siagara kullanımını bırakma
Sigara dünyada ve ülkemizde önemli bir halk sağlığı sorunudur. Geçtiğimiz yüzyılın sonunda yaşları 35-69 yaş arasında bulunan insanların ölümlerinin %30'unun, 69 yaş üstündeki insanların ölümlerinin ise %14'ünün sigara içimine bağlı geliştiği tahmin edilmektedir. Yetmişli yıllardan bugüne gelişmiş ülkelerde sigara içim oranları azalmakla birlikte gelişmekte olan ülkelerde yükselmeye devam etmiştir . Türkiye'deki erişkin nüfusun yaklaşık yarısı sigara içmektedir. Dünya Bankası raporlarına göre 1990-1997 yılları arasında dünyada sigara içiminin en hızlı arttığı ikinci ülke Endonezya'yı izleyen Türkiye'dir. Türkiye'de 1965-1992 yılları arasında akciğer kanserinden olan ölümler erkeklerde %25'ten 40'a, kadınlarda %12' den %17'ye yükselmiştir. Dünyada sigara içmenin yaygınlığının bir ölçütü olarak yapılan araştırmalarda sigaradan dolayı her 10 saniyede bir kişinin öldüğü hesaplanmaktadır. Sigara vazgeçilebilir bir alışkanlıktır. Sigaraya karşı alınan önlemler ve eğitim programları sonucu, Amerika'da 36 milyon, Fransa'da 8 milyon ve Isviçre'de 1 milyon kişi sigarayı bırakmıştır. Ancak sigara içimi/bağımlılığı Dünya Sağlık Örgütü'nün sınıflandırılmasında (International Classification of Diseases,10th Revision; F.17) bir hastalık olarak ele alınmaktadır. Bu nedenle sigara bağımlılığının (hastalığının) tedavisi hekimin görevleri arasındadır.

Sağlık kuruluşlarına başvuran olguların hangi nedenle gelmiş olursa olsunlar sigara içme durumları kesinlikle sorgulanmalıdır. Hekim karşılaştığı her hastayı sigara alışkanlıkları açısından sorguladıktan sonra hastasına sigarayı bırakmasını önermeli, bırakma konusunda hastasını yönlendirip, gerekli tedavi yöntemlerini uygulamalıdır. Sigarayı bırakma döneminde hastanın izlenmesi ve desteklenmesi gereklidir. Sigaranın bırakılması, sigaranın neden olduğu hastalıklarla ilgili hastaları tedavi eden bütün tıp branşları açısından olduğu gibi, halk sağlığı ve koruyucu hekimlik açısından da önemlidir. Sigara içiminde; davranış alışkanlığı, fizik ve psikolojik bağımlılık rol oynamaktadır. Sigaranın bırakılmasına yardımcı olmak için bir çok yöntem geliştirilmiştir. Bunların başlıcalarından biri olan davranışçı yöntem; hasta eğitimi, bireysel ya da grup terapileri, ters güdülenme ve tiksindirme, psikoterapi, transendental meditasyon, hipnoz, desensitizasyon ve duygusal deprivasyonu içerir.

Eğitim programları sigaranın sosyal ve psikolojik bir alışkanlık olduğu, bu nedenle iradenin ve motivasyonun güçlendirilmesi ile sigaranın bıraktırılacağı düşünülerek hazırlanmışsa da, beklenildiği kadar başarılı olamamıştır . Ters güdülenme ve tiksindirme davranış tekniği ile sigaranın bırakılmasında sigara içimine karşı olumsuz bir yanıt oluşumunun öğrenilmesi sağlanmaya çalışılır. Ancak bu tekniğin sağlık açısından bazı yan etkileri ortaya çıkmıştır. Kendi kendine bırakma tekniği genellikle bir yönetici ya da terapistin yönetiminde kişinin kendi kendine sigarayı bırakmasıdır ve bazı ters güdülenme yöntemlerini de içerir. Sigaranın bırakılmasını sağlamak amacıyla birçok ülkede gönüllü sağlık örgütleri, tarafından grup tedavilerine yönelik programlar hazırlanmıştır. Bu programların içerikleri benzer olup, genellikle konferanslar, grup etkinlikleri, kişinin günlük alışkanlıklarını tanımasına yönelik egzersizler, sigaranın azaltılarak bırakma gününe karar verilmesine yönelik programlar, aşırı sigara içme isteği ile baş etme yöntemleri, sigaraya yeniden başlanmasını engellemeye yönelik öneriler ve stres tedavisinin pratiklerinin yapılması gibi konuları içerir. Kullanılmakta olan sigara markası değiştirilerek nikotin içeriği daha düşük olduğu bilinen bir sigara markasına geçilmesi ya da içilmekte olan sigara markasını değiştirmeden günlük içilen sigara sayısının yavaş yavaş azaltılması, günlük nikotin alımını düşürmeye yönelik azaltma yöntemleridir. Ancak yavaş yavaş azaltma yöntemleri kandaki nikotin düzeyini eşik değerin altına düşürerek nikotin yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olur. Bu durumda oldukça sıkıntı ve stres hisseden kişinin yeniden eski alışkanlığına dönmesi olasıdır. Sigaranın birden bire bırakılması ise kişinin nikotin yoksunluk belirtilerini yoğun olarak hissettiği oldukça zor bir yöntem olmakla birlikte bir-iki haftalık bir süre sonunda bu belirtilerin şiddeti azalmakta ve sonraki günlerde birdenbire bırakanlar yavaş yavaş azaltanlara göre daha ender olarak aşırı sigara içme isteği ile zorlanmaktadırlar. Dolayısıyla birdenbire bırakanların yeniden başlama eğilimi, azaltarak bırakanlara göre daha azdır.

