56- Vakia Suresi Mp3 Ve Türkce Meali

Son güncelleme: 09.12.2006 13:51
  • 1 - Olacak vak'a olduğu zaman

    2 - Onun oluşunu yalanlayacak kimse yoktur.

    3 - O, alçaltıcıdır, yükselticidir.

    4 - Yer şiddetle sarsıldığı

    5 - Dağlar serpildikçe serpildiği

    6 - Dağılıp toz duman haline geldiği

    7 - Ve sizler üç sınıf olduğunuz zaman

    8 - Sağın adamları (var ya) ne mutludurlar onlar!

    9 - Solun adamları ise ne uğursuzdurlar onlar!

    10 - Önde olanlar (var ya), onlar öncüdürler.

    11 - İşte o yaklaştırılanlar,

    12 - Nimet cennetlerindedirler.

    13 - Çoğu önceki ümmetlerden,

    14 - Birazı da sonrakilerden.

    15 - (Onlar) cevherlerle işlenmiş tahtlar üzerindedirler.

    16 - Karşılıklı olarak onların üzerinde yaslanırlar.

    17 - Çevrelerinde, ölümsüzlüğe ulaşmış gençler dolaşırlar.

    18 - Kaynağından doldurulmuş, testiler, ibrikler ve kadehlerle.

    19 - Ondan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir.

    20 - Beğendikleri meyvalar,

    21 - Canlarının çektiği kuş etleri,

    22 - İri gözlü hûriler,

    23 - Saklı inciler gibi,

    24 - Yaptıklarına karşılık olarak verilir.

    25 - Orada boş bir söz ve günaha sokan bir laf işitmezler.

    26 - Duydukları söz, yalnız "selam", "selam" dır.

    27 - Sağın adamları, nedir o sağın adamları!

    28 - Dalbastı kirazlar,

    29 - Meyva dizili muzlar,

    30 - Uzamış gölgeler,

    31 - Fışkıran sular.

    32 - Pek çok meyva arasında,

    33 - Tükenmeyen ve yasaklanmayan

    34 - Ve yükseltilmiş döşekler üstündedirler.

    35 - Biz kadınları yeniden inşa ettik (yarattık).

    36 - Onları bâkireler yaptık.

    37 - Hep yaşıt sevgililer,

    38 - Sağın adamları içindir.

    39 - Bir çoğu öncekilerdendir.

    40 - Bir çoğu da sonrakilerdendir.

    41 - Solun adamları, nedir o solcular!

    42 - İçlerine işleyen bir ateş ve kaynar şu içinde,

    43 - Kapkara dumandan bir gölge altındadırlar.

    44 - Ki ne serindir, ne de faydalı.

    45 - Çünkü onlar bundan önce varlık içinde sefâhete dalmışlardı.

    46 - Büyük günahı işlemekte ısrar ediyorlardı.

    47 - Ve diyorlardı ki: "Biz ölüp, toprak ve kemik yığını olduktan sonra, biz mi bir daha diriltileceğiz?"

    48 - "Önceki atalarımızda mı?"

    49 - De ki: "Öncekiler ve sonrakiler"

    50 - "Belli bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır."

    51 - Sonra siz, ey sapık yalanlayıcılar!

    52 - Elbette bir ağaçtan, zakkum ağacından yiyeceksiniz.

    53 - Karınlarınızı hep onunla dolduracaksınız.

    54 - Üstüne de kaynar su içeceksiniz.

    55 - Susuzluk illetine tutulmuş develerin içişi gibi içeceksiniz.

    56 - İşte ceza gününde onlara sunulacak ziyafet budur.

    57 - Biz sizi yarattık; tasdik etmeniz gerekmez mi?

    58 - Attığınız meniyi gördünüz mü?

    59 - Onu siz mi yaratıyorsunuz yoksa yaratan biz miyiz?

    60 - Aranızda ölümü takdir eden biziz ve bizim önümüze geçilmez.

    61 - Böylece sizin yerinize benzerlerinizi getirelim ve sizi bilmediğiniz bir yaratılışta tekrar var edelim diye (böyle yapıyoruz).

    62 - Andolsun, ilk yaratılışı bildiniz. Düşünüp ibret almanız gerekmez mi?

    63 - Ektiğinizi gördünüz mü?

    64 - Onu siz mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren biz miyiz?

    65 - Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık. Hayret eder dururdunuz.

    66 - "Doğrusu borç altına girdik."

    67 - "Doğrusu, biz yoksul bırakıldık" (derdiniz).

    68 - İçtiğiniz suya baktınız mı?

    69 - Buluttan onu siz mi indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz?

    70 - Dileseydik onu tuzlu yapardık. O halde şükretseniz ya!

    71 - Bir de o çaktığınız ateşi gördünüz mü?

    72 - Onun ağacını siz mi yarattınız, yoksa yaratan biz miyiz?

    73 - Biz onu bir ibret ve çölden gelip geçenlere bir fayda yaptık.

    74 - Öyleyse büyük Rabbinin adını yücelt.

    75 - Hayır, yıldızların yerlerine yemin ederim.

    76 - Bilirseniz bu büyük bir yemindir.

    77 - O, elbette şerefli bir Kur'ân'dır.

    78 - Korunmuş bir kitaptadır.

    79 - Ona temizlenenlerden başkası el süremez.

    80 - (O), âlemlerin Rabbinden indirilmiştir.

    81 - Şimdi siz bu sözü mü küçümsüyorsunuz?

    82 - Rızkınızı, yalanlamanızdan ibaret mi kılıyorsunuz?

    83 - Can boğaza dayandığı zaman

    84 - Ki o zaman siz (ölmek üzere olana) bakar durursunuz.

    85 - Biz ona sizden daha yakınız, fakat siz görmezsiniz.

    86 - Eğer cezalandırılmayacak iseniz,

    87 - Onu geri çevirsenize; şayet iddianızda doğru iseniz.

    88 - Fakat ölen kişiye gelince, eğer o rahmete yaklaştırılanlardan ise,

    89 - Ona rahatlık, güzel rızık ve Naîm cenneti vardır.

    90 - Eğer O, sağın adamlarından ise,

    91 - "(Ey sağcı), sana sağcılardan selam!"

    92 - Ama yalanlayıcı sapıklardan ise;

    93 - İşte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır.

    94 - Ve cehenneme atılma vardır.

    95 - Kesin gerçek budur işte.

    96 -Öyle ise Rabbini o büyük ismiyle tesbih et.

    Vakia Suresi Mp3 Download
#09.12.2006 13:51 0 0 0