Zekat, İslâmın beş şartından biridir. Bu bakımdan zekat vermekle mükellef her Müslüman zekat mevzuunu çok iyi araştırmalı, zekatı "yerine" vermelidir.
Zekat, aslında bütün yönleriyle öğrenilmesi son derece kolay olan bir ibadettir. Bir defa "zekatın kimlere verileceği" hususunu bizzat Allah-u Azimüşşan Kur'an-ı Kerim'de Tevbe Sûresi'nin 60. âyetinde beyan buyurmuştur. Dolayısıyla bu konu nassla sâbittir. Evvelâ âyet-i kerimenin meâlini okuyalım:
"Sadakalar (zekâtlar), Allah'tan bir farz olarak ancak, fakirlere, yoksullara, (zekâtı toplamak için me'mur kılınmakla) onun üzerine çalışanlara, kalbleri (İslâm'a) ısındırılacak olanlara, (âzad edilmek üzere efendisiyle belli bir bedel karşılığında anlaşmış olan) kölelere, borçlulara, Allah yolunda olanlara ve yolda kalmışlara mahsustur. Ve Allah, Alîm (menfaatinize olanı hakkıyla bilen)dir, Hakîm (en doğru hükmü veren)dir." (Kur'an-ı Kerim ve Muhtasar Meâli. Hayrat Neşriyat. Tevbe Sûresi/ 60)
Âyet-i kerimede belirtildiği üzere "zekat verilecek 8 sınıf şunlardır:
1. Fakir: Nisâb miktarından fazla bir mala sahip olmayan kimselere denir.
2. Miskin: Havâic-i asliyesi dahi olmayan, günlük yiyeceğini zorla temin eden ve hatta dilenen yoksul kimsele denir.
3. Âmil: Zekat toplayan memurlara denir.
4. Müellefe-i Kulûb (Kalbleri İslam'a ısındırılanlar): Babası, dedesi, atası kâfir olup da kendisi henüz yeni Müslüman olmuş olan kimselere denir.
5. Mükatep: Muayyen bir bedel mukabilinde hürriyetine kavuşmak şartıyla efendisiyle bir anlaşma yapan köle ve câriyelere denir.
6. Borçlu: Başka birinden borç alan ve bunu ödeyebilecek durumu olmayan kimselere denir.
7. Mücâhid: Allah yolunda cihâda iştirak etmek istediği halde nafakası ve silahı olmayan gazilere denir.
8. Yolcu: Herhangi bir sebepten dolayı kendi memleketinden çıkıp başka memleketlere giden kimselere denir. Şayet yolcu olup da dönüş paraları kalmamışsa, bir sebepten dolayı nafakaları tükenmişse, bunlara ihtiyaçları nispetinde zekat verilebilir.
Bu sekiz sınıfın daha geniş açıklaması, zekatta nisap miktarı, hangi malın zekatının nasıl verileceği fıkıh kitaplarında geniş geniş açıklanmıştır. Zengin Müslüman (Yani zekat vermekle mükellef kimse) bu konuyu çok çok ciddiye almalı, kılı kırk yarmalı, zekatının yerini bulması için "ehline" vermelidir. Bizzat şahit olmakta ve işitmekteyiz ki, nice zenginler "zekatımı verdim" demekte, ama ne yazık ki zekatını şer'i şerifin emrettiği ölçülerle ve "ehline" vermemekte, dolayısiyle zekat borcu üzerinden sâkıt olmamaktadır. Bu durumda vefat ettiği takdirde âhirete üzerinde "zekat borcu" olarak gitmiş olacaktır.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 967
favori
like
share
ous Tarih: 21.08.2008 23:50
Paylaşım için teşekürler. Allah razı olsun...
yukseltoker Tarih: 21.08.2008 22:19
zekat sadece fakirlerin hakkıdır
yukseltoker Tarih: 21.08.2008 22:18
zekat allahın emridir
***MOHİKAN*** Tarih: 21.08.2008 18:48
HERKES ZEKATINI VERİRSE FAKİR KALMAZ
mekke_medine__ Tarih: 20.08.2008 21:38
emek icin tskr
RedBull Tarih: 19.08.2008 07:41
BilGi İçİn ÇoK saGoL
fellını Tarih: 19.08.2008 02:58
bu bilgiler günümüz toplumu için gerçekten çok faydalı.insanlar o kadar kendi derdine düştü ki artık hemen yanındakine faydası olmuyor.biraz etrafımıza bakalım lütfen.
karbeyaz42 Tarih: 18.08.2008 22:33
tesekkurler
İT SAVAR Tarih: 14.08.2008 16:29
ÇOK SAOL YAW BENDE BUNUN CEVABINI ARIYODUM SAOL:85: