Selam arkadaşlar, uzun zamandır forumdayım ama ilk defa içimi dökmek için buralara yazıyorum. Geçen gün bizim liseden eski bir arkadaşla konuştum, çocuk üç yıldır Almanya'da yaşıyor. Instagram'da paylaştığı fotoğraflara baksan her gün festivalde, her gün hayatın tadını çıkarıyor sanırsın. Ama telefonda bana bir anlattı, içim burkuldu resmen. Adam resmen yalnızlıktan duvarlarla konuşacak hale gelmiş.
Ben de bir dönem Erasmus için Polonya'da kaldım, oradan az çok biliyorum o yabancılık hissini ama temelli yerleşmek bambaşka bir olaymış demek ki. Biz burada komşuyla iki laf ederiz, bakkalla şakalaşırız, sokakta bir sıcaklık var ya hani. Orada her şey aşırı mekanik, herkes kendi dünyasında.
Sosyal Hayatın O Buz Gibi Kuralları
Arkadaşın anlattığına göre birine kahve içmeye gideceksen iki hafta önceden randevulaşman gerekiyormuş şaka gibi. Bizde "hadi akşam bize çaya gelin" dersin, olay biter. Orada her şey planlı, programlı ve maalesef çok yapay. İşten çıkınca kimse kimseyle takılmıyor, herkes evine koşturuyor. Haliyle bizim sıcakkanlı bünyeler bu soğuk havaya ve insan ilişkilerine ayak uydurmakta acayip zorlanıyor.
Aranızda Bunu Yaşayan Var mı?
Tabii ki ekonomik şartlar, düzen, sistem falan orada çok daha iyi, ona hiçbir lafım yok. Ama ruh sağlığı ve o insani sıcaklık olmadan sadece faturaları rahat ödemek gerçekten yetiyor mu? Gitmeden önce "aman abi insanı çok medeni, kimse kimseye karışmıyor" diyoruz ama işin içine girince o medeniyet bir süre sonra duvarsı bir yalnızlığa dönüşüyor sanki.
Aranızda şu an aktif olarak yurt dışında yaşayan, bu süreci atlatmış ya da hala bu buhranla boğuşan var mı? Siz bu yalnızlık hissiyle nasıl başa çıkıyorsunuz? Yoksa ben mi çok duygusal yaklaşıyorum olaya, ne diyorsunuz?