Çocuk her gün annesinden, yakındaki göle gidip yüzmek için izin alıyordu.
Akşam eve geldiğinde annesi şaşkınlıkla soruyordu, "Yüzmeye gittiğini söylüyorsun ama ter içinde ve kirli bir şekilde eve geliyorsun, bu nasıl yüzmek çocuğum" diyordu.
Çocuk, annesi görmeden gizlice banyoya girip, üstünü başını temizlemeye dikkat ediyordu ama son günlerde sık sık ona yakalanmaya başlamıştı.
gelirsen, artık göle gitmene izin vermeyeceğim haberin olsun" demişti.
O gün göl kıyısına geldiğinde, önce ağaçların arkasındaki düzlükte sıçramaya başladı. Daha yükseğe, daha da yükseğe sıçramaya çalışıyordu. Ama bir türlü istediği kadar yükselemiyordu. Sonra küçük ağaçların üzerine çıkıp oradan aşağı atlamaya başladı. Atlarken. Kollarını açıp sallamaya ve havada kalmaya çalışıyordu ama bir türlü olmuyordu. Hemen aşağı düşüyordu.
Aydede gökyüzünde dolaşırken, bu ilginç çocuğu görmüş, yaklaşarak izlemeye başlamıştı. Çocuğun ne yapmaya çalıştığını bir türlü anlayamamıştı. Aklına gelenin saçmalığına ise gülüp geçmişti. "Acaba?" diye düşündü, "Çocuk uçmaya mı çalışıyor" ama bu fikri kafasından hemen kovup, çocuğu izlemeye devam etti.
Çocuk ağaçların, kayaların üstünden kendini atmaya devam ediyordu. Aydede bir deney yapmak istedi. Göl kenarındaki bir ağacın, büyükçe bir dalını çekerek gölün üstüne doğru birkaç metre uzattı. Sonra o yöne doğru bir taş atarak çocuğun dikkatini çekmek istedi. Suya düşen taşın çıkardığı sese dönüp bakan çocuk, gölün üzerindeki ağaç dalını gördüğünde, şaşkınlıkla oraya doğru yöneldi. Dala doğru koşarken, "Daha önce bunu nasıl fark etmedim" diye düşünüyordu.
Ağaca tırmandı, sürünerek dalın üstüne çıktı ve ayağa kalkıp zıplamaya ve kollarını iki yana açıp çırpmaya başladı. Ama hemen suya düştü. Kıyıya çıkıp tekrar denedi. Yine düştü. Yorgunluktan bitkin düşene kadar tekrar tekrar denedi ama bir türlü olmuyordu. Kıyıya çıktığında oturup ağlamaya başladı. Gökyüzünde uçan kuşlara özlemle baktı. Sonra aklına bir fikir gelmiş gibi heyecanla yerinden fırladı ve koşmaya başladı. Tepeye doğru, bir patikadan hızla tırmandı.
Aydede, "Bu çocuk aklını kaçırmış galiba, düşündüğümü yaparsa çok tehlikeli, dikkatli olmalıyım" diye düşündü.
Çocuk tepeye çıktığında, bir kayanın üzerine tırmanıp aşağıya baktı.
"Belki de" dedi kendi kendine, "yeterince yüksekten atlamadığım için uçamıyorum. Burası çok yüksek. Buradan atlarsam uçuşa geçebilirim" diye düşündü.
Sonra hiç düşünmeden kendini boşluğa bıraktı. Kollarını hızla çırpmaya başladı ama düşüyordu. Düşerken, "Nasıl böyle bir hata yaptım" diye düşünüyor ve korkuyla bağırıyordu. Tam o sırada Aydede yetişti ve çocuğu kollarından yakaladı. Çocuk korkudan gözlerini kapamıştı. Güvenli bir elin sıcağını hissettiğinde gözlerini açtı ve, "Aydedee" diyebildi sadece.
Aydede, "Aydede tabii yaa" diyerek, kaşlarını çattı ve kızgın gözlerle çocuğa baktı.
"Sen ne yaptığını sanıyorsun bakalım" dedi çocuğa.
"Uçmaya çalışıyordum ama şimdiye kadar hiç böyle bir hata yapmamıştım" dedi çocuk, başını öne eğerek.
Aydede, "Hiç insanlar uçabilir mi, sana bunu öğretmedi mi annen baban?" diye kızgın bir sesle sordu çocuğa.
Çocuk, "Söylediler ama ben inanmadım" dedi korkuyla.
Aydede çocuğu yere indirip, üstünü başını temizledi ve "Sakın bir daha böyle şeyler yapma" diyerek uyardı. Sonra tekrar çocuğu alıp gökyüzüne çıkardı ve uçan kuşları gösterdi, "Görüyor musun kuşlar nasıl uçuyorlar, insanlarla kuşlar birbirinden çok farklıdır. İnsanlar kuşlar kadar hızlı kol sallayamazlar. Eğer sallamaya kalkarlarsa, omuz ve kol kasları eriyip, yok olur. Çünkü o ısıya dayanamazlar. Halbuki kuşlar ne kadar kanat çırparsa çırpsınlar, kasları ısınmaz bile. Bu yüzden insanlar kollarıyla değil, yaptıkları araçlarla uçarlar, Planör gibi, helikopter, uçak, paraşüt gibi tamam mı" diye sordu çocuğa.
Çocuk başıyla Aydede'yi onaylarken uçan kuşları hayranlıkla seyretmeye devam ediyordu. Sonra Aydede'ye bir daha böyle bir hata yapmayacağına söz verdi. Hatta tüm arkadaşlarına da insanların neden kuşlar gibi uçamayacağını anlatacağını söyledi.
Aydede çocuğu evine götürdü ve ayrılırken, öperek "İyi geceler, tatlı rüyalar arkadaşım" dedi.
Çocuk da, "İyi geceler, tatlı rüyalar Aydede" dedi, ve süzülerek gökyüzüne yükselen Aydedeyi bulutların arasında kaybolana dek hayranlıkla izledi.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1010
favori
like
share
black_angel Tarih: 05.12.2007 21:34
SAOL KARDEŞ AYA BENDE MASAL ARUYODUM OKUL İÇİN ÇOK SAOL