Metin Göktepe

Son güncelleme: 15.05.2009 22:38
  • Metin Göktepe Kimdir - Metin Göktepe Biyografisi - Metin Göktepe Hakkında - Metin Göktepe Resimleri
    noimage



    10 Nisan 1968'de, Sivas ilinin Gürün ilçesine bağlı Çipil köyünde dünyaya geldi. Yaşamının ilk 11 yılını burada geçiren Metin, geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan, 8 çocuklu emekçi bir ailenin 7. çocuğu ve kendisine, "ölmeyecek, göğe çıkacak, kurtarıcı" anlamında "Mehdi" diye seslenen, çok okuyan bir babanın oğluydu.
    İlkokulu, köyün tek okulunda, birleştirilmiş sınıfta okuyan Metin, