Selam arkadaşlar, forumun eski topraklarından biriyim bilirsiniz, genelde buralarda geyik döner ama bugün kafama takılan samimi bir şeyi sizinle paylaşmak istedim.
Geçen gün evde temizlik yaparken köşede tozlanmış klasik gitarımla göz göze geldim. Hani şu her sene "bu yıl kesin öğreneceğim" deyip kılıfından bile çıkarmadığımız cinsten. Yaş da aldı başını gidiyor, iş güç arasında parmakları esnetmek o kadar zor geliyor ki anlatamam.
O Parmak Uçlarının Acısı Ne Zaman Geçecek?
Gençken sanki her şey daha kolaydı ya da bana öyle geliyor. Şimdi iki akor basayım diyorum, sol el serçe parmağım sanki bana ait değilmiş gibi bağımsızlığını ilan ediyor. YouTube'dan ders videoları izliyorum, adam orada dünyanın en kolay şeyiymiş gibi şakır şakır çalıyor. Ben daha Bare basarken parmağımı nereye koyacağımı şaşırıyorum. Aranızda benim gibi yirmili yaşların ortasından veya otuzundan sonra sıfırdan enstrüman çalmaya heves edip başarılı olan var mı? Yoksa kendimi kandırmayı bırakıp gitarı sarı siteye mi koysam?
Yalnız Olmadığımı Söyleyin
Bazen de diyorum ki, neyine senin bu yaştan sonra sololar falan? Aç müzik uygulamasını, arkadan çalsın işte. Ama o tellerle kurulan bağ, o ritmi kendin yakalama hissi bambaşka bir şey. Notaları ezberlemek bir dert, ritim kaçırmamak ayrı bir dert. Yine de vazgeçmek istemiyorum, içimde bir yerlerde hala o lise yıllarının amatör ruhu yaşıyor sanırım.
Siz ne düşünüyorsunuz arkadaşlar? Bu yaşlarda sıfırdan gitar, piyano ya da başka bir alet öğrenmeye çalışan oldu mu aranızda? Yoksa gerçekten tren çoktan kaçtı mı? Taktiklerinizi ve motivasyon verici hikayelerinizi bekliyorum, biraz gaza getirin beni.