Ahir zaman hadisleri

    ahir zamanla ilgili hadis-i şerifler - ahir zaman hadisleri neler


    * İnsanların başına bir zaman gelecek ki, onlardan faiz yemeyen kalmayacak, yemese bile tozu onlara bulaşacaktır.

    * Birçok kişi, az bir dünyalık karşılığında dinini feda edecek.

    * Kazanç, belirli kişiler arasında dolaşacak, dar gelirliler açlık ve sıkıntıya düşecek.

    * Kabirler süslenecek ve Kur'an, kazanç getiren bir meta hâline gelecek...

    * Fitne her eve girecek ve tecrübesiz gençler başa geçecekler.

    * Kur’an’dan bir resim, İslâm'dan bir isim, Müslüman'dan bir cisim kalacak.

    * Üç şey çok kıymetlenecek; Helâl para, kendisiyle amel edilen sünnet ve candan bir dost.

    * Ecnebiler çoğalacak ve Müslümanlara galebe edecekler.

    * Sonradan gelen nesiller, önceden gelenlere sövüp sayacaklar.

    * Mihnet, belâ, musibet artacak, rahat ve huzur kalmayacak, kimse eliyle bunları önleyemeyecek.

    * Bir Müslüman, koyundan daha âciz olacak, hor ve hakîr görülecek.

    * İlim azalacak, cehalet, anarşi ve cinayetler artacak, adam öldürmek, hafif bir suç sayılacak.

    * Hilesiz iş yapılamayacak, tacirler ve yazarlar artacak kalem bollaşacak.

    * Kişi, elbisesini sakındığı kadar dinini sakınmayacak ve fakirler de namaz kılmayacak.

    * Akrabalık bağlan kopacak ve selâm, sadece tanıdık olanlara verilecek.

    * Zenginler ticaret için, hafızlar riya ve gösteriş için hacca gidecekler.

    * Büyükleri merhametsiz, küçükleri hürmetsiz olacak çocukları terbiye, köpekleri terbiyeden daha zor olacak.

    * İnsanlar, kötülüklerden birbirlerini sakındırmayacaklar ve iyiliği emretmeyecekler.

    * Minareler çoğalacak, camiler süslenip ziynetleşecek (kilise ve havralar gibi) ve içlerinden yüksek sesler gelecek.

    * Hainlere emin, emin olanlara hain denilecek ve “şurada emin bir insan vardır” denilecek kadar emin insan sayısı azalacak.

    * Kişiye, şerrinden korkulduğu için ikramda bulunulacak. Görünüşte dost fakat esasında düşman insan sayısı artacak, sözler hep yalan ve birbirine muhalif olacak, amir ve memur çok, doğru iş yapan az olacak.

    * Yıldızlar (fal) doğrulanacak ve kader yalanlanacak.

    * Allahü Teâlâ (C.C.) apaçık inkâr edilecek.

    * Âlicenaplık, izzet-ikram ve cömertlik duyguları kaybolacak ve haklar para karşılığında satılır hâle gelecek.

    * Cemaatin inancı zayıf, ibadeti taklit olacak, hafızlar çok, ama âlim bulunmayacak.

    * Zenginlere itibar edilecek, cimrilik artacak, zekât ağır bir borç olarak kabul edilecek.

    * Âlimler, para ve dünyalık karşılığında ilim öğretecek, âhiret ameli ile dünyalık talep edecekler.

    * Dinden gayrı hususlar için öğrenim yapılacak.

    * Erkekler kendilerini kadınlara, kadınlar da erkeklere benzetecekler.

    * Erkekler erkeklerle, kadınlar kadınlarla münasebetsiz alâkalar kuracak.

    * Her tarafta şarkıcı ve çalgıcı kadınlar zuhur edecek.

    * Söz kadınlarda olacak ve zina yaygınlaşacak.

    * Kadınlar, saçları deve hörgücü gibi, sokaklarda dolaşacaklar.

    * Haram işlemeyi kolaylaştıran imkânlar artacak, gençler günah işlemeye ve kötülük yapmaya çok meyledecekler.

