Ramazan süresince ağrı kesicilerin ve aspirin kullanımının özen istediğini, bilinçsiz ilaç alımının mide delinmeleri ve kanamalara yol açabileceğini belirten Kul, "Zaten mide için oldukça zararlı olan ağrı kesici ve aspirinlerin doktor önerisi olmadan kullanımı, oruç sırasında tehlikeli kanama ve mide delinmelerine sebep olabilir. Doktorun çok önermediği ancak kan sulandırıcı etkisinden yararlanmak için kişinin kendi başına kullandığı aspirinlerle ortaya çıkan kanamalarla Ramazan'da daha fazla karşılaşıyoruz." dedi.

Midedeki asit ve gıdaların yemek borusuna geri gelmesi, burada tahrişe ve kişide göğüs arkasında yanma gibi şikayetlere yol açması şeklinde tanımlanan reflü hastalığıyla da ramazanda sıkça karşılaştıklarını ifade eden Dr. Kul, "Normal zamanlarda da toplumda sık olarak gözlenen bu durum, ramazan ayında artmaktadır. Bu hastalığın en önemli sebebi, uzun süren açlık sonrası dikkatsizce yüksek kalorili ve fazla miktarda yemektir. Ayrıca sahurdan sonra hemen yatılması da zararlıdır. Yatar pozisyonda yiyeceklerin mideden yemek borusuna geri gelmesi kolaylaşmaktadır." şeklinde konuştu.

Kemal Kul, iftarda yüksek kalorili ve yağlı yiyeceklerden kaçınmanın reflü ihtimalini azaltacağını dile getirerek şunları söyledi: "İftarda az miktarda yemek yenmeli. Aradan 3 saat geçtikten sonra küçük bir öğün eklenmeli. Böylece mide aşırı doldurulmamış olur. Sahurda da hafif yiyecekler tercih edilmeli. Ayrıca yedikten sonra hemen yatmamak, gece reflülerini engelleyecektir."
ALINTIDIR

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1006
favori
like
share
mavi1903 Tarih: 29.09.2007 17:31
Ellerine sağlık, güzel olmuş,
Paylaşım için Teşekkürler...
SU-PERISI Tarih: 29.09.2007 14:45
doktor tavsiyesi olmadan, bilinçsizce kullanılan aspirin fayda yerine zarar veriyor.faydalı paylaşımın için saol esmeralda
KardeLen Tarih: 29.09.2007 08:05
Ramazan'da diyet olmaz
Hemen belirtelim: Ramazanı yemek ya da yememek üzerine değil, beden ve ruhunuzu terbiye etmek üzere kurgulamalısınız. Orucu sadece bedensel değil, ruhsal bir temizlenmenin ve beslenmenin fırsatı yapmalısınız.

Ramazan’ın bir yıl boyunca tükettiğiniz tonlarca yiyeceğin kalıntılarının (ağır metaller, antibiyotik ve hormon artıkları) ve yüklendiğiniz ruhsal ağırlıkların temizlenebilmesi için sunulmuş bir fırsat olduğunu unutmamalısınız.

Nasıl beslenmeli

Ramazan süresince hafif, hazmı kolay, yapısı basit, atık maddesi az ve yapay katkılar içermeyen, doğal besinler tüketmeye gayret etmelisiniz. Daha çok sebze, meyve, bakliyat ve tam tahıl tüketmeli, zeytinyağlı yemeklere öncelik vermelisiniz. Hazır besinleri, dondurulmuş gıdaları, doymuş yağ ve protein bombası hayvansal ürünleri (sucuk, pastırma, sosis, et kavurma) azaltmalısınız. Ramazan ayını hücre ve dokularınız için tam bir dinlenme, nefes alıp temizleme süreci yapmalısınız. Daha çok ve daha farklı şeyler yerine daha az, doğal ve hafif besinler tüketmenin yollarını aramalısınız.

Ramazan süresince sadece yiyip içeceklerinize dikkat etmeniz yetmez. Bu bir aylık süreci aynı zamanda bir ruhsal beslenme ve arınma dönemi gibi planlamalısınız.

İç dünyanızı temizlemeli, küskünlük, kızgınlık ve düşmanlıkları yok etmelisiniz, ruhsal yükünüzü hafifletip duygusal açlığınızı gidermeli, ruhunuzu daha güzel daha keyifli ve huzurlu duygularla süslemelisiniz. Bunun için aile büyüklerinizin kabirlerini ziyaret edebilir, akrabalarınızı arayıp hatırlarını sorabilir, fakirlere, kimsesizlere, hasta ve yaşlılara yardım edebilirsiniz. İnanç dünyanızı daha da genişletebilir, yüreğinizi ‘var olmanın dayanılmaz hafifliği’ ile tıka basa doldurabilirsiniz.

Bir kez daha hatırlatalım: Ramazan ayı kilo verme, diyet yapma, zayıflama ayı değildir! Bu güzel ay, sahip olmanın değil, kendiniz olmanın, şükredip inanmanın, huzurun, sevginin, saygının, paylaşmanın çoğaltıldığı bir zamandır.
Bunları unutmayın

Sahur ve iftarda yağlıdan, hamur işlerinden kaçının

Sahura mutlaka kalkmalısınız. Bu sayede aç kalacağınız süre azalacağından metabolizmanız daha iyi ve düzenli işleyecektir.

Sahur ve iftarda hafif, hazmı kolay ve az yağlı yemekler tüketmelisiniz. Yemekleri yavaş yavaş ve çok iyi çiğneyerek yemelisiniz.

Uzun süre boş kalan midenize birden yüklenmemeli, iftara çorba ile başlamalısınız. Sonra hafif bir salata veya zeytinyağlı ile devam edip daha sonra ana yemeğe geçmek daha doğru olacaktır.

Kızartılmış ve çok yağlı yiyeceklerden, özellikle hamur işleri ve hamur tatlılarından kaçınmalısınız.

Yemek pişirirken katı yağlardan kaçınmalı ve kırmızı eti mümkün olduğunca az, sulu sebze yemekleri halinde tüketmelisiniz.

Ramazanda tatlı ihtiyacınızı taze ve kuru meyveler, sütlü tatlılar ve kompostolar ile karşılanmaya çalışmalısınız.

Kalorisi yüksek yiyeceklerden uzaklaşmalısınız.

Gün boyunca su içilemediği için, iftardan sonra yatana kadar ve sahurda bol bol su içmelisiniz. Geleneksel çay, yeşil çay veya bitki çaylarından da tüketebilirsiniz.

Öğünlerde sebze yemeklerini veya zeytinyağlıları eksik etmemeli, etleri ızgara, haşlanmış ya da fırında pişirmelisiniz.

Kahve tüketimini azaltmalı, kahve yerine bitkisel çaylardan yararlanmalısınız.

ALINTIDIR