Liberalizm - Liberalizm nedir - Liberalizmin tanimi

Liberalizmin temelinde Avrupa’da feodal sistemi parçalanması sonucu, toprak soyluları dediğimiz aristokat sınıfı ile sanayileşme ve ticaretin gelişmesiyle oluşan burjuva sınıfı arasındaki çatışma ve uyuşmazlılar yatmaktadır.



Liberalizm serbest piyasa ekonomisi, serbest ticaret gibi kavramlarla açılanan, temelde ekonomik olan, fakat siyasal sistemlaride yakından ilgilendiren bir akımdır. Liberal ideoloji ile burjuva sınıfı, aristorat ve ruhban sınıfları ile hukuksal haklar bakımından eşitlik elde etmeyi istemiştir. Özgürlükle kastedilen ise ekonomik kısıtlamaların ve sınırlamaların önlenmesine yöneliktir. “1789 Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi” bir anlamda liberalizmin haklar ve özgürlükler listesi sayılabilir.



Liberalizmin teorisyenleri, liberal anlayışı anlamız konusunda oldukça önemlidir. John Locke liberalizm ideolojisinin ilk teorisyeni olarak kabul edilebilir. Locke’a göre, insanlar doğal halde özgür ve eşit yaşarken, siyasal toplum haline geçince özgürlüklerinden vazgeçmiş, cezalandırma hakkını toplumsal düzen adına siyasal iktidara devretmişlerdir. Halk kendi egemenliğini siyasal iktidara canını, malını korsun diye vermektedir. John Locke’un tüm çabası burjuva sınıfının siyasal, ekonomik,toplumsal ve hukuksal haklardan pay alabilmesini sağlamaktır.



Montesquieu’de mutlak monarşileri aristokratlar lehine eleştirmekte, burjuva sınıfı yararına teoriler üretmektedir. Montesquieu kuvvetler ayırımını gündeme getirirken, bu ayrımın yönetimlerin bozulmalarını önleyebileceğini ileri sürmektedir. Montesquieu, John Locke gibi Fransız Devriminin fikir babalarındandır.



Jean Jacques Rousseau’da Fransız Devriminin en büyük teorisyenlerindendir. Rousseau “Toplumsal Sözleşme” adlı eserinde yazılı almamakla birlikte, insamların aralarında yaptıları bir sözleşme ile toplu halde yaşamayı kabul ettikleri ve böylece bir çok özgürlüklerinden vazgeçtiklerini anlatmaktadır. Rousseau’ya da göre varlıklı toplumlar için en iyi yönetim biçimi “monarşi” orta zenginlikteki toplumlar için “aristokrasi” küçük ve yoksul toplumlar için de “demokrasi” olmalıdır. Rousseau gerçek demokrasinin ancak tanrıların uygulanabileceğine inanır.

Etiketler:
Beğeniler: 1
Favoriler: 1
İzlenmeler: 1135
favori
like
share