    * İmanı kalpte tutmak, kor ateşi elde tutmak kadar zor olacak, kişi gece mü'min yatacak, sabah kâfir olarak kalkacak veya bunun tersi olacak.

    * Dünya işlerine dalınıp âhiret unutulacak, Allah'ın kitabıyla hükmetmek, ayıp sayılacak.

    * Büyük ve gösterişli binalar yapılacak ve bunlardan dolayı sokaklar daralacak.

    * Yırtıcı hayvanların derileri tabaklanarak çeşitli giyim eşyası yapılacak. (Kürk, manto ve benzeri...)

    * Sabah giyilen elbise başka, akşam giyilen elbise başka olacak. Önünüze yemeklerden birisi gelip diğeri gidecek ve Kabe'nin örtüldüğü gibi, evlerinizin duvarları halılarla süslenecek.

    * Ümmetimin erkekleri şişmanlayacak ve semizleşecekler.

    * Dedikodu, yaygın bir hâl alacak.

    • Herkes “kazanamadığından ve geçinemediğinden” şikâyetçi olacak.

    * Yalancı şahitlik ve boşanmalar artacak, ani ölümler sık görülecek.

    * Mal çoğalıp sel gibi akacak, mal sahibi malına tapacak ve tüccarların çoğu hilekâr olacak.

    * Kişi, karısına itaat edip anasına âsi olacak ve arkadaşına yaklaşıp babasından uzaklaşacak.

    * Gönüller birbirini sevmez olacak, dinde ve dünyalık işlerde muhtelif görüşler belirecek, kardeşler bile dinde ve mezhebe ihtilâf edecekler.

    * İmar edilen şeyler harap edilecek, harap olanlar ise imar edilecek.

    * Fâsıklar başa geçecek ve konuşmasını bilmeyenler halka hitab edecekler.

    * Arap arazisinin çölleri, nehirlere ve yeşilliklere kavuşacak.

    * Köylüler şehirlere akın edecek ve ne idüğü belirsiz deve çobanları, bina yaptırmakta birbirleriyle yarışacaklar.

    * Faize alış-veriş, rüşvete hediye denecek, tefecilik artacak, helal-haram unutulacak, para gelsin de nerden gelirse gelsin denilecek.

    * Zaman kısalacak. Bir sene bir ay gibi, bir ay bir hafta gibi, bir hafta bir gün gibi geçecek, bir günün geçmesi ise bir yaprağın yanması kadar çabuklaşacak, hiçbir şeyde bereket kalmayacak



    KAYNAKLAR: 1- Riyâzüs-Salihîn, İmam Nevevi, Terc: Mehmed Emre. 2- Tezkiret-ül-Kurtubî, imam Şaranî. 3- Kıyamet Alâmetleri Râmuz el- Ehadis'ten Dersler, ist. 1983 4- Kitab ül-Keşf, Celâleddin-i Suyutî, El yazma eser Süleymaniye Kütüphanesi. 5- Kıyamet Alâmetleri, Muhammet! el-Hüseyni, Terc: Naim Erdoğan. -
    Allah razı olsun arkadaşım. Gerçektende söylenenlerin hepsi mevcut şimdiki zamanda. Az kaldı terketmeye uslanmaz, gafil insan. Sen uğraş devam et dur, sonun gelecek her an. Paylaşımın için teşekkür ederim
    Hadisi Şeriflerde kıyamet alametleri
    İslâm bilginleri hadislerde dile getirilen alametleri nitelikleri açısından değerlendirerek bunları Küçük Alametler (Alâmât-ı Suğrâ) ve Büyük Alametler (Alâmât-ı Kübrâ) olmak üzere iki başlık altında toplamışlardır. Âhir zaman olarak tanımlanan Kıyâmet öncesi donemde dini duygu, düşünce ve davranışların zayıflaması, dini kurallara gereken önemin verilmemesi, ibadetlerin terkedilmesi, ahlaksızlığın çoğalması biçiminde kendini gösteren Küçük Alametler'in başlıcaları şu şekilde sıralanabilir:

    a) İnsanların bina yapmakta birbiriyle yarışmaları (Buhârî, Fiten, 25; bk. Tecrid-i Sarih Terc; 1/58).

