Bilim, vücudun en kuvvetli kaslarından birisi olduğu bilinen dil kasına, yeni bir yetenek daha kazandırmak üzere. Engelli hastaların yalnızca dillerini kullanarak, bir bilgisayar sistemi yardımıyla tüm çevrelerine hakim olabileceklerini düşünen araştırmacılar, bu şekilde işleyebilecek ağız bilgisayarlarının üretilebileceğini düşünüyorlar.

Boyundan aşağısı felçli olan hastaların, günümüzde kullanabilecekleri çok sayıda sistem bulunuyor. Bunların en sık kullanılanı, bir tüp içerisinde üfleme ya da bu tüpten hava çekme yoluyla kontrol edilebilen teknik. Ancak, bu tekniğin önemli bir kısıtlaması var: kullanıcıya yalnızca 4 komut seçeneği sunması.

Kullanımı yaygın olan diğer bir sistem, baş ve boyunun hareketlerini ölçmeye dayanıyor. Bu ayrıntılı sistemlerin olumsuz yanı da, aygıtın kullanımının zor ve yorucu olabilmesi. Halen geliştirilmekte olan ve göz hareketlerini takip eden sistemlerse oldukça pahalı olmalarının yanında, yavaş kalabiliyorlar ve sinyallerin okunmasında karışıklıklar yaşanabiliyor.

Tüm bu nedenlerden ötürü, duyarlı ve esnek bir kas olan dil, kullanım için en uygun seçeneği sunuyor. Kolay yorulmayan bu organın önemli üstünlüklerinden birisi de, kazalarda en sık hasar alan bölge olan omurilik tarafından değil, beyin tarafından yönetiliyor oluşu.
Daha önce geliştirilen bir sistemde üst damağa yerleştirilen 9 tuşlu klavyenin yerini, bu kez sanal bir klavye aldı. Dilin ucuna yerleştirilen yaklaşık 3 milimetre genişliğindeki bir mıknatısın hareketi, yanakların içerisine yerleştirilen algılayıcılarla takip ediliyor ve bu algılayıcılar da baş üzerine takılan aksesuara dilin hareketiyle ilgili sinyaller gönderiyor. En son aşamada da, bu sinyaller bir bilgisayar yazılımı aracılığıyla komutlara çevriliyor ve çeşitli elektronik aksamlar bu sayede hareket ettiriliyor.

Sistemin açık konuma getirilmesi sonrasında, kullanıcının 6 temel komut hakkı bulunuyor: sağ, sol, ileri, geri, tek tıklama ve çift tıklama. Bunların birbirleriyle kombinasyonu sayesinde yüzlerce farklı komut elde edebileceklerini umut eden araştırmacıların, bazı olumsuzlukların da üstesinden gelebilmeleri gerekiyor: Öncelikle baş üzerine giyilen aksesuarın daha küçük ve daha hafif hale getirilmesi gerekiyor, daha sonra da yazılımı geliştirmeleri, mıknatısın boyutunu ayarlamaları ve telsiz bataryanın ömrünü uzatmaları. Tabii ki tüm bunları yaparken, sistemin toplam fiyatını da “mantıklı” bir aralığa indirebilmeleri şart.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 314
favori
like
share
faruk63 Tarih: 08.03.2009 14:41
teknoloji harikası yapılmış