin önünde cenaze yameği için odunlar yakılarak kazanlar kurulmuştur,nişanlısı redif alayı ile birlikte Yemen'e giden ve bu kara haberi henüz duymamış olan genç kız pırıl pırıl bir ağustos günü bu ağlamaları ve dumanı görünce;

Havada bulut yok bu ne dumandır
Mehlede ölüm yok bu ne şivandır
Bu Yemen elleri ne de yamandır.

demiştir.gerçektende mahlece ölü yoktur cenazeler Yemen'dedir.Bulutsuz ağustos gününde ki duman ise cenaze evleri için yemek yapmak üzere yakılan ocakların dumanıdır.

Ano Yemen'dir,gülü çemendir
Giden gelmiyor acep nedendir
Burası Muş'tur,yolu yokuştur
Giden gelmiyor acep ne iştir

Çemen; Yemen'de yetişen bir bitkidir.Askerlerimiz Yemen'e gitmiş ve bir daha geri dönmemiştir.Muş ili Türkiye'nin üçüncü büyük ovasına sahiptir. Bir çok kişi Muş ovası ile türküdeki yokuş yol ikilemine düşmektedir. Oysaki Muş ili yerleşim itibariyle savunması kolay en eski yerleşim yeri olan bu günkü kale mahalesi ve minare mahallelerinin olduğu bölüme konuşlanmış ova ise tamamen tarıma bırakılmıştır.Bu gün halen Kale mahallesi eski yerleşim kalıntılarını taşımakta ve yüksek bir yerde ovaya hakim bir alandadır.Eski Muş'un yolu halen yokuştur."Giden gelmiyor acep ne iştir "sözü muş'a giden dönmüyor diye anlaşılmaktadır.Oysa türkünün sözleri dikkatle incelendiğinde Muş'dan Yemen'e gidenler şehit olup dönmediklerinden "Giden gelmiyor acep ne iştir"sözü onlar için söylenmiştir.

Eski yerleşim yeri itibariyle Muş ilinde askeri kışla kale mahallesinin eteklerinde bu günkü il Jandarma Komutanlığının bulunduğu yerdedir.Nişanlısının ölüm haberiyle yüreği yanan genç kız kale mahallesinden yokuşun altındaki kışlaya bakarak

Kişlanın önünde redif sesi var
Açın çantasına bakın nesi var
Bir çift potin ile bir de fesi var

der.

Mülkiye Müfettişi sayın Nuri YAMAN'ın araştırmaları ile derlemeleri yapılan türkünün diğer mısralarında ismi geçen yerlere gelince



Mongok :Yeni adı soğucak'tır merkeze 2 km. mesafede soğuk suyu ile meşhur köyümüzdür.

Karasu :68 km uzunluğunda komşu Bitlis ile Güroymak ilçesinden doğan ve Muş'a güneyden girerek bilahare kurt istasyonunda murat nehri ile birleşen bir nehirdir.

Kışlanın önünde çalınır sazlar
Gözlerim ağlıyor yüreğim sızlar
Yemen'e gidene ağlıyor kızlar
mısralarındanda anlaşılacağı gibi bu türkü Yemene giden askerlerimiz için söylenmiştir.

Etiketler:
Beğeniler: 1
Favoriler: 1
İzlenmeler: 6575
favori
like
share
bvev84 Tarih: 06.03.2011 13:36
teşekkürler bu bilgiler için