Söğüt’ün Erenleri

Bilecik’in ülke halkoyunları arasında ünlü bir oyunu ve çok sevilen bir türküsüdür.

Öyküsü şöyledir: Bilecik Tekfuru, Yarhisar Tekfuru’nun kızı Olivera (Nilüfer Hatun) ile evlenecektir. İki Tekfur, Osman Gazi’yi de bu düğüne davet ederler. Amaçları O’nu tuzağa düşürüp öldürmektir. Fakat, tuzağı önceden haber alan Osman Bey, Çakırpınar’daki bu düğünü basar. Çıkan çatışmada Bilecik Tekfuru öldürülür; gelin ise (Olivera) Orhan Bey tarafından Söğüt’e kaçırılır.
Bilecik Karşılaması

Bilecik’in yine çok ünlü oyun ve türküsüdür. Öyküsü şöyledir: Orhan Bey, sevdiği Tekfur kızı Olivera’yı Çakırpınar’daki düğününden Söğüt’e kaçırdıktan sonra hemen yeni düğün hazırlıkları başlatılır. Olivera müslüman olur. Nilüfer ismini alarak Orhan Bey ile evlenir. Düğün çok görkemli olur. Keklik kebapları, yağlı koyun sütünden yoğurtlar yenir. Herkes çok mutludur.
Et Koydum Tencereye

Öyküsü ile ilgili şu rivayet anlatılır: Bilecik’in bir köyünde iki genç birbirini deli gibi sevmektedir. Öyle ki, bu büyük sevgi dilden dile dolaşmaktadır. Fakat kızın babası, kızı delikanlıya vermemeye kararlıdır.Dedikodulara son vermek amacıyla kızını eve kapatır; bağa-bahçeye göndermez. Delikanlı mecnun gibidir, adeta. Yemeden içmeden kesilir; maniler söyleyerek, kızın evinin çevresinde dolaşıp durur...

Et koydum tencereye, Su gelir millendirir,

Yar geldi pencereye, Çayırı çimlendirir

Kız Allah’ını seversen, O benim nazlı yarim

Al beni içeriye. Dilsizi dilendirir



kara boya sarmadım doya doya

Sarı boya sarsın eller doya doya .

Hadi yavrum dönüversen ya

Aralıkta diz çöküversen ya



SÖĞÜT’ÜN ERENLERİ

Söğüt’ün Erenleri

Söğüt’ün erenleri,

Çevirin gidenleri

Ne güzel baş bağlıyor

Söğüt’ün güzelleri

Aldırdın beni

Gül iken soldurdun ben

Söğüd,ün çarşısına

Gün doğar karşısına

İnsan hile yaparmı

Kapı bir komşusuna

BİLECİK KARŞILAMASI:

Aşağıdan gelen hanım oynasın

Keklik kebabını yiyen doymasın

Beni bu hallere sokan onmasın

Seki ver yavrum seki ver,kaba minder üstüne

Mavili yazma al kadifenin üstüne

Aşağıdan gelir mangal kömürü

Mevlam versin güzellere ömürü

O kız almış annesinden emiri

Seki ver yavrum sekiver ,kaba minder üstüne

Mavili yazma al kadifenin üstüne


GELİN AĞLATMA HAVALARI:

Ayletme gelin ayletme Dağdan keserler meşeyi

Yolcuyu yoluından eyletme Hani de gelinin döşeği

Dağdan keserler gürgeni Dağdan keserler fıstığı

Hani de gelinin yorganı Hani de gelinin yastığı

Dağdan keserler fındığı Ayletme gelin ayletme

Hani de gelinin sandığı Yolcuyu yolundan meyletme


AY OĞLAN

Ay oğlan tatarmısın, şeftali satarmısın haydi yavrum kaya başına kaya başına

Şeftali şöyle dursun,benimle kaçarmısın Al beni koynuna, yanıbaşına

Haydi yavrum kaya başına kaya başına Ay oğlan durmam oğlan,bıyığı burmam oğlan

Al beni koynuna,yanıbaşına Ben çevremi işlerim, yeniye durmam oğlan

Ay oğlan imana gel, dolaşta pınara gel Haydi yavrum kaya başına kaya başına

Hiç, bahanen yok ise elini yumaya gel Al beni koynuna yanı başına


LEFKE

Şu Lefke’nin aman üstüne duman bürüdü Şu Lefke’nin aman aman alt yanında bahçalar

Zaptiyeler kol kol almış yürüdü Zekiye de hanım bohçasını bohçalar

Herkes de sevdiğini aman aldı yürüdü Dostum ağlar düşmanlarım of çalar

Yandı da Lefke cayır cayır aman evleri Senin için kazanılmış akçalar

Bize de mesken oldu,çadır aman evleri

KIZ KINASINDA SÖYLENEN TÜRKÜ

Atladı geçti eşiği Anasını kızsın koyan Baban pazara vardımı?

Sofrada kaldı kaşığ Han evleri ıssız koyan Sana al duvak adlımı?