    b) İnsanların ölümü temenni etmeleri (Buharî, Fifen, 25; Müslim, Fiten, 53-54)

    c) Câriyenin efendisini doğurması (Müslim, İmân, 1).

    d) Hicaz'da bir ateşin çıkarak Busra'da (Şam yakınlarında bir yer) develerin ayaklarını aydınlatması (Buhârî, Fiten, 24; Müslim, Fiten, 42).

    e) Fırat nehrinin sularının çekilerek, nehir yatağından altın çıkması (Müslim, Filen, 29-31).

    f) İkisi de hak iddiasında bulunan iki büyük İslâm ordusunun birbiriyle savaşması (Buhârı, Fiten, 25; Müslim, Fiten, 17).

    g) İslâmî ilimlerin ortadan kalkması, cehaletin artması (Buhârî, Fiten, 4).

    h) Depremlerin çoğalması (Buhârî, Fiten, 25).

    ı) Zamanın yaklaşması, gece ile gündüzün eşit olması (Buhârî, Fiten, 25).

    i) Cinâyetlerin çoğalması, fitnelerin zuhur etmesi (Buhârî, Fiten, 4; Müslim, Fiten, 18).

    j) Yahudilerle Müslümanların savaşmaları, Müslümanların Yahudileri öldürmesi (Tecrid-i Sarih Tercümesi, VIII, 341; Müslim, Fiten, 79-82).

    k) Zinanın açıkça işlenmesi, içki tüketiminin artması, kadınların çoğalıp erkeklerin azalması (el-Ali en-Nâsif Tac, 5/335).

    l) Kahtân'dan bir kişinin çıkarak, insanları asâsı ile sevketmesi Buhârî, Fiten, 23).
    Yahya ibni muaz-el razinin(R.A) bulunduğu bi mecliste;
    Ey insanlar!bir dakika bir dakika!Yarın mahserin durak yerinde hep biraraya geleceksiniz.Her yönden grup grup gelerek Allah`ın huzuruna tek tek dikileceksiniz.Kelime kelime yaptıklarınızdan hesaba çekileceksiniz.kardeşlerim!önünüzde sizin hesabınıza göre elli bin sene uzunluğunda bir gün var,ogün sarsıntı günü,yaklasan gündür,bütün insanlar o gün Allahın huzurunda dikilecektir.ogün,hayıflanma ve pişmanlık günü,tartısma ve hesaplasma günü,hesaplasma günü,feryad günü,gelecegi kesin bir gün,kalp carpıntısı günü,yeniden dirilme günü,herkesin kendi elleri ile islediklerine bakacagı bir gün,aldanma günü,kimi yüzlerin agardıgı ve kimisinin de karardıgı gün.Allah`ın Huzuruna temiz kalble gelenlerden baska malın,coluk cocuğun fayda sağlamadıgı bir gün.zalimlere mazretlerinin fayda vermedigi.kendileri icin fena yerlesme yerı hazırlanan bir gün dür.
    Mukatil ibnn süleyman(R.A.)der ki:
    insanlar kıyamet günü,hic konusmadan yüzyıl beklerler,yüzyılda karanlıkta saskınlık icinde gecer,yüzyılda dalga dalga birbirine sürtünerek Allah'ın Huzurunda cekisirler.Kıyamet Günü,sizin hesabınıza göre elli bin yıl uzunluguna olmasına ragmen ihlaslı bir mü'mine en kısa namaz süresi gibi gelir.
    [FONT=times new roman]Allah (c.c) razı olsun elinize sağlık.
    zor zamanda son zamanda ahir zamanda yaşıyoruz.zor bu zamanda müslüman olmak ve müslüman gibi yaşamak.Allah (c.c) yar ve yardımcımız olsun.o kimsenin kimseye faydasının dokunmadığı o günde rabbimiz bizleri efendimizin şefaatine nail eylesin.selam ve dua ile
    Duâ Âdâbı
    Ebû Hüreyre -radıyallahu anh-dan rivâyete göre Hazret-i Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz buyurmuşlardır ki:

