Kars ekonomisi çok büyük oranda tarıma ve hayvancılığa dayalıdır. Bu ekonomik yapının bir sonucu olarak il nüfusunun ağırlığı kırsal kesimde yaşamaktadır. 2000 yılı nüfus tespitine göre il nüfusunun %56,38 'i kırsal kesimde yaşarken , kentlerde yaşayanların oranı %43,62 civarındadır. Kırsal kesimde yaşayanların yanı sıra kentlerde yaşayan halkın önemli bir bölümü de tarla tarımı ve geleneksel mera hayvancılığı ile uğraşmaktadır.
İlde geçimini tarım ve hayvancılık faaliyetleri ile sağlayanların oranı yaklaşık %80 civarındadır. Bu oran Türkiye ve Doğu Anadolu Bölgesinin ortalamasınında üstündedir..

Çok eski tarihlerden itibaren tahıl tarımı ve mera hayvancılığının temel ekonomik yapıyı belirlediği Kars tarımsal yapısının deseninde bazı değişimlerin yaşandığı dönem olarak 1878 sonrasını görmekteyiz. Zira 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı sonrasında Kars'ın Ruslarca işgal edilmesinin ardından Ruslar, o güne kadar kendisine yeterli özellikler gösteren, ticarileşmemiş Kars tarımsal yapısında birtakım değişikliklere gitmiştir. Tahıl, baklagil ve meyve üretiminde yoğunlaşan Kars tarımı, işgal sonrasında sanayi bitkileri üretimine doğru bir yönelme göstermiştir. İlerde değinileceği üzere ayçiçek ekiminin yaygınlaşması ile bitkisel yağ üretimi gelişmiş, tütün ekimi sayesinde küçük ölçekli sigara imalathaneleri kurulmaya başlamıştır.

Ayrıca kullanılan çeşitli tarımsal teknikler buğday ve arpa üretiminde verim artışına yol açarken mısır, patates ve pirinç ekimi de hızlandı. Örneğin 1863'te 794 ton olan patates üretimi 1910'da 4.416 tona ulaşmıştı. Bu rakam bugünkü Türkiye sınırlarındaki illerin o dönemdeki üretiminin yaklaşık %10 'u kadardır. Bu üretim, tarım teknolojisinde görülen değişimin yanında ücretli emek istihdamıyla mümkün olabiliyor ve tarımda kapitalistleşme boy gösteriyordu. Nadasa bırakılan ya da başka bir nedenle ekilmeyen toprakları ekime açabilmek için tarımda at ve pulluk kullanımı yaygınlaştırılınca 1884-1913 yılları arasında ekilebilir topraklar 2 katına, tarım nüfusu da 4 katına çıktı. Tarımda özellikle pulluk ve Malakan atı denilen dayanıklı türün kullanılması, verim artışında etkili olmuştu.

Kullanılan yeni teknikler ve tarımsal nüfusun artışının getirdiği ürün patlaması Kars-Tiflis arasında kurulan demiryolu vasıtası ile Rusya' ya aktarılıyordu.

Kars'ın 1920'de yeniden Türk topraklarına katılması sonrasında pazar imkanını kaybeden tarımsal üretim duraklamış ve yeniden kendine yeterli bir yapıya dönmüştür.

Arazi Dağılımı

Kars ilinin 9.442 km2 olan toplam yüzölçümünün 342.997 hektarı (%36,3) tarım alanı, 327.850 hektarı(%34,7) çayır ve mera, 30.300 hektarı (%3,3) orman alanı, 243.060 hektarı (%25,7) ise tarım dışı arazidir.

İlin tarım arazisinin yaklaşık %98' i tarla alanı olarak kullanılmaktadır. Geriye kalan yaklaşık %2'lik tarım arazisini ise bağ ve bahçeler oluşturmaktadır. .

DSİ etüdlerine göre ildeki ekonomik olarak sulanabilir tarım alanının toplam tarım alanı içindeki oranı %39,8 civarındadır. Bu da yaklaşık 144.015 hektardır. Fakat Kars'ta şu anda sulanabilen tarım alanı 21.968 hektar olup bu rakam il yüzölçümünün %6,3'üne tekabül etmektedir. Yani ildeki ekonomik olarak sulanabilir alanın sadece %15,25'i sulanmaktadır. Yapımı halen sürmekte olan Selim-Bayburt barajının bitirilmesi durumunda yaklaşık 5.237 hektar tarım arazisi daha sulanabilecektir. Bunun yanında Arpaçay Ovası II.Etap Sulama Projesi ile 11.400 hektar alanda sulu tarıma geçme imkanı doğacaktır.



342.997 hektar ile Kars tarım alanının %98'sini oluşturan tarla alanları oluşturmakta, ekilen ürün çeşitleri bakımından ise tahıllar ında, 1997 yılında 206.658 hektar alan ekilmiştir. Ekilen ürün çeşitlerine baktığımızda en başta 196.201 hektarlık alan ile tahılları görmekteyiz. Bu açıdan tahıl ürünleri %95'lik bir oran sergilemektedir. Tahılları 5.856 hektar ve %2,83'lük pay ile baklagiller, 2.583 hektar ve %1,25'lik pay ile endüstriyel bitkiler, 2.015 hektar ve %1'lik pay ile yumru bitkiler izlemektedir.



