Bazı yazılı ve sözlü kaynaklara göre ilimiz Bitlis'te spor 1500'lü yıllara dayanmaktadır.
1600'lü yıllarda cami ve tekkelerde ders bittikten sonra bir köşede satranç oynanırmış.
Oyun üzerine çıkan tartışmalar kavgalara bazen de cinayetlere bile sebep olurmuş.
Bunun üzerine satranç oynamak Bitlis Bey'i Abdal HAN tarafından yasaklanmıştır.
Fakat Evliya Çelebi 1556'da Bitlis'i ziyareti sırasında yine oynandığına tanık oluyor. Evliya Çelebi yukarıda anlatılan satranç oyunundan başka askeri bir oyun olan ciritin de yaygın oynandığından bahsetmektedir. Abdal HAN'IN ortaya koyduğu ödülleri almak için büyük çekişmeler yaşandığını da yazmaktadır. Ayrıca ok atma yarışmaları, ip cambazlarının gösterileri, günümüz modern dağcılığını andıran pehlivanın iki çivi ve bir çekiç yardımıyla bir duvara tırmanması, kış aylarında kızak yarışlarının yapıldığına dair bilgilerimiz de mevcuttur. Ayrıca kökeni Orta Asyadan gelen polo (Çavgan) oyunuda eski zamanlarda ilimizin Gökmeydan isimli boş arazisinde sürekli oynanırmış. Yine futbol oyunu kop kop oyunu diye ilk defa ilimizde oynandığı da söylentiler arasındadır.

İlimizde belli bir kurumun çatısı altında ilk olarak spor çalışmaları 1902 tarihinde başlamıştır. Yukarıda bahsettiğimiz gibi halk arasında yaygın bir spor olan at yarışları ve cirit oyunları ile devam etmiştir. Bu arada avcılık ve atıcılık branşlarında da bir takım spor faaliyetleri mevcuttur. At yarışlarında birincilik kazanan sporculara ödül olarak bir at hediye edildiği ve nakdi mükâfat da verildiği bilinmektedir. Atıcılıkta en iyi dereceyi alan sporcu ise ilin en iyi nişancısı olarak herkes tarafından takdir ve hayranlıkla karşılanırdı bu da tüfek ve çeşitli hediyelerle mükâfatlandırılırdı.

1902 ile 1912 yılları arasında Bitlis'in Kurubulak semtinde kurulan Amerikan Koleji'nde tenis ve golf sporları yapılmıştır. Halkımızın bu sporlarla uğraştığı eski kaynaklardan öğrenmekteyiz.
Cumhuriyetin ilanından sonra genellikle bütün spor dallarında ilerlemeler kaydedilmiştir. Bunlar arsında futbol, kayak ve yüzme sporlarında oldukça başarılı olunmuştur.

1926 yılında ilimizin ilk futbol kulübü olan Güzeldere Gençlik ve Spor Kulübü vali Kazım Dirik Paşa ve kulübün ilk başkanı Nizam BARUT'un önderliğin de kurulmuş ve faaliyetlerini sürdürmesi sağlanmıştır.

Zamanın da modernleşip teşkilatlanarak tüm toplumlarda yaygın bir hale gelen bugünkü spor nevilerinde bile henüz sistemini oturtamamış bazı spor branşlarının ilimizde geçmiş zamanlarda yapılmış olması geçmişimizle olan karşıtlığımızı ortaya koymaktadır. Geçmişte ilimiz Bitlis�te golf, tenis, kızak, buz pateni, avcılık, atıcılık, at yarışları, güreş, atletizm ve halk oyunları sporlarının halk arasında sık sık tertiplenip düzenlendiği bilinen gerçeklerdendir. İlimizin geçmişteki bu spor zenginliği daha sonra günümüz cazip sporlarından futbolu da içine alarak daha da renklenmiştir. Bütün ilgiyi üzerine toplayan bu spor branşı golf, tenis, cirit, güreş, atletizm gibi sporları gölgesinde bırakmış; Halk arasında kendisini kabul ettirmiştir.

Bölgenin iklim özelliği ve coğrafi konumu göz önünde bulundurulursa ilimiz ve çevresinde bazı spor dallarının daha etkin olduğu görülür. Bunlar arasın da avcılık, futbol, atletizm ve her türlü kış sporları sayılabilir. Ayrıca ilimiz yüzme ve yelken sporuna da yatkın bir ildir.