    "Sakın sizden biriniz duâ ederken "Yâ Rabb, dilersen beni mağfiret eyle, dilersen bana merhamet eyle" demesin. İstediğini sağlamca ve kat'ıyyetle istesin. Çünkü Allah'ı şu veya bu işe zorlayabilecek hiçbir kudret yoktur." (1)

    Yine Ebû Hüreyre -radıyallahu anh-'dan rivâyet edildiğine göre Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz buyurmuşlardır ki:

    "Sizden herhangi biriniz" duâ ettim de kabul olunmadı" diyerek acele etmedikçe duâsı kabul olunur." (2)

    Duâ eden duâsında ısrar etmeli, devam etmelidir. Her halde er veya geç müstecâb olur.

    Bir de dünyâda müstecâb olmasa bile kul bunu yine kendi lehine bilip Allah'dan ümidini kesmemelidir. Duâ büyük bir ibâdet olduğu için âhırette de bir ecir ve sevâbı olur.

    Duânın âdabı pek çokdur. Bu cümleden olarak:

    1- Evvelâ abdestli bulunmak,
    2- Bir namazdan sonra yapılmak,
    3- Tevbe ve istiğfârını ve kemâl-i ihlâsını arzeylemek,
    4- Kıbleye yönelmek,
    5- Duâdan evvel Allah'a çokça hamd ü senâ etmek,
    6- Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hazretleri'ne çokça salât ve selâm eylemek,
    7- Duânın nihâyetini âmin ile bitirmek,
    8- Duâda yalnız kendisini düşünmeyip bütün sâlihleri ve bütün mü'minleri duâya müşterek kılmak,
    9- Bir hâcetini isterken ellerini semâya kaldırıp avuçlarını açarak duâ etmek,
    10- Kıtlık; umumî sıkıntı ve felâketlerin def'i için ise ellerinin dışını semâya çevirerek duâ etmek ve Allah'a sığınmak,


    11- Celb-i menfaat için yapılan duâların nihâyetinde ellerinin avuçlarını yüzüne mesh eylemek, def'-i mazarrat için yapılan duâlarda mesh edilmez.
    12- Duânın asıl anahtarı ise helâl lokma yemektir.

    Ebû Musa el-Eş'arî -radıyallahu anh-dan rivâyete göre Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hazretleri Hayber gazâsı'na giderken maiyyetinde bulunan ashab-ı kiram bir vâdiye vardıkta yüksek sesle tekbîr ve tehlîl ederek bağıra bağıra zikrullah etmeğe başladılar. Resûlullah -sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem- Hazretleri:

    "-Kendinize rıfk u merhamet ediniz. Zîra siz ne sağıra, ne de gâibe duâ ediyorsunuz. Ancak her şeyi hakkıyle işiten ve size sizden yakîn olan Allah'a duâ ediyorsunuz. Ve Allahü Teâlâ Hazretleri siz nerede olursanız berâberinizdedir" buyurdu.

    Yani; öyle kendinize bu derece bağırmakla zahmet vermenize hâcet yoktur. Cenâb-ı Hakk'a nisbetle hafî ve cehrî yapılan zikir müsâvidir.

    Ebû Mûsâ diyor ki: O esnâda ben, Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazretlerinin hayvanının arkasında Zât-ı risâletpenâhîleriyle birlikte beraberdim.

    Ve lisânımla



    diyordum.


    Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-Hazretleri bana hitâben:

    - Ey Abdullah bin Kays' buyurdu. Ben de icâbetle:
    - Lebbeyk yâ Resûllallah, dedim. Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazretleri bana hitâben:

    - Ben sana cennet-i a'lânın hazînelerinden bir hazîneye delâlet edeyim mi? buyurunca ben hemen:
    - Babam ve anam sana fedâ olsun yâ resûlallah! Evet irşâd ediniz, dedim.
    Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazretleri:



    "Ma'sıyetten sakınmak ve tâat ve ibâdetlerde kuvvet ve kudret ancak Allah Teâlâ Hazretlerinin tevfık-i Rab-bâniyyesi ve irâde-i Sübhâniyyesiyledir." (3)
    buyurdu.

    Yâni cümle âlemin müdebbir-i hakîkisi ve mutasarrıfı, hepsinin hâlikı olan Allah sübhanehu ve teâlâ-Hazretleridir, demektir.

    Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-Efendimiz'e ve ehl-i Beyt'ine salât ve selâm da duânın en mühim âdabındandır.


    Hadîs-i şerifte:



    "Yapılan bir duâda, Muhammed -aleyhi's-salâtü ve's-selâm- ve ehl-i Beytine salât ve selâm edilmedikçe o duâ, makam-ı icâbete vâsıl olamaz."(4) buyurulmuştur.

    Duâ eden kimse, duânın başında, ortasında ve sonunda Peygamber Efendimize salât ve selâmı tekrar etmeli. Hulûs-i kalb, nezâfet, tahâret, istikbâl-i kıble, izhâr-ı tezellül, tazarru, enbiyâ ve evliyâ ile tevessül, günahkâr ve mücrim olduğunu ikrar ile tevbe ve istiğfar edip haram lokmadan ictinâb etmelidir. Bu sûretle yapılacak hayır duâların kabûlü hakkında şübhe etmemelidir.

    Şunu da ilâve edelim ki:
    Nâsın bâzısı her ne kadar Cenâbı-Hakk'ın kazâ ve kaderine rızâ gösterip sükût eylemeyi duâya tercîh etmişlerse de, muhakkik âlimlerin ekserisi, dünyâ ve âhiret işlerinin esbâbından müretteb olduğunu, müstecâb duâlar ise sebeblerden berî bulunduğunu beyân ile, duâyı terketmek, kazâya rızâ göstermek fikriyle bir şey yememek, şiddetli kışda elbise giymemek, hasta olunduğunda ilâç, muharebede silâh kullanmamak gibi bir takım meşru' olmayan hareketleri irtikâb etmek gibidir, demişlerdir.

    Husûsiyle duâ izhâr-ı ihtiyâç, Cenâb-ı Hakk'a ilticâ olduğundan müstakıllen bir ibâdet makamına kaaim olacağından şu halde lisânen duâ eylemek ve kalben tazarruda bulunmak gerekmektedir.


    ELLRİNE SAĞLIK KARDEŞİM BU KONUYU AÇTIĞIN İÇİNN
    Allah razı olsun kardeşlerim, ellerinize sağlık. mauncan kardeşim hoş geldin diyeyim, değerli paylaşımlarından bizleri mahrum bırakmazsın inşallah. Selametle.
    ne hosgelmesi abicim hayirdir, iyi misin, mauncan yakinda islam bölümünün sahibi olacak sen hala hos geldin diyorsun
    sükut kardeşim sükut mauncan kardeşimin kim ve ne olduğunu çok iyi biliyorum. Uzun zamandır bizi unuttu takılmıyordu da şakayla karışık biraz sitem yapmıştım. Selametle.
    benim söylediklerimi bana koz olarak kullaniyorsun demek

    iyi iyi dostumuzu, düsmanimizi bilelim o zaman, gardini al
    geldim kardeşim gardımı almaya gittim bulamadım, şanslısın hadi. Ya kardeşim biz dostlarımızdan öğrendiklerimizle kendimizi geliştiriyoruz. Senin gardın nerde. Selametle.
    arkadaşlar ne gardı ya ya 2 dakika yanlız bırakmaya gelmiyor sizide
    arada bir böyle takılıyoruz işte sahabeler kardeşim ne yapalım. bu arada konuyu dağıttık. Kusurumuza bakma goksahan kardeşim. Selametle
    S.A abilerim, bacılarım sizler o kadar iyisinizkii sizler le olmamak elde değil rabbim önce sizleri sonra ailenizi ve tüm islem alemini muhaffak eylesin hiç kimseyi ahiretinde utandırmasınn sizde biliyorsunuz önemlii olan ahiret.








