Infinitive (V1) Past Tense (V2) Perfect Tense (V3)



arise (ortaya çıkmak) arose arisen

be (olmak) was/were been

bear (dayanmak,doğurmak) bore borne

begin (başlamak) began begun

bite (ısırmak) bit bitten/bit

blow (esmek,üflemek) blew blown

break (kırmak) broke broken

bring (getirmek) brought brought

buy (satın almak) bought bought

catch (yakalamak) caught caught

choose (seçmek) chose chosen

come (gelmek) came come

creep (sürünmek) crept crept

dive (*suya* dalmak) dived/dove dived

do (yapmak) did done

drag (sürüklemek) dragged dragged

draw (çizmek) drew drawn

dream (düş kurmak) dreamed/dreamt dreamt

drink (içmek) drank drunk

drive (*araç* sürmek) drove driven

drown (*suda* boğulmak) drowned drowned

eat (*yemek* yemek) ate eaten

fall (düşmek) fell fallen

fight (dövüşmek) fought fought

fly (uçmak) flew flown

forget (unutmak) forgot forgotten

forgive (affetmek) forgave forgiven

freeze (donmak) froze frozen

get (almak,ele geçirmek vb.) got got/gotten

give (vermek) gave given

go (gitmek) went gone

grow (büyümek) grew grown

hang (asmak) hung hung

hide (saklamak,gizlemek) hid hidden

know (bilmek) knew known

lay (yaymak,sermek) laid laid

lead (yönetmek, yönlendirmek) led led

lie (yalan söylemek, uzanmak) lay lain

light (aydınlatmak) lit lit

lose (kaybetmek) lost lost

prove (kanıtlamak) proved proved/proven

ride (*ata/araca* binmek) rode ridden

ring (*zil,telefon vb* çalmak) rang rung

rise (çıkmak, yükselmek) rose risen

run (koşmak) ran run

see (görmek) saw seen

seek (araştırmak) sought sought

set (kurmak, hazırlamak) set set

shake (çalkalamak) shook shaken

sing (şarkı söylemek) sang sung

sink (batmak) sank sunk

sit (oturmak) sat sat

speak (konuşmak) spoke spoken

spring (sıçramak, fırlamak) sprang sprung

steal (çalmak,aşırmak) stole stolen

sting (sokmak, batırmak) stung stung

strike (vurmak, çarpmak) struck struck

swear (yemin etmek,küfretmek) swore sworn

swim (*suda* yüzmek) swam swum

swing (sallanmak, sallamak) swung swung

take (almak, götürmek) took taken

tear (yırtmak) tore torn

tell (söylemek) told told

throw (atmak, fırlatmak) threw thrown

use (kullanmak) used used

wake (uyanmak, uyandırmak) woke/waked woke/woken/waked

wear (giymek) wore worn

write (yazmak) wrote written







düzensiz fiiller sadece bunlar mı



ilbilge_11 22.05.2012 23:25

İngilizce’de bazı fiiller, past ve perfect tense kalıplarında kullanılırlarken, kullanıldıkları zamanların düzenli eklerini almazlar ve değişim gösterirler. Bu tür fiillere İngilizce’de Irregular Verbs (Düzensiz Fiiller) adı verilir.Aşağıda tabloda gördüğünüz üç tablodaki birinci sütun, fiilin mastar halini yani yalın halini gösterir. İkinci sütun fiilin past tense (geçmiş zaman) halini, üçüncü sütun ise perfect tense halini gösterir. Bu sütunlara fiilin birinci hali, ikinci hali ve üçüncü hali anlamına gelen V1, V2, V3 olarak da rastlayabilirsiniz (V = verb yani fiil) . Bu durum aklınızı karıştırmasın. Not: İngilizce’de bir fiilin veya kelimenin birden fazla anlamı olabilir. Aşağıda parantez içinde fiillerin yanında verilen anlamlar, fiillerin tek anlamları değildir, sözlüğe bakıldığında farklı anlamlara da geldiği görülecektir. Burada verilme amacı, sizlere ek bilgi vermek ve kelime dağarcığınızı geliştirmektir.