Koca evin yakışığ Ak bakın susuz koyan sen örtündün baban gördümü

Kız kınan kutlu olsu kız kınan kutlu olsun Kız kınan kutlu olsun

MERDİVENDEN İNERKEN

Merdivenden iner iken Merdiven yüksek çıkılmaz

Ayağıma doldu diken Alçaktan yare bakılmaz

Ayrılıktır belim büken Küçüksün kahrın çekilmez

Kaçalım zülfü siyahım Kaçalım zülfü siyahım

Gerdenda beni siyahım Gerdanda beni siyahım

TÜRKÜ

Merdivenden tıngır mıngır inerken Bizim yaylalardan gelsin geçilsin

Saçların boynuma dolanıyor severken Kurulsun masalar rakı şarap içilsin

Uyuya da kaldım ak gerdandan emerken Herkes sevdiğini alsın çekilsin

Atma anam beni dağlar ardına Atma anam beni dağlar ardına

Kimseler yanmasın anam yansın derdime Kimseler yanmasın anam yansın derdime

YAKA URGAN BURGAN

Öte yaka urgan burgan Amanın var topukta şalvar aman

Üstümüzde telli yorga Gelirse git gel aman

Aleylim aman aman Gelmese dön gene yalvar

Saracaksan işte gerdan Oğlan neni aman aman

Oğlan neni aman aman Çakırım nenn

Çakırım nenni

Öte yakanın buludu

Beri yakayı bürüdü

Aleylim aman aman

Güzeller aldı yürüdü

Oğlan neni aman aman

Çakırım neni

Günyarık köyünden alınmış bir başka türkü ise şöyledir:

Şu lefke’nin alt yanında dermeni Şu lefke’nin alt yanında bahçeler

Dermencisi Urum degil Ermeni Emine’de hanım şalvarını bohçalar

Ermeni’ye nasıl gönül vermeli Senin için kazanılmış akçalar

Yandıda Lefke cayır cayır evleri Yandıda Lefke cayır cayır evleri

Bize de mesken oldu Söğüt köyleri Bize de mesken oldu Söğüt köyleri



Şu lefke’yi bir kara duman bürüdü

Zaptiyeler kol kol oldu yürüdü

Civan ömrüm mahpuslarda çürüdü

Yandıda Lefke cayır cayır evleri

Bize de mesken oldu Söğüt köyleri

KINA TÜRKÜSÜ

Karada koyun koyunların beyleri Köyümde seni güttüm güttüm getirdim

Morda koyun yüreğimin yağları Getirdim de çöl ovaya yatırdım

Yaylaları sorarsan doruk dağları Ablam sağdı,ben bakırını getirdim

Meleme koyunum meleme vazgeç kuzundan Meleme kuzun meleme vazgeç kuzundan

Çok analar ayrı düşer kızından Çok analar ayrı düşer kızından

Kadınlar halka olur,ellerinde birer mum ile dönerken aşağıdaki dizeleri makamla okurlar.Bu sırada aralarında olan gelinin koltuğunun altında ekmek bulunur.Kadınlar ve gelin hep birlikte dönerler ve bu dizeleri okurlar.

Elinde asası hurma dalından

Sırtında kaftanı deve yükünden

Kendisi gelir yemen elinden

Yemen ellerinde Veysel Karani

Söylemez yalanı yemez haramı

Bir deveyi bir akçeye güderdi

Gece gündüz halka zikir ederdi

Peygamberinin yolunu izlerdi

Yemen ellerinde Veysel Karani

Söylemez yalanı yemez haramı

Neredesin güzelim ararım seni

Hayalime girsem sararım seni

Cihanda güzelle dolsa

Gönlüm durmaz ararım seni

III- Halk Müziği (uzun havalar, ezgiler, ağıtlar v.b.)

Bilecik’te yörenin konumundan dolayı zeybek ve kaşık oyunu türleri yaygındı. Bu nedenle, türkülerinde ve oyun ezgilerinde, bu türlerin etkileri seçilebilmektedir.

Karşılama, ritm bakımından dokuz zamanlıdır. 2+2++2+3 biçimindedir.Burada 2, 4, 9 zamanlı ezgiler çoğunluktadır. Zeybeklerin de dokuz zamanlı türüne çok rastlanmaktadır.2+2+2+3 düzümünün yanı sıra 3+2+2+2+ düzümleri de vardır.

Ayrıca dokuz zamanlı olan ağır oyun havaları, iki zamanlı olan tek oyun havası ile kaşık havalar vardır.

Günümüze dek derlenmiş Bilecik ve yöresi türkülerinden 5, 6, ve 10 zamanlı örneklere rastlanmıştır. Karma ve bileşik düzümler oldukça azdır. Misket, kerem, kesik ve garip ayağından türküler çoğunluktadır. Türküler, genellikle bağlam ailesi eşliğinde (çura, divan, bağlama) tef, kaşık, zil, zurna, kavallar, davul, darbuka ile çalınıp söylenmektedir. Anadolu’nun birçok yöresinde olduğu gibi klarnet Bilecik yöresinde de görülmektedir.

Halk şiirinde birçok örneği bulunan atışmalı türküler, burada da görülmektedir.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 12124
favori
like
share
hılalnurakcay Tarih: 25.04.2010 11:35
beendim
crushcrush2 Tarih: 26.02.2009 22:41
nhj
goraxxx Tarih: 02.11.2008 00:28
çok hoş bilgiler
shekil_boy Tarih: 08.08.2008 12:26
süper
muallim1466 Tarih: 09.05.2008 18:46
Sarı Menekşe binlerce teşekkür...Bilgine,eline sağlık.
CA-CHALLENGE Tarih: 22.09.2007 03:26
ellerine sağlık