    1733 - Sehl İbnu Sa'd (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
    "İki şey vardır, asla reddedilmezler: Ezan esnasında yapılan dua ile, insanlar birbirine girdikleri savaş sırasında yapılan dua."

    Muvatta, Nidâ 7, (1, 70); Ebû Dâvud, Cihâd 41, (2540).
    Allah razı olsun bilgileriniz için teşekkürler
    Allah razı olsun
    AHİR ZAMAN HADİSLERİ

    Peygamberimiz bazı hadislerinde ümmetinin ömrünün binbeşyüz seneyi geçmeyeceğini söylüyor. Ve ahirzaman olarak belirtilen son safhada da yaşanacak kıyamet alametlerini sıralıyor. Aşağıdaki yazıda, Peygamber Efendimiz (S.A.V.) 'in 14 asır önce haber verdiği bu alametleri okuyacaksınız........

    *İnsanların başına bir zaman gelecek ki, onlardan faiz yemiyen kalmayacak, yemese bile tozu mutlaka bulaşacaktır.

    *Bir çok kişi az bi dünyalık zarfında dinini feda edecektir.

    *Kazanç, belirli kişiler arsında dolaşacak, dar gelirliler açlık ve sıkıntıya düşecekler.

    *Fitne her eve girecek ve tecrübesiz gençler başa geçecekler.

    *Kur'an'dan bir resim, islam'dan bir isim, Müslümandan bir cisim kalacak.

    *Üç şey çok kıymetlenecek; Helâl para, Kendisiyle amel edinen sünnet ve Candan bir dost.

    *Ecnebiler çoğalacak ve müslümanlara galebe edecekler.

    *Sonradan gelen nesiller, önceden gelenlere sövüp sayacaklar.

    *Mihnet, bela, musibet artacak, rahat ve huzur kalmayacak, kimse eliyle bunları önleyemeyecek.

    *Köylüler şehirlere akın edecekler ve ne idüğü belirsiz deve çobanları, bina yaptırmakta birbirleriyle yarışacaklar.

    *Bir Müslüman koyundan daha âciz olacak, hor ve hakir görülecek.

    *İlim azalacak, cehalet, anarşi ve cinayetler artacak, adam öldürmek hafif bir suç sayılacak.

    *Hilesiz iş yapılamayacak, tacirler ve yazarlar artacak kalem bollaşacak.

    *Kişi elbisesini sakındığı kadar dinini sakınmayacak ve fakirler de namaz kılmayacak.

    *Akrabalık bağları kopacak ve selam, sadece tanıdık olanlara verilercek.

    *Zenginler ticaret için, hafızlar riya ve gösteriş için hacca gidecekler.

    *Büyükleri merhametsiz küçükleri hürmetsiz olacak; çocukları terbiye, köpekleri terbiyeden daha zor olacak.

    *İnsanlar kötülüklerden birbirlerini sakındırmayacak ve iyiliği emretmeyecekler.

    *Minareler çoğalacak, camiler süslenip ziynetlenecek (kilise ve havralar gibi) ve içlerinden yüksek sesler gelecek.

    *Hainlere emin, emin olanlara hain denilecek ve ''şurada emin bir insan vardır'' denilecek kadar emin insan sayısı azalacak.

    *Kişiye, şerrinden korkulduğu için ikramda bulunulacak. Görünüşte dost fakat esasında düşman sayısı artacak, sözler hep yalan ve birbirine muhalif olacak, amir ve memur çok, doğru iş yapan az olacak.

    *Yıldızlar (fal) doğrulanacak ve kader yalanlanacak.

    *Allahü Teâlâ apaçık inkar edilecek.

    *Âlicenaplık, izzet-i ikram ve cömertlik duyguları kaybolacak ve haklar para karşılığı satılır hale gelecek.