Infinitive (V1) Past Tense (V2) Perfect Tense (V3)



arise (ortaya çıkmak) arose arisen

be (olmak) was/were been

bear (dayanmak,doğurmak) bore borne

begin (başlamak) began begun

bite (ısırmak) bit bitten/bit

blow (esmek,üflemek) blew blown

break (kırmak) broke broken

bring (getirmek) brought brought

buy (satın almak) bought bought

catch (yakalamak) caught caught

choose (seçmek) chose chosen

come (gelmek) came come

creep (sürünmek) crept crept

dive (*suya* dalmak) dived/dove dived

do (yapmak) did done

drag (sürüklemek) dragged dragged

draw (çizmek) drew drawn

dream (düş kurmak) dreamed/dreamt dreamt

drink (içmek) drank drunk

drive (*araç* sürmek) drove driven

drown (*suda* boğulmak) drowned drowned

eat (*yemek* yemek) ate eaten

fall (düşmek) fell fallen

fight (dövüşmek) fought fought

fly (uçmak) flew flown

forget (unutmak) forgot forgotten

forgive (affetmek) forgave forgiven

freeze (donmak) froze frozen

get (almak,ele geçirmek vb.) got got/gotten

give (vermek) gave given

go (gitmek) went gone

grow (büyümek) grew grown

hang (asmak) hung hung

hide (saklamak,gizlemek) hid hidden

know (bilmek) knew known

lay (yaymak,sermek) laid laid

lead (yönetmek, yönlendirmek) led led

lie (yalan söylemek, uzanmak) lay lain

light (aydınlatmak) lit lit

lose (kaybetmek) lost lost

prove (kanıtlamak) proved proved/proven

ride (*ata/araca* binmek) rode ridden

ring (*zil,telefon vb* çalmak) rang rung

rise (çıkmak, yükselmek) rose risen

run (koşmak) ran run

see (görmek) saw seen

seek (araştırmak) sought sought

set (kurmak, hazırlamak) set set

shake (çalkalamak) shook shaken

sing (şarkı söylemek) sang sung

sink (batmak) sank sunk

sit (oturmak) sat sat

speak (konuşmak) spoke spoken

spring (sıçramak, fırlamak) sprang sprung

steal (çalmak,aşırmak) stole stolen

sting (sokmak, batırmak) stung stung

strike (vurmak, çarpmak) struck struck

swear (yemin etmek,küfretmek) swore sworn

swim (*suda* yüzmek) swam swum

swing (sallanmak, sallamak) swung swung

take (almak, götürmek) took taken

tear (yırtmak) tore torn

tell (söylemek) told told

throw (atmak, fırlatmak) threw thrown

use (kullanmak) used used

wake (uyanmak, uyandırmak) woke/waked woke/woken/waked

wear (giymek) wore worn

write (yazmak) wrote written











TOP 100 VERBS IN ENGLISH









accept

allow

ask

believe

borrow

break

bring

buy

can/able

cancel

change

clean

comb

complain

cough

count

cut

dance

draw

drink

drive

eat

explain

fall

fill

find

finish

fit

fix

fly

forget

give

go

have

hear

hurt

know

learn

leave

listen

live

look

lose

make/do

need

open





kabul etmek

izin vermek

sormak

inanmak

ödünç almak

kırmak

getirmek

satın almak

-ebilmek

iptal etmek

değiştirmek

temizlemek

taramak

şikayet etmek

öksürmek

saymak

kesmek

dans etmek

çizmek

içmek

sürmek

yemek

açıklamak

düşmek

doldurmak

bulmak

bitirmek

uymak, uygun olmak

sabitleştirmek, onarmak

uçmak

unutmak

vermek

gitmek

sahip olmak

işitmek

incitmek, incinmek

bilmek

öğrenmek

terk etmek

dinlemek

yaşamak

bakmak

kaybetmek

yapmak

ihtiyacı olmak

açmak















close/shut

organise

pay

play

put

rain

read

reply

run

say

see

sell

send

sign

sing

sit

sleep

smoke

speak

spell

spend

stand

start/begin

study

succeed

swim

take

talk

teach

tell

think

translate

travel

try

turnoff

turnon

type

understand

use

wait

wakeup

want

watch

work

worry

write





kapamak

düzenlemek, kurmak

ödemek