Hekimin Desteği Hekimlerin telkin, öneri ve desteklerinin birçok sigara içen hastayı sigarayı bırakma konusunda motive ettiği, hastalara cesaret vererek bırakmayı denemesini sağladığı bilinmektedir. Özellikle birinci basamakta çalışan hekimlerin sigara bırakma konusunda duyarlı olmaları çok önemlidir. Hekimlerin yönlendirdiği ve olguların en az altı ay izlendiği 28 sigara bıraktırma programının analizinde hekimlerin yalnızca hastaya sigarayı bırakmasını öğütlediği 15 programın ortalama başarısı %5 (%3-%13), hekimlerin hastaya sigaranın bırakılması için yoğun destek verdiği 13 programın ortalama başarısı %29 (%13- %40) olarak saptanmıştır. Hamilelerin, akciğer ve kardiyovasküler hastalığı olan kişilerin hekimlerin yönlendirmesi ile sigarayı bırakma oranları diğer olgulara göre daha yüksektir. Hamilelerde bu oran %1-35 arasında değişmektedir. Hekimlerin desteği ile sigaranın bırakılma oranının akciğer hastalarında %10- 76 (ortalama bir yıl bırakmış kalma oranı %31.5), kalp hastalarında %11-73, (ortalama bir yıl bırakmış kalma oranı %43) olarak bulunmuştur . Ani ölüm ya da yakın bir zamanda ölüm korkusu sigaranın bırakılmasında en güçlü motivatörlerdendir. Yakın zamanda miyokard infarktüsü geçirmiş olguların hekimin desteği ile sigarayı bırakma oranı %60'a kadar yükselmektedir.

Sigaranın bırakılması sırasında kişilerin yaşadığı dört deneyim (dönem) vardır . Bunlar:
1) düşünce öncesi; kişinin sigarayı bırakmayı ciddi bir biçimde düşünmediği dönem,
2) düşünme; kişinin sigarayı bırakmayı ciddi olarak düşündüğü ve planladığı dönem,
3) hareket; kişinin sigarayı bırakmayı denediği ve bırakmaya çalıştığı dönem,
4)bırakmış kalma; kişinin sigara içmeyi bıraktıktan sonra yeniden içmekten kaçınması ve bırakmış kalmasıdır.

Bütün bu dönemlerde hekim telkin ve desteğinin sigaranın bırakılması konusunda büyük önemi vardır. Hekim sigarayı bırakmayı düşünmeyen hastasını, bırakması açısından uyararak bu konuyu ciddi olarak düşünme yönünde motive edebilir. Sigarayı bırakmaya hazır ve kararlı olan bir hastaya ise hekim sigarayı bırakma teknikleri ve programları hakkında bilgi vererek destek olabilir. Yani hekimin sigaranın bırakılmasındaki temel desteği bu konuda motivasyonu olmayan hastayı, bırakma konusunda motive etmek, bırakmaya hazır olan hastaya ise bu konuda destek vermek, bırakma yöntemlerini öğretmek ve tıbbi tedavi vermektir. Hekimlerin bu konudaki desteği dört aşamada değerlendirilebilir: Sorgulama, öneri, tedavi ve izleme .

