Günlük rutin işleyişi bozan, aniden, beklenmedik bir şekilde gelişen, dehşet, kaygı ve panik yaratan, kişinin anlamlandırma süreçlerini bozan olaylar, travmatik yaşantılar olarak tanımlanabilir. Yaşanmış olan bir trafik kazası, doğal afet - deprem ya da sel - taciz ya da daha zorlayıcı bir yaşantı veya on beş yıllık evlilikte atılmış olan ilk tokat bu konuya örnek oluşturabilir. Konuyu biraz daha açarsak eğer;

Travmatik yaşantılar:
İnsan eliyle oluşanlarn :Yangın, tüp patlaması,
Kaza ile olanlar :Trafik, uçak, gemi vb. kazalar
Doğal yollarla oluşanlarm :Yanardağ patlaması, kasırga, yer kayması, deprem, sel, nükleer kazalar, grizu patlaması vb...
Bilerek oluşturulanlar :Savaşlar, kitle katliamları, soykırımlar, toplama kampları, tecavüz, taciz ,terör eylemleri...

Genel olarak, kişilerin tepkileri aşağıdaki üç gurupta toplanabilir:
•Travmayı kafanızda tekrar yaşamak.
•Travmayla ilgili veya hatırlatan şeylerden kaçınmak.
•Daha fazla gergin, huzursuz veya her zamankinden daha tetikte olmak.
•Bunalımda olmak, ağlamak.

Travma Zeminleri ve Tepkiler

Kişi gerçek bir tehditle karşılaştığını algılamış, fiziksel zarara maruz kalmış veya buna tanık olmuş, bu esnada da aşırı derecede korku, çaresizlik ve dehşet hissetmişse, durum kişi için travmatik bir yaşantı olarak tanımlanabilmektedir.

Diğer bir deyişle bir olayda

Yaşama karşı tehdit algılama
Vücudun bütünlüğüne karşı tehdit algılama
Sevdiklerimize karşı tehdit algılama
İnanç sistemlerimize karşı tehdit algılama söz konusu ise bu olay kişi için travmatik bir yaşantıdır.
Bu tür olaylarda kişilerde genellikle gücü kötüye kullanma, duyulan güvene ihanet etme, tuzağa düşme, çaresizlik, acı, kafa karışıklığı ve/veya kayıp söz konusu olabilmektedir. Bu oldukça geniş tanım, içeriğinde hem tek seferlik olaylar (kazalar, doğal afetler, suçlar, ameliyatlar, ölümler, vb.) hem de tekrarlayan ve süregiden olaylar (çocuk istismarları, çocuk ihmalleri, savaşlar, şiddet içeren ilişkiler, vb.) bulundurmaktadır. Dikkat edilmesi gereken nokta, olayın travmatik olup olmadığı kararının olaya maruz kalanlara ait olmasıdır. Trafik kazası geçirmiş iki kişiden biri, bu yaşantıda fiziksel bütünlüğüne bir tehdit algılamamış ise bu olay onun için travmatik olmakta; aynı kazayı yaşamış ikinci kişi, bu olayı hayatını tehdit eden bir felaket olarak algılamış ise kaza bu kişi için travmatik bir olay niteliği kazanmaktadır. Psikolojik travma, olayı yaşayan kişinin algısı ve değerlendirmesi doğrultusunda tanımlanmıştır.



Travma Zeminlerine Verilen Normal Tepkiler

Analiz ve araştırma sonuçlarına göre, felaketlere verilen tepkileri beş aşamada incelemek mümkündür:

1. İlk etki aşaması : Kaygı ve korkular ön plandadır.



2. Kahramanlık aşaması : Birçok kişi, felaketin korkunç sonuçları ve kayıplarıyla başaçıkmak için fiziksel ve zihinsel olarak kendini tüketircesine çalışır.



3. Balayı aşaması : Hayatta kalındığı, özel ve/veya devlete bağlı kuruluşlardan gelen yardımlar için büyük bir minnettarlık yaşanır.



4. Uyanış aşaması : Kuruluşların ve/veya görevlilerin yapılması gerekenleri zamanında yapmamış olmalarına duyulan engellenmişlik hissi ve öfke ön plandadır.



5. Yeniden yapılanma aşaması : Zihinsel ve duygusal yeniden yapılanma sonucunda, algılamalar daha gerçekçi bir hal alır. Karşılaşılan problemlere kişisel çözümler getirebilmek için sorumluluk üstlenme kabul edilir. Gerekli görüldüğü koşulda bu son aşama psikoterapinin en verimli olması beklenen aşamadır.


Tedavisiz geçmez mi ?

Yapılan çalışmalara göre tedavi almayan vakalardan % 25’ inin 1 yıl içinde, % 40’ inin 2 yıl içinde iyileştiği, ancak hastalarin % 50’sinin 6 yıl sonra bile rahatsızlıklarının ayni şekilde sürdüğü görülmüştür

TSSB’ DA, belirtileri etkileyen değişiklikler

Etkilenen kişilerin sorunlarının ve yasadıkları travmanın şiddetine göre beyinlerindeki ‘hipokampus’ adli bölgenin küçüldüğü gözlenmiştir. Ayrıca beyindeki hipotalamus-hipofiz ile böbrek ustu bezleri bağlantısının düzeninin bozulduğu ; adrenerjik sistem ve serotonerjik sistemlerde düzensizlikler olduğu saptanmıştır.

TSSB’ DA tedavi

Tedavi bilişsel tedavi, ilaç tedavisi ve grup terapi ile yürütülebilmektedir. Bilişsel tedavide kişinin kendine ve çevresine yönelik aşırı güvensiz, yetersizlik, yalnızlık ,çaresizlik,suçluluk hatta düşmanca düşünceleri uygun yaklaşımlarla travma öncesindeki olağan ,normal düşünce şekillerine çevrilmeye çalışılır. Kendine yetebilen,değer veren,olaylarla bahsedebilen ve travmanın getirdiği kaçınma,gerilim vb belirtilerden kurtulmuş bir kişi haline gelmesine çalışılır.

İlaç tedavisinde doz kişiden ve sure kişiden kişiye göre değişmektedir. Unutulmaması gereken şeyler ilacın doktor kontrol unda kullanılması, etkilerinin 2. haftadan sonra başlayabileceği, alışkanlık yapmayacağı, ancak kullanım suresinin uzun olabileceğidir (6 ay ve üzeri surede ).

Grup terapi haftada bir, yaklaşık 1 saat sure ile yapılan ve ayni travma durumundan geçmiş 8-10 kişilik katilim ile gerçeklesen bir tedavidir

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 4563
favori
like
share
CA-CHALLENGE Tarih: 22.09.2007 23:53
sizler sağolun
SU-PERISI Tarih: 21.09.2007 00:04
paylaşımların için ellerine saglık