    *Cemaatin inanacı zayıf, ibadeti taklit olacak, hafızlar çok ama âlim bulunmayacak.

    *Zenginlere itibar edilecek, cimrilik artacak, zekat ağır bir borç olarak kabul edilecek.

    *Âlimler para ve dünyalık karşılığında ilim öğretecek, ahiret ameli ile dünyalık talep edecekler.

    *Dinden garı hususlar için öğrenim yapılacak.

    *Erkekler kendilerini kadınlara, kadınlar da erkeklere benzeyecekler.

    *Erkekler erkeklerle, kadınlar kadınlarla münasebetsiz alakalar kuracak.

    *Her tarafta şarkıcı ve çalgıcı kadınlar zuhur edecek.

    *Söz kadınlarda olacak ve zina yaygınlaşacak.

    *Kadınlar, saçları deve hörgücü gibi, sokaklarda dolaşacaklar.

    *Haram işlemeyi kolaylaştıran imkanlar artacak, gençler günah işlemeye ve kötülük yapmaya çok meyledecekler.

    *İmanı kalpte tutmak, kor ateşi elde tutmaktan daha zor olacak, kişi gece mü'min yatacak sabah kafir olarak kalkacak veya bunun tersi olacak.

    *İçkiyi devletler teşkil edecekler ve muhtelif isimler altında içilecekler.

    *Dünya işlerine dalıp ahiret işleri unutulacak, Allah'ın kitabıyla hükmetmek ayıp sayılacak.



    *Büyük ve gösterişli binalar yapılacak ve bunlardan dolayı sokaklar daralacak.

    *Yırtıcı hayvanların derileri tabaklanarak çeşitli giyim eşyası yapılacak.

    *Sabah giyinen elbise başka akşam giyinen elbise başka olacak. Önünüze yemeklerden biri gelip diğeri gidecek ve Kabe'nin örtüldüğü gibi evlerimizin duvarları da halılarla süslenecek.

    *Ümmetimin erkekleri şişmanlayacak ve semizleşecekler.

    *Dedikodu yaygın bir hal alacak.

    *Herkes ''kazanamadığından ve geçinemediğinden'' şikayetçi olacak.

    *Yalancı şahitlik ve boşanmalar artacak, ani ölümler sık görülecek.

    *Mal çoğalıp sel gibi akacak, mal sahibi malına tapacak ve tüccarların çoğu hilekar olacak.

    *Kişi karısına itaat edip anasına asi olacak ve arkadaşına yaklaşıp babasından uzaklaşacak.

    *Gönüller birbirini sevmez olacak, dince ve dünyalık işlerde muhtelif görüşler belirlenecek, kardeşler bile dinde ve mezheplerde ihtilaf edecekler.

    *İmar edilen şeyler harap edilecek, harap olanlar ise imar edilecek.

    *Fazıklar başa geçecek ve konuşmasını bilmeyenler halka hitap edecekler.

    *Arap arazisinin çölleri, nehirlere ve çöllere kavuşacak.

    *Faize alış-veriş; rüşvete hediye denecek, tefecilik artacak, helal-haram unutulacak, para gelsin de nerden gelirse gelsin denecek.

    *Zaman kısalacak. Bir sene bir ay gibi, bir ay bir hafta gibi, bir hafta bir gün gibi geçecek. Bir günün geçmesi ise bir yaprağın yanması kadar çabuklaşacak. Hiçbir şeyde bereket kalmayacak





    KAYNAKLAR:
    1.Riyâzüs-Salihîn.İmam Nebevi Terc:Mehmed Emre
    2.Tezkiret-ül-Kurtubî.İmam Şaranî
    3.Kıyamet almametleri Ramuz el-Ehadis'ten Dersler
    4.Kitab ül-Keşf,Celaleddin-i Suyuti,El yazma eser Süleymaniye Kütüphanesi
    5.Kıyamet alametleri,Muhammet el-Hüseyni. Terc:Naim erdoğan