Sorgulama; Hekim, her klinik görüşmede hastaya sigara içip içmediğini, ne kadar içtiğini, bırakmayı düşünüp düşünmediğini, daha önceki bırakma deneyimlerini sorar ve nikotin bağımlılığının derecesini belirler. Öneri; Hekim çok net ve anlaşılır bir dille hastaya sigarayı bırakmasını önerir. Bu önerinin hastanın motivasyonunu güçlendirmesi için sigaranın zararları, kişisel risk etmenleri, sigarayı bırakmasının kendisine ve ailesine getireceği yararlar açıklanabilir. Kişilerin sigarayı bırakmasına destek olan motivasyon etmenleri farklıdır ve biri için geçerli olan neden diğerini hiç etkilemeyebilir. Kişilerin sigarayı bırakmasındaki en önemli etmenlerin kendi sağlıklarını korumak ve çocuklarına iyi örnek olmak olduğu bildirilmiştir. Ancak; sigaranın neden olduğu hastalıklar nedeni ile mortalite açısından büyük risk taşımalarına karşın sigara içmeyi sürdüren kişiler vardır. Bu nedenle sigara ve sağlık ilişkisinin anlatılması birçok olguyu sigarayı bırakmayı denemesi konusunda motive etmeyebilir. Çünkü sigara içme alışkanlığının farklı bileşenleri vardır. Bu nedenle hekim hastasının sigara içme alışkanlığının sürmesi durumunda, sigarayı bırakmasını önermeyi ve destek olmayı sürdürmelidir.

Tedavi; bu aşamada hekim sigarayı bırakmak isteyen hastasına bırakma yöntemlerinden birini önerir. Birçok hasta kendi başına bırakabildiği gibi, diğer yöntemlerden de (farmakolojik tedavi, grup psikoterapileri, vb) yararlanılabilir. Hasta ile birlikte sigarayı bırakma tarihine karar verilir. Sigarayı bırakırken hastaya yardımcı olacak bu konuda yaşayabileceğisorunları açıklayan broşür, kitap, vb verilebilir. Kişinin sigara ile birlikte yapmaya alışık olduğu, sigara ile özdeşleştirdiği aktiviteler; çay, kahve, içki içmek, televizyon seyretmek, kitap okumak, el işi yapmak, arkadaş toplantıları gibi davranışları birlikte irdelenir. Çünkü sigaranın bırakılması aşamasında bu özdeş aktivitelerin sürdürülmesi sıkça sigara içme isteğini çağrıştıracaktır.

Izleme; bu dönemde hekim sigarayı bırakan hastasını belirli aralıklarla görmek üzere kontrole çağırır. Ilk iki hafta içinde öngörüşme, bırakmayı izleyen ilk ay haftalık, bunu izleyen 3., 6., 12. aylarda ise yeniden görüşmeler önerilmektedir. Ilk yıl içinde hastanın izlenmesi mektup göndermek ya da telefon görüşmeleri ile de sıklaştırılabilir. Izleme döneminde hastanın sigarayı bırakmış kalma durumu, motivasyonun sürekliliği, yeniden başlama (relaps) eğilimi değerlendirilir. Genellikle relapslar, sigara içmenin bırakıldığı ilk haftalar içinde olmaktadır. Sigarayı bırakan kişi ilk iki kontrolüne kadar sigara içmemişse bırakmış kalma olasılığı yüksektir. Ancak relapslar başarısızlık olarak değerlendirilmemeli ve yeniden bırakma yönünde kişi motive edilmelidir.

Sigara Bırakma Polikliniklerinde Hastaya Yaklaşım Sigara bırakma poliklinikleri sigarayı bırakmak isteyen bütün içicilere yoğun bir tedavi programının uygulandığı uzmanlaşmış polikliniklerdir. Burada yapılan ilk görüşmede hekim hastanın genel sağlık durumunu değerlendirdikten sonra hastalık riskleri ve bırakmanın yöntemleri konusunda bilgi verir ve gerektiğinde uygulamayı düşündüğü farmakolojik tedavi konusunda hastayı aydınlatır. Bu polikliniklerde sigara konusunda yetişmiş hekim dışı sağlık personeli ise psikososyal yardım ya da davranış eğitimi açısından hastaya yardımcı olur. Sigara ile ilgili bilgilerin ve uygulanan tedavi programının yazılı dökümante edilmesi önemlidir, bu polikliniklerde hastalara broşür, kitapçık gibi yazılı materyal sağlanabilir.