Bitlis'te resmi spor teşkilatı 1924 yılında bölge başkanı Vali Kazım Dirik Paşa tarafından kurulmuştur. Vali Kazım Dirik Paşa spora büyük önem vermiş ve ilk teşebbüsü futbol dalında yapmıştır. Bu günkü stadın inşa edildiği yerde Gökmeydan denilen eski bir mezarlığı futbol sahası haline getirmiş ve gençlerin futbol oynaması sağlanmıştır. 1962 yılında Vilayet Tahrikât Kâtibi görevinde bulunan Hasan Tahsin ÖZDEMİR, Vali Nurettin HAZAR tarafından fahri olarak Bölge Müdürlüğüne getirilmiştir. 1966 yılında kadrolu bölge müdürü olan Hasan Tahsin ÖZDEMİR gayretli çalışmaları ile ilimize yeni tesisler kazandırmıştır. Bu cümleden olan teleski tesisinin kurulması içinde teşebbüslerde bulunmuş ve çabaları sonucunda ilimiz kıymetli bir tesise kavuşmuştur. Teleski tesisi ilimizin kayak sporunun gelişmesinde büyük rol oynamıştır. Bu tesis eski Kayak Federasyonu Başkanı rahmetli Asım KURT'un ve Bölge Müdürü Hasan Tahsin Özdemir'in müşterek çalışması neticesinde kurulmuştur. Daha sonra tahrip olan bu tesis maalesef yıkılmıştır. İl kayak sporunda geriye gitmeye başlamış alt yapıdan sınırlı sayıda sporcu yetişmeye başlamıştır.

1993'te Bitlis'te amatör spor kulüpleri federasyonu kurulmuş olup ilk kurucuları Cevdet İÇYER, Adnan BAKIRCIOĞLU, Halil GÜL, Baki GÖKÇE, Özden Oto, Veysi BUCA ve Şirin BAĞOĞLU'dur. 1993'ten 1996'ya dek, Cevdet İÇYER 1996'dan günümüze kadar başkanlığı devam eden Adnan BAKIRCIOĞLU'dur. Bu şahıslarında ilimiz sporuna katkıları önemli derecededir. 1995 yılında Bitlis'e vali olarak atanan Osman BADRASLI spora ve sporcuya olan ilgisinden dolayı ilin spor geçmişini incelemiş ve dönemin İl Müdürü Cevdet İÇYER'le çalışmalara başlamıştır. İlin 8 Ağustos stadını çim yapmış, spor salonunun ve stadyumun daha modernleşmesi için çaba sarf etmiştir. Ayrıca çeşitli spor etkinlikleri düzenlemiş ve sporculara teşvik için ödüller vermiştir. Birde yıkılmış olan Teleski tesisinin tekrar yapımı için uğraşmış ve çabaları sonuçsuz kalmamıştır. Tesisin büyük bir kısmı yapılmıştır. Fakat tesisi tamamlamaya ömrü yetmemiştir. Onun ölümünden sonra tesis olduğu gibi kalmıştır. Ta ki 2002 yılında Uğur BORAN Bitlis'e Vali olarak atanmıştır. Uğur Boran doğru ve kararlı spor politikaları ile bölge sporunun gelişmesinde büyük rol oynamış gençleri spora çekmeyi başarmıştır. Bitlisli iş adamlarımızın da desteğini alarak Osman BADRASLI zamanında yarım kalan kayak evi tesisini tamamlamış ilimizi modern bir tesise kavuşturmuştur. İlde kaldığı bir buçuk yılda böyle bir başarıyı yakalaması Bitlis halkı tarafından takdirle karşılanmış ve unutulmazlar arasına adını yazdırmıştır.

Belli dönemlerde profesyonel futbol takımlarıyla, kayak, Atletizm ve halk oyunlarıyla yükselişe geçen ilimizin sporu maalesef hiçbir zaman tatmin edici düzeye ulaşamamış sürekli erozyona uğramıştır. İlimizde genç nüfus fazla olmasına rağmen ve coğrafi koşullardan kaynaklanan kuvveti üst düzey olan bu gençlerimiz ne acıdır ki kahve köşelerinde oynadıkları oyun kadar sporu tanımıyorlar. Bu son derece üzücü bir durumdur. Milletler gücünü tarihten alır. Bu spor içinde geçerli bir yargıdır. Nasıl ki yakın geçmişimizde kayakçılarımız, folklorcularımız ve futbolcularımız yüzümüzü güldürmüşse gelecekte de bunun devam edeceğine şüphemiz olmamalıdır. Yanlış spor politikaları nasıl ki bizi geriye götürmüşse bugün doğru ve kararlı spor politikalarıyla ileriye gitmek her geçen gün gelişim ve değişim içinde olmak tek hedef olmalıdır.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1710
favori
like
share
Yolbilen Tarih: 13.04.2009 20:46
emeğine sağlık kardeş......