Aşkın parantezi

Son güncelleme: 27.05.2008 21:20
  • Aşkın parantezi büyuk müdür, küçük müdür sizce?

    Sırtınızı aşk tarafına dayadığınızda ayrılık hemen ayaklarınızın
    ucundaysa, evet o zaman paranteziniz oldukca küçük, eğer ayaklarınızın
    yetişemeyeceği kadar uzaksa hatta ucu açık bir parantezse de büyük
    olarak anlatabiliriz aşkı...

    Ama öyle aşklar vardır ki bazen, parantezi minicik olsa da içine,
    ihaneti, tutkuyu, ihtirası, kavgayı, kıskançlığı, terk edilişi, geri
    dönüşü, sevgiyi, masumiyeti, yani bir hayatta ne varsa ve bir aşkta ne
    olması gerekiyorsa hepsini sığdırirsınız... Küçük bir parantezde
    yaşadığınız aşkınızda, silinmeyecek izler, tekrarlanmayacak sahneler,
    unutulmayacak anlar bırakarak geçersiniz birbirinizin hayatından...

    Yıllarca kemikleşmiş, sevgiye dönüsmüş aşklarda, insanların bazen
    birbirine ne kadar yabancı olduğunu farkedersiniz tuhaf bir şekilde...

    Her şey kötü bir filmdeki kadar açık ve basit gelir o an...

    Sanki aşkın tarafları daha önceden provasını yaptıkları bir oyunu
    sahneye koyar gibi yaşarlar, yıllardır o kadar alışmışlardır ki
    birbirlerine, tutku nereye gitmiş, aşk heyecanına ne olmuş anlaşılmaz bir türlü...

    Sonra bilmediğiniz bir dilde, hiç provasını yapmadan katıldığınız
    yeni aşk oyunu gözünüze bambaşka görünür, sıranız geldiğinde hangi rolü
    yapacağınızı bilmezsiniz...

    Ama o küçük paranteze dışarıda kalan ne varsa sığdırmaya çalışırsınız...


    alıntı
#27.05.2008 21:20 0 0 0