Sigara bırakma programının her biri en az 10 dakika süren, dört ya da daha fazla görüşmeyi içermesi önerilmektedir. Hastalar bırakma gününden sonraki ilk 15 gün içinde en az bir kez görülmeli, izleyen üç ay, ayda bir kez ve daha sonra 3 ayda bir görüşmelerle bir yıllık izlem tamamlanmalıdır. Görüşmeler, hem bireysel, hem de grup görüşmeleri biçiminde yapılabilir. Ayrıca telefon görüşmeleri etkili bir uygulamadır. Telefon görüşmeleri, olgular kontrole gelmediği zaman ve poliklinik kontrol tarihleri arasında, izleyen hekimin belirlediği tarihlerde ve sıklıkta yapılabilir. Destek ve davranış tedavileri; pratik öneriler (sorun çözme, beceri geliştirme) ile tedavi sırası ve sonrasındaki sosyal desteği içermelidir. Sigarayı bırakacak olan hastanın öncelikle sigarayı bırakmaya hazırlanması gerekmektedir. Bu nedenle önce kişinin sigara bağımlılığının tanısı gerekir.

Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 502
favori
like
share
CLassMaN Tarih: 12.06.2009 21:36
SigaraYı BırakMak İrade İşi Bir Kişii Ne Kadar Çok İradeLiyse Okadar Çabuk BıraKır..
Annemde Der HerzaMan Sigara İçen KişiLerle Dost OLma.. DeR!. Ama Bu İradeye BağLı Bir Şey..
Benim Çevremde Çevre DemiyeLimde MeseLA OkuL ArKadaşLArım %80 Sigara İçerr Ben %20'SiyLEmi Dost OLacam.. Komik Bir Şey Ama Ben HepsiyLE Dostum %20'si NeDen SigaRA İçmiyor?!..


BunLarıda eKLeyebiLiriiz SanıRım..


Hala Sigarayı Bırakmadınız Mı? Yada O Sizi Mi? BıraKmadı!..

Türkiye’de sigara içme yaşının 13’e kadar düştüğü ve sigara bağımlılarının reklamlardan kolay etkilendiği belirtildi.


21 Kasım — Sigarayla Savaşanlar Derneği 2. Başkanı Prof. Ahmet Ercan, “Türkiye’de her 2 kişiden biri, her 4 erkekten 3’ü, her 4 kadından biri ve her 5 gençten 4’ü sigara içiyor” dedi. Gelişmiş ülkelerde sigara kullanımı azalırken, üretici firmaların gelişmekte olan ülkelere yönelmesi yüzünden sigara bağımlılığının bu ülkelerde daha da arttığına dikkat çekildi.





Sigara


Sigarayla Savaşanlar Derneği 2. Başkanı Prof. Ahmet Ercan, Türkiye’de her 2 kişiden birinin sigara içtiğini, çocuklarda sigara içme yaşının da 13’e kadar düştüğünü söyledi. Prof. Ercan, “Sigarayı Bırakma Günü” nedeniyle yaptığı yazılı açıklamada, 1990-91’den beri yabancı sigara üretimi yapılan Türkiye’ye ilk kez tütünün 1601 yılında girdiğini kaydetti. Türkiye’de yılda 6 milyar 500 milyon paket sigaranın satıldığını belirten Prof. Dr. Ercan,”65 milyonluk Türkiye’de her yıl sigara ile gelen 43 tür hastalıktan 100 bin kişi ölüyor” dedi.
Ülkede 600 bin tütün üreticisi, 38 bin tekel çalışanı, 175 bin dağıtıcı ve 250 bin satış yeri bulunduğunu, her 65 kişiden birinin de tütün işinde çalıştığını ifade eden Prof. Dr. Ercan, “Yılda 100 bin kişinin ölümüne yabancı işletmelerin yanı sıra ne yazık ki bir devlet kuruluşu olan TEKEL de katkıda bulunmaktadır” dedi.

TÜRK HALKININ SİGARAYA ÖDEDİĞİ PARA
Türk halkının sigara almak için ödediği paranın yılda 4.5 milyar dolar olduğunu vurgulayan Prof. Ercan, bu para ile Türk ekonomisini diriltecek Bakü-Ceyhan Petrol Hattı’ndan 2, nükleer enerji santralinden bir tane, 225 bin yoksul aileye ev, 500 fabrika, 22 bin 500 lise, 25 bin ilkokul ve 4 bin hastane yapılabileceğini belirtti.