oynamak, [müzik aleti] çalmak

koymak

yağmak

okumak

cevap vermek

koşmak

söylemek

görmek

satmak

göndermek

imzalamak

[şarkı] söylemek, [kuş] ötmek

oturmak

uyumak

sigara içmek

konuşmak

harf harf söylemek

harcamak

beklemek

başlamak

[ders] çalışmak

başarmak

yüzmek

almak

konuşmak

öğretmek

anlatmak

düşünmek

tercüme etmek, çevirmek

seyahat etmek, yolculuk yapmak

denemek

[tv, ışık] kapamak

açmak

daktilo veya klavye ile yazmak

anlamak

kullanmak

beklemek

uyandırmak

istemek

[tv] izlemek

çalışmak

kaygılanmak

yazmak







ingilizce'de yer alan fiillerden sonuna "-ed" ekinin getirilmesiyle form değişikliğinin gerçekleştirilemediği fiillerdir.



Örneğin "I payed a lot for my new shoes." cümlesindeki "payed" kelimesinin doğrusu "paid" olmalıdır.



Form değişikliği doğrudan "-ed" eki ile gerçekleşmeyen kelimelerin listesine aşağıda yer verilmiştir. Bu listeyi kullanarak fiillerin 2. ve 3. formlarını bulabilirsiniz.

Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 141451
favori
like
share
MAIN-BOARD Tarih: 24.07.2016 15:05
Tebrikler!
Paylaşımınız haftanın en popüler içerikleri arasında.
Ödüllü Paylaşımlar
mev42 Tarih: 04.11.2012 20:39
violet bide yazdığın fiillere örnek soru yazsan güzel olacak
ilbilge_11 Tarih: 22.05.2012 23:25
[QUOTE=violet;2290268]Infinitive (V1) Past Tense (V2) Perfect Tense (V3)

arise (ortaya çıkmak) arose arisen
be (olmak) was/were been
bear (dayanmak,doğurmak) bore borne
begin (başlamak) began begun
bite (ısırmak) bit bitten/bit
blow (esmek,üflemek) blew blown
break (kırmak) broke broken
bring (getirmek) brought brought
buy (satın almak) bought bought
catch (yakalamak) caught caught
choose (seçmek) chose chosen
come (gelmek) came come
creep (sürünmek) crept crept
dive (*suya* dalmak) dived/dove dived
do (yapmak) did done
drag (sürüklemek) dragged dragged
draw (çizmek) drew drawn
dream (düş kurmak) dreamed/dreamt dreamt
drink (içmek) drank drunk
drive (*araç* sürmek) drove driven
drown (*suda* boğulmak) drowned drowned
eat (*yemek* yemek) ate eaten
fall (düşmek) fell fallen
fight (dövüşmek) fought fought
fly (uçmak) flew flown
forget (unutmak) forgot forgotten
forgive (affetmek) forgave forgiven
freeze (donmak) froze frozen
get (almak,ele geçirmek vb.) got got/gotten
give (vermek) gave given
go (gitmek) went gone
grow (büyümek) grew grown
hang (asmak) hung hung
hide (saklamak,gizlemek) hid hidden
know (bilmek) knew known
lay (yaymak,sermek) laid laid
lead (yönetmek, yönlendirmek) led led
lie (yalan söylemek, uzanmak) lay lain
light (aydınlatmak) lit lit
lose (kaybetmek) lost lost
prove (kanıtlamak) proved proved/proven
ride (*ata/araca* binmek) rode ridden
ring (*zil,telefon vb* çalmak) rang rung
rise (çıkmak, yükselmek) rose risen
run (koşmak) ran run
see (görmek) saw seen
seek (araştırmak) sought sought
set (kurmak, hazırlamak) set set
shake (çalkalamak) shook shaken
sing (şarkı söylemek) sang sung
sink (batmak) sank sunk
sit (oturmak) sat sat
speak (konuşmak) spoke spoken
spring (sıçramak, fırlamak) sprang sprung
steal (çalmak,aşırmak) stole stolen
sting (sokmak, batırmak) stung stung
strike (vurmak, çarpmak) struck struck
swear (yemin etmek,küfretmek) swore sworn
swim (*suda* yüzmek) swam swum
swing (sallanmak, sallamak) swung swung
take (almak, götürmek) took taken
tear (yırtmak) tore torn
tell (söylemek) told told
throw (atmak, fırlatmak) threw thrown
use (kullanmak) used used
wake (uyanmak, uyandırmak) woke/waked woke/woken/waked
wear (giymek) wore worn
write (yazmak) wrote written



