Çocukların okulda en sık karşılaştığı hastalıkların başında gelen kulak burun boğaz rahatsızlıkları, işitme kaybına kadar giden sorunlara yol açabilir
Kreş, anaokulu ve ilköğretim çağı çocuklarında en sık görülen hastalıklar, genellikle kulak, burun, boğaz yollarıyla bağlantılı oluyor. Üst solunum yolları enfeksiyonlarının kolayca bulaşması ve sık sık tekrarlamaları okul döneminde başlayan ve bazen erişkin hayatta da yıllarca sürebilecek kulak burun boğaz (KBB) hastalıklarına yol açabiliyor.

Okul dönemindeki çocuklarda görülen rahatsızlıklar nelerdir?
Ailelerin eğitim döneminde her yıl yaşadıkları sıkıntılı, hatta çoğu kez bezdirici üst solunum yolları enfeksiyonları, sadece çok bilinen bademcik ve geniz eti iltihaplanmalarına yol açmaz. Enfeksiyonlar, çocuk sinüzitleri, orta kulak iltihapları ve orta kulakta sıvı toplanması gibi hastalıklara da neden olabilir. Böylelikle işitme kayıpları, konuşma ve öğrenme sorunları, yüz kemikleri ve dişlerde gelişme sorunları gibi istenilmeyen fakat önlenilebilir sonuçlarla da karşılaşılabiliniyor.

Bu kadar sık hastalanmalarının nedeni nedir?
Çocukların henüz bağışıklık sistemlerinin çeşitli mikrobik etkenlere karşı hazırlıklı olmaması, kalabalık sınıflar, çocukların çok yakın temasta olmaları, hastalıkları birbirlerine kolayca geçirmelerine zemin hazırlıyor.

Hastalıklarının önlenebilmesi için neler yapılabilir?
Özellikle anaokulu ve ilkokul sınıflarındaki öğrenci sayısının
düşük tutulması, üst solunum yolu enfeksiyonu olan çocukların okula gönderilmeyerek istirahate alınması, okulda hastalanan çocukların evlerine gönderilmesi önlemlerin başında geliyor. Çok sık enfeksiyon geçirmeye eğilimli olan çocuklara grip aşısı yapılması, 3 - 4 yaşlarındaki ev çocuklarının okula başlamış 5 - 7 yaş grubu ile birlikte oynamamalarının sağlanması gibi temas oranının azaltılmasına da dikkat edilmelidir.

Okul çağı KBB hastalıkları kalıcı sorunlara da dönüşebiliyor mu?
Çok sık üst solunum yolu enfeksiyonuna yakalanan çocuklar, senede 5 - 6 kez bademcik iltihabı geçirilmesi, her gece horlama, yoğun ve uzun süreli burun tıkanıklıkları, işitme kaybı şüphesi, öğrenme güçlüğü ve kişilik değişimleri, inatçı geniz akıntıları, inatçı hapşırık ve öksürük nöbetleri, dişlerin bozuk çıkması gibi belirtiler mutlaka araştırılmalıdır. Çok sık tekrarlayan ya da uzun sürmüş üst solunum yolu enfeksiyonları çok inatçı hale dönüşebilen çocuk sinüzitlerine zemin hazırlayabilmektedir.

Nezle ve gribin yol açtığı başka hastalıklar var mı?
Nezle, grip, alerji veya üst solunum yolu enfeksiyonları esnasında geniz ile orta kulak arasındaki östaki borumuz tıkanır ve kulak zarı arkasında bakteri ve virüsleri içerebilen sıvı birikimine yol açar. Yani orta kulak iltihabı olur. İltihabın birikmesi basınç artışına ve bu da kulak ağrısına neden olur. Kulak zarı bu durumda uygun şekilde titreşemeyeceği için hastanın işitmesi azalır. Bazen kulak zarı delinir ve iltihap kulaktan dışarıya akar. Ama daha sık olarak, iltihap veya yoğun birikinti, östaki borusunun çalışmaması nedeniyle orta kulakta kalır.

Orta kulak iltihabının belirtileri nelerdir?
Bebek ve küçük çocuklarda kulağını çekme veya kaşımayla birlikte, işitme problemi, ağlama, huzursuzluk, ateş, kusma ve kulak akıntısı belirtileri vardır. Büyük çocuklar, ergenler ve erişkinlerde ise kulak ağrısı, kulakta dolgunluk ve basınç hissi, işitme problemi, baş dönmesi, denge kaybı, bulantı, kusma, kulak akıntısı ve ateş orta kulak iltihabının göstergelerindendir. Erken ve etkin tedavi uygulanmadığı durumlarda, kulak enfeksiyonu kronikleşebilir ve kalıcı işitme kayıplarına neden olabilir.

Orta kulak iltihabının tedavisi nedir?
Çoğu zaman, uygun tedavi sonrası orta kulak iltihabı tamamen iyileşir. Bazı durumlarda ise hekim tarafından ileri tedavi önerilebilir. ´Miringotomi’ adı verilen bir müdahale ile kulak zarına küçük bir delik açılması ve iltihabın boşaltılması ve ağrının azaltılması amaçlanır. Açılan delik birkaç günde iz veya hasar bırakmadan iyileşir. Sıvı birikimini önlemek, orta kulağın havalanmasını sağlamak ve işitmenin düzelmesi için kulak zarına ´havalandırma tüpü’ veya ´kulak tüpü’ takılması gerekebilir.

Nezle ve gripten korunmanın yolları
Ellerin yıkanması mikropların uzaklaştırılmasını sağlar. Çocuklara, hasta olan kişiyle temas ettiklerinde el yıkamaları öğütlenmeli.

Fincan veya bardaklar paylaşılmamalı. Okul ve iş yerlerinde tek kullanımlık kâğıt bardak kullanmalı.

Kâğıt mendil kullanın, kirlenmiş mendili hemen atın. Masaya, koltuğa, sandalyeye bırakmayın.

Nezle olan biriyle temas ettiyseniz, asla gözlerinize, burnunuza ve ağzınıza elinizi sürmeyin.

Mutfak veya diğer yerlerde, özellikle nezle olunduğunda pamuklu havlu yerine kâğıt havlu tercih edin.

Başka yöne, mendille hapşırın. Ağzınızı ellerinizle kapadıysanız, sonrasında mutlaka elinizi yıkayın.

Bulunduğunuz yeri havalandırın.

Oyuncakları sabunla yıkayın.

Mikroplar üç saate kadar, kapı kolu, tırabzan, telefon, uzaktan kumanda gibi yüzeylerde yaşayabilir. Bunlar dezenfektanlarla silinmeli.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 424
favori
like
share
nehar Tarih: 14.09.2007 13:27
bunları uygularsak herhalde hastalık oranı yüzde 79 miş duser
untumyalım kı hastalıkların yayılma kaynagının büyük bir orani insan faktörü acık ara önce götürüyor