YILDA 250 MİLYAR DOLAR KAZANÇ
Prof. Dr. Ercan, dünyada sigaradan bir yılda 250 milyar dolar, silah satışından ise 1.5 trilyon dolar kazanıldığını belirterek, açıklamasında şu bilgilere yer verdi: “Dünyada her yıl sigaradan 3.5 milyon kişi, Türkiye’de ise her saat 2 kişi ölmektedir. Türkiye’de her 2 kişiden biri, her 4 erkekten 3’ü, her 4 kadından biri ve her 5 gençten 4’ü sigara içiyor. Türkiye’de çocuklarda sigara içme yaşı 13’e kadar düştü. Her sigara insan ömründen 11 dakika götürmekte, beş dakikada 20 tane sigara içen kişi, zehirlenmeden ötürü hemen ölebilmektedir.

KAPALI YERDE SİGARA YASAĞI
Günde 1 paket sigara içen insanın 20 yılda bedeninde biriken katran 7 gramdır. Sigarayı bırakan kişide 1 yıl sonra öksürük kesilmekte, 15 yılda ise kanser riski azalmaktadır. Sıfır ile 5 yaşları arasında her yıl 1500 çocuk, anne ve babasının sigarasından ölüyor. Türkiye’de her yıl 10 bin kişi sigara içmese bile başkasının sigara dumanı nedeniyle ölüyor.” Türkiye’de kapalı yerlerde sigara içmenin ve sigara reklamının suç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ercan, buna karşın birçok üniversitede, dershane önü ve içlerinde bile sigara içildiğini savundu.

SİGARA VE REKLAM
Öte yandan Ege Üniversitesi (EÜ) Kanserle Savaş ve Uygulama Merkezi Başkanı Prof. Ayfer Haydaroğlu, sigara bağımlılarının reklamlardan kolay etkilendiklerini, sigara reklamlarının yoğunlaştığı dönemlerde sigara tüketiminin arttığını savundu.
Prof. Haydaroğlu, reklam ile sigara arasında sıkı bağlar bulunduğunu belirterek, “Erişkinler arasında caydırıcı kampanyalar sonucu gelişmiş ülkelerde sigara kullanımı azalırken, üretici firmalar hedef olarak kadınları, gençleri, çocukları seçmekte ve reklam kampanyalarını gelişmekte olan ülkelere kaydırmaktadırlar” dedi.
Sigara ile ilgili dolaylı veya doğrudan reklamların yoğun olduğu dönemlerde sigara tüketiminin daha da arttığını belirten Prof. Dr. Haydaroğlu, sigara içmenin kişisel bir karar olduğunu, ancak toplumdan ve çevreden etkilenmemenin olanaksız olduğunu kaydetti. Dünyada bir milyardan fazla insanın sigara içtiğinin tahmin edildiğini, her 10 saniyede bir kişinin sigara yüzünden hayata veda ettiğini belirten Prof. Dr. Haydaroğlu, “Sigara ile ilgili antikampanyalar da sigara tüketiminin azalmasında çok etkili olabiliyor. ABD ve Avrupa’daki sigara içenlere karşı yürütülen yoğun kampanya ve baskılar ile bu ülkelerde tüketiminin çok azaldığı görüldü” dedi.

BAĞIMLILIK YAPAN MADDE
Araştırmalara göre, 70 yaşından önce ölen erkeklerin yüzde 36’sının, kadınların ise yüzde 13’ünün sigara nedeniyle hayatını kaybettiğini kaydeden Prof. Haydaroğlu, şöyle devam etti: “Sigaradaki nikotin, hem hayvan hem de insanlar üzerinde yapılan deneylerde bağımlılık yapıcı bir madde olarak bulunmuştur. Vücutça alışılan belirli bir nikotin düzeyi bağımlılığa yol açmaktadır. Belirli bir sigara kullanımından sonra sigara içme ihtiyacı direnilmesi güç bir arzuya dönüşmekte, kişi istese bile sigaradan vazgeçememektedir. Bir bakıma sigaraya esir olmaktadır. Düzenli sigara kullanımının alkol, eroin, kokain gibi bir madde bağımlılığı olduğu görülmektedir.”

