Tartişmak

Son güncelleme: 22.02.2008 15:15
  • Konuşmanın abesten korunması için,
    İslâm'ın aldığı tedbirlerden birisi de
    tartışmanın önüne geçerek haklı- haksız
    durumlarda haram kılmasıdır.

    Çünkü tartışmada öyle durumlar vardır ki nefis,
    o durumlarda gaddarlaşır,karşısındakini ezmeye kalkışır,
    kendini haklı çıkarmak için her çare ve metoda başvurur.
    Böyle zamanda kişi kendini üstün çıkarmayı,
    hakkı bulmaktan daha önemli görür.
    Böyle anlarda nefsani ve inatvarî hareketler
    çok görülür. Hakkın ortaya çıkması muhal olur.
    İslâm, böyle durumlardan nefret edip onları din
    ve fazilet için tehlikeli görür.

    Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurur:
    "Kim haklı olmadığı halde mücadeleyi terkederse
    kendisine cennetin yan kısmında bir ev verilir.
    Kim haklı olduğu halde mücadeleyi terkederse
    kendisine cennetin ortasında bir ev verilir.
    Kim de ahlâkını düzeltirse cennetin en üst yerinde
    kendisine bir ev verilir."(EbuDavut)

    Bazı kişiler, çenelerinin kuvvetli oluşundan istifade ederek
    âlim-câhil herkesle kargaşaya girişirler.Onların yanında,
    çene çalmak en büyük arzu olup böyle yapmaktan da hiçbir
    zaman usanmazlar. Böyleleri iş başına gelirse ortalığı bozarlar.
    Dinde söz sahibi olurlarsa dinin tüm güzelliklerini tersine çevirip
    heybetini zâyi ederler. İslâm, çok şiddetli bir şekilde bu gibi
    geveze ve başıboş kişilerle mücadele etmiştir.

    Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

    "Allah'ın en fazla buğz ettiği kişiler,
    şiddetli bir şekilde düşmanlık besleyenlerdir." (Buhari)

    "Hidayet üzere olan bir topluluk
    tartışmaya girmeden dalalete düşmez"(Tirmizi)

    Böyle kişilerin arzusu sadece lakırdı olduğu için,
    konuştukları vakit hiçbir hudut tanımazlar.
    Onlar sadece övünme ve gevezelik peşinde koşarlar.
    Mânâdan ziyâde, kelime süsüne önem verirler.
    Böyle bir kargaşa içinde herhangi bir hedef veya
    gâye aramak zordur...

    Bu aklanmışlardan birisi güzel bir kıyafet ile Resulullah'ın huzuruna
    gelir, Rasulullah (s.a.v) onunla her konuştuğunda o,
    Resulullah (s.a.v.)'den daha güzel bir biçimde konuşmaya zorlanırdı.
    Oradan ayrılınca Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
    "Allah (c.c.) ineklerin ot yerken ağızlarını geveledikleri gibi insanlara
    karşı ağızlarını geveleyen bu ve bunun benzeri insanları sevmez.
    Allah (c.c.) onların ağız ve yüzlerini cehennemde evirip çevirecektir.
    "(Teberani)

    Din, siyâset, ilim ve âdab sahalarındaki tartışmalara böyle
    edebiyat taslakçıları el atarsa siyâset, din ve âdab namına ne
    varsa hepsi fesada uğrar. İslâm âleminde meydana gelen
    sosyal yıkılmalar, fıkhî sürtüşme ve bölünmeler, bölücü
    ceryanlar vs... Bunların hepsi, din ve hayatı konularda
    yapılan bu mel'unce tartışmaların neticesidirler.
    Tartışmanın delil, araştırma ve ilmi çalışmalarla alakası yok.

    Birçok sahabeden şu hadis rivayet edilmiştir.

    "Biz dinî konuların birinde tartışırken Resulullah (s.a.v.)
    çıkageldi. O güne kadar görülmediği tarzda öfkelendi ve
    bizi azarlayarak şöyle dedi:

    -"Ey Ümmeti Muhammed! Yavaş olun ve kendinize gelin,
    sizden önceki ümmetleri bu gibi boş tartışmaları yok etmiştir.
    Tartışmaları terkedin.Çünkü onda hayır yoktur.Tartışmayı terkedin,
    çünkü mü'min tartışmaz.

    Tartışmayın, çünkü tartışmanın zararları açık ve kesindir.

    Tartışmayın, çünkü kişiye kötülük olarak tartışmacı olması yeter.

    Tartışmayın, çünkü tartışan kimseye kıyamet gününde şefaat etmem.

    Tartışmayın, ben tanışmayanlara, biri köşede biri ortada ve
    biri de en yüksekte olmak üzere cennette üç köşk vermeyi üzerime
    alıyorum. (Bunların en yükseği haklı olduğu halde
    tartışmayı terkeden içindir.) Tartışmayın, çünkü putlara tapmaktan sonra
    Rabbimin beni nehyettiği ilk şey tartışmadır." (Teberani)

    selam ve dua ile
    __________________
#20.02.2008 18:34 0 0 0
  • sagol
#22.02.2008 15:15 0 0 0