Ebu Zerr bir gun Rasulullah (s.a.v.)'i Kabe golgesinde yalniz basina otururken gordu. Iyi bir firsatti alemlerin Efendisi ile basbasa kalmak.

Ayrica onun huzur-u saadetinde bir dakika olsun oturmanin tadini baska hicbir seyde bulamazdi Ebu Zerr.
Selam verdi ve yanina oturdu.
-Kabe'nin Rabbina yemin ederim ki onlar en buyuk ziyana ugrayanlardir.

Ebu Zerr, bu sozun kime soylendigini bilemedi. Cunku Rasulullah (s.a.v.) sanki, yaninda bulunan bir baskasiyla konusur gibi soylemisti bunu. Ebu Zerr zihninden kalbine, kalbinden zihnine gidip geldi. Bir saniye icinde tartti kendini. Kalbinde Allah'a ve Rasulune karsi en samimi baglilik duygusundan baska hicbir sey yoktu. Sonra bu sozu ucuncu kez duyunca:
- Kimdir onlar ya Rasulullah?... Anam babam sana feda olsun!...
- Bol bol mala mulke sahip olanlardir, dedi.

Sonra sagina, soluna ve onunde bulunanlara mal dagitir gibi birseyler uzatip isaretle anlattiktan sonra:
- Ancak boyle yapanlar ziyanda degildir, buyurdu. (Buhari, 7/219)

Bundan sonra Ebu Zerr'de, olunceye kadar devam eden nefret hissi uyandi: Mal Biriktirme Nefreti...

Cogu zaman eline gecen ve bir servet denilecek ganimetlerden, atesten kacar gibi kacti. Kisa zamanda saga sola dagitip bitirdi. Uzun yillar boyu hep boyle yasayan Ebu Zerr'in vefatinda birakacagi mal, sadece uzerinde bulunan elbiseden ibaret olacakti.
Aydinliklara Dogru, Ahmet Lutfi Kazanci

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 440
favori
like
share