TARIM ÜRÜNLERİ


Tahıllar

Kars'ta tarla ürünleri üretiminde gerek ekiliş alanı, gerekse üretim bakımından tahıllar ilk sırada gelmektedir. Tahıllar içinde de en büyük paya sahip olan ürün buğdaydır. Tahılın tarım ürünleri içinde yüksek orana sahip olmasının en önemli nedeni, ilin coğrafi konumu, yeryüzü şekilleri ve iklimidir. Zira Kars'ın bulunduğu Kuzeydoğu Anadolu, Türkiye'nin en yüksek bölümü olup ortalama 1800-2000 metre yüksekliklerden oluşan yer şekilleri, yıllık ortalama 4,2 Co'lik sıcaklık ve 500 mm gibi bir yağış miktarı ilde doğal olarak tahıl tarımını zorunlu kılmaktadır.

1925-1926 Devlet Salnamesinde ilde o dönemde 38.200 hektarlık tarla alanında 13.767 hektar buğday, 23.219 hektar arpa, 86 hektar mısır, 50 hektar darı, 40 hektar çavdar ekildiği belirtilmektedir. Buradaki verilerden o dönemde toplam tarla alanının yaklaşık %97,3'ünün tahıl ürünlerinden oluştuğu anlaşılmaktadır. Bu açıdan baktığımızda 1925'ten günümüze kadar tahıl ürünlerinin toplam ekilen alan içindeki payının pek değişmediği görülmektedir. 1925'te %97,3 olan tahılların payı günümüzde %95 düzeyindedir.

1999 yılına gelindiğinde gerek ekilen alan ve gerekse elde edilen ürün açısından bir artış gözlenmektedir. Zira bu yılda toplam 226.635 hektarlık tarla ekim alanının %95'ini teşkil eden 216.884 hektara tahıllar ekilmektedir. Tahıl ekilen bu alanın %51,32'ini oluşturan 111.304 hektarda buğday, geri kalan 48,68'lik alan yani 105.373 hektarda ise arpa ekilmektedir. Aynı yılda buğday üretimi 105.635 ton, arpa üretimi ise 127..201 tondur. Tahıllardan buğday ve arpa dışında diğer ürün çeşitlerinde üretim yok denecek kadar azdır. Zira bunlar dışında sadece 5 hektarlık alanda, 4 ton yulaf üretilmiştir. Buğday toplam ekili alanların %50,89'unu , arpa ise %46.56'sını oluşturur.

Toplam tahıl üretiminin %45,44sini buğday, %55,64'ini arpa teşkil eder. Bu ürünlerden buğdayın hektar başına verimliliği 992 kg iken, arpanın verimliliği 1.234 kg 'dır.

Bu üretim değerleriyle Kars ili, 1997 yılında üretim değerleri açısından Türkiye genelinde buğdayın %0,44'ünü, arpanın ise %1,16'sını üretmekte iken, pazarlanan tarla ürünleri değeri bakımından ise buğdayda Türkiye toplamının %0,4'ünü, arpanın ise %1,06'sını üretmektedir.

TARIMSAL MEKANİZASYON

Kars ilinde modern tarım araçları kullanımına Rus işgali altında bulunduğu dönemlerde başlanmış, 1884-1913 döneminde ekilebilir topraklar iki katına çıkmıştır.

Cumhuriyet döneminde tarımsal mekanizasyon daha da artmıştır. 1966 yılında yapılan Köy Envanterine göre şu anda Kars iline bağlı bulunan yerleşim birimlerinde yaşayan 43.998 çiftçi ailesine ait olmak üzere 21.943 karasaban, 5.085 kağnı arabası, 6.567 hayvan pulluğu, 14.409 dört tekerlekli araba bulunuyordu. İlde o yıllarda modern tarım aletlerinden mibzer 33 adet, traktör 68 adet bulunmakta idi.

1998 yılına gelindiğinde ildeki bazı tarım araç-gereçlerinin sayısı şu şekildedir:

Karasaban 2.390, hayvan pulluğu 1.817, kulaklı traktör pulluğu 4.549, döner kulaklı traktör pulluğu 170, diskli traktör pulluğu 240, toprak frezesi 88, tahıl mibzeri 47, biçer bağlar makinesi 49, kendi yürür biçer döver 30, slaj makinesi 15, selektör 15, elektrik motorlu motopomp 38, termik motorlu motopomp 534, sabit süt sağma makinesi 15, seyyar süt sağma makinesi 37, traktör 4.992.

Tarımsal mekanizasyon açısından 1966 yılı ile 1996 yılını karşılaştırdığımızda modern tarım araçlarının sayısında ve oranında büyük artışlar görülmesinin yanında 1966'da ilde hiç bulunmayan slaj makinesi, motopomp gibi modern araçların tarımsal faaliyette kullanılmaya başlandığı gözlenmektedir. Ayrıca önceleri çok yaygın olarak kullanılan bazı geleneksel tarım araçlarının (karasaban, hayvan pulluğu, kağnı arabası vb) sayısının çok düşük rakamlara indiği , bunların yerine modern araç kullanımının yaygınlaştığı görülmektedir. Tarımsal mekanizasyonun yaygınlaşması ise hem daha fazla alanın tarımda kullanımını mümkün kılmış, hem de belli bir alandan elde edilen ürün miktarını artırmıştır. 1925'te 38.200 hektar olan tarım alanı günümüzde 361.847 hektara ulaşmış, yani neredeyse on katlık bir artış göstermiştir.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 4037
favori
like
share