düzensiz fiiller sadece bunlar mı
göksueda Tarih: 26.01.2011 00:00
çok zaman harcamışsınız burda güzel olmuş
mehtap0weri Tarih: 23.01.2011 16:37
çok teşekkürler
.-kral-. Tarih: 30.03.2010 18:50
weaponking ingilizce istediğin kelime varsa türkçe karşılığını ver ingilizce karşılığını vereyim.Orada sayfa açtım oraya yazabilirsin.
weaponking Tarih: 30.03.2010 18:39
apple=elma
like=sevmek
sex=cinsiyet
lıght=ışık
looking=aramak
travel=seyahat etmek
leave=ayrılmak
know=bilmek-tanımak
interwiev=röportaj
smiles=gülümser
great=muhteşem
sparetime=boşzaman
begin=başlamak
day=gün
shout=bağırmak
happy=mutlu
animal=hayvan
counsellar=danışman
causal=rahat





özne+(y+)+fiil+isim+(yer+zaman) olumludur
weaponking Tarih: 30.03.2010 18:22
saolun dostlar güzel bir çalışma ve çok uzun emek harcamışsınız
.-kral-. Tarih: 30.03.2010 18:13
Infinitive (V1) Past Tense (V2) Perfect Tense (V3)

arise (ortaya çıkmak) arose arisen
be (olmak) was/were been
bear (dayanmak,doğurmak) bore borne
begin (başlamak) began begun
bite (ısırmak) bit bitten/bit
blow (esmek,üflemek) blew blown
break (kırmak) broke broken
bring (getirmek) brought brought
buy (satın almak) bought bought
catch (yakalamak) caught caught
choose (seçmek) chose chosen
come (gelmek) came come
creep (sürünmek) crept crept
dive (*suya* dalmak) dived/dove dived
do (yapmak) did done
drag (sürüklemek) dragged dragged
draw (çizmek) drew drawn
dream (düş kurmak) dreamed/dreamt dreamt
drink (içmek) drank drunk
drive (*araç* sürmek) drove driven
drown (*suda* boğulmak) drowned drowned
eat (*yemek* yemek) ate eaten
fall (düşmek) fell fallen
fight (dövüşmek) fought fought
fly (uçmak) flew flown
forget (unutmak) forgot forgotten
forgive (affetmek) forgave forgiven
freeze (donmak) froze frozen
get (almak,ele geçirmek vb.) got got/gotten
give (vermek) gave given
go (gitmek) went gone
grow (büyümek) grew grown
hang (asmak) hung hung
hide (saklamak,gizlemek) hid hidden
know (bilmek) knew known
lay (yaymak,sermek) laid laid
lead (yönetmek, yönlendirmek) led led
lie (yalan söylemek, uzanmak) lay lain
light (aydınlatmak) lit lit
lose (kaybetmek) lost lost
prove (kanıtlamak) proved proved/proven
ride (*ata/araca* binmek) rode ridden
ring (*zil,telefon vb* çalmak) rang rung
rise (çıkmak, yükselmek) rose risen
run (koşmak) ran run
see (görmek) saw seen
seek (araştırmak) sought sought
set (kurmak, hazırlamak) set set
shake (çalkalamak) shook shaken
sing (şarkı söylemek) sang sung
sink (batmak) sank sunk
sit (oturmak) sat sat
speak (konuşmak) spoke spoken
spring (sıçramak, fırlamak) sprang sprung
steal (çalmak,aşırmak) stole stolen
sting (sokmak, batırmak) stung stung
strike (vurmak, çarpmak) struck struck
swear (yemin etmek,küfretmek) swore sworn
swim (*suda* yüzmek) swam swum
swing (sallanmak, sallamak) swung swung
take (almak, götürmek) took taken
tear (yırtmak) tore torn
tell (söylemek) told told
throw (atmak, fırlatmak) threw thrown
use (kullanmak) used used
wake (uyanmak, uyandırmak) woke/waked woke/woken/waked
wear (giymek) wore worn
write (yazmak) wrote written