AKCİĞER KANSERİNDE SİGARANIN ROLÜ
ABD’de yapılan bir araştırmada, sigara içenlerin yüzde 65’inin en az bir kere bırakmayı deneyip başaramadıklarını ortaya koyduğunu anlatan Prof. Dr. Haydaroğlu, Türkiye’de de aynı oranın geçerli olduğunu söyledi. Sigaranın neden olduğu hastalıklar içinde en korkuncunun akciğer kanseri olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Ayfer Haydaroğlu, bu hastalık tanısı konulan kişilerin yüzde 80’inde kanserin ameliyat olamayacak kadar ileri olduğunu söyledi.
Sigarayı bırakmak için 10 neden

KULLANANLARIN YARISINI ÖLDÜRÜYOR
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Tevfik Özlü de, her yıl dünyada 4.2 milyon kişinin sadece sigara içtiği için öldüğünü, bu rakamın 2020 yılında 10 milyona ulaşacağını söyledi.
Doç. Dr. Özlü, sigara kullanımının küresel, ulusal ve yöresel olarak toplum sağlığını tehdit eden en öncelikli sorunların başında geldiğini belirterek, şunları söyledi: “Sigara, kullananların yarısını öldüren bir zehirdir. Sigara içenler içmeyenlere göre, ortalama 8 yıl daha erken ölmektedir. Sigara sadece öldürmekle kalmamakta, kişiyi sınırlayan, yaşam kalitesini bozan, başkalarının desteğine bağımlı hale getiren, kalıcı hastalık ve sakatlanmalara yol açmaktadır. Dünyada en sık görülen, en fazla öldüren, en çok sakat bırakan, en yüksek tedavi maliyetlerine yol açan kanserler, kalp-damar sistemi hastalıkları, solunum sistemi hastalıkları, felçler, kalp krizleri, astım ve müzmin bronşitler sigaraya bağlı olarak oluşmaktadır. Sigara içen bir kişinin akciğer kanseri olma olasılığı yüzde bin 200 ile yüzde 2 bin oranında artmaktadır. Sigara içen bir kişinin kanserden ölme oranı içmeyen kişiye göre 25 kat daha fazladır. Her yıl dünyada 4.2 milyon kişi sadece sigara içtiği için ölmekte. Bu rakam 2020 yılında 10 milyona ulaşacaktır.”

EKONOMİK KAYIP
Sigaranın büyük ekonomik kayıplardan da sorumlu olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Özlü, sadece ABD’de 1995 yılında sigaranın yol açtığı ekonomik faturanın 135 milyon dolar olarak hesaplandığını anımsatarak, şöyle devam etti: “Her yıl dünyada sigara satın almak için harcanan para, 300 milyar dolar tutmaktadır. Ortalama günde 2 paket sigara içen bir kişinin, sadece sigara satın almak için ödediği miktar 30 yılda 30-40 milyarı bulmaktadır. Buna sigaradan dolayı yaptığı sağlık harcamaları dahil değildir. Ekonomik kriz döneminde bu hiç de küçümsenecek kaynak değildir.”

SİGARAYLA MÜCADELE
Bütün verilerin sigaranın ne denli amansız ve ölümcül bir sağlık düşmanı olduğunu ortaya koyduğunu belirten Doç. Dr. Özlü, sigara içen bir kişinin kendisine sigarayı bırakmaktan daha büyük bir iyilik yapamayacağını söyledi. Sigaranın istenildiğinde bırakılabilen bir davranış biçimi olduğunu da ifade eden Doç. Dr. Özlü, şöyle konuştu: “İsteyen sigarayı bırakabilir. Eğer bunu kendi başına beceremiyor veya daha önce denemiş başarılı olamamış, bırakmış ama her an geri dönebilirim korkusu yaşıyorsa ya da bırakmak istiyor ancak, bunu nasıl yapabileceğini bilmiyor ise bizler bu konuda onların yanında ve hür türlü desteği vermeye hazırız. Fakültemizde iki yıla yakın zamandır hizmet veren “Sigarayı Bırakma Polikliniğiniz” tüm Doğu Karadeniz’de bu alanda tek merkez olma niteliğini korumakta ve çok başarılı sonuçlar vermektedir. Bugüne kadar çok sayıda sigara tiryakisini, sağlığına geri döndürmeyi başarmış durumdayız.”
sevil1903 Tarih: 12.06.2009 19:13
:13: Hasana katılıyorum
AYIŞIĞI Tarih: 12.06.2009 16:07
ayyy Allahım
yakmış bide tüttürüyor:72::72:
HaSaN Tarih: 12.06.2009 16:02
Boş Yere Bırakmaya Uğra$mamak Lazım O NasıL Olsa Bizi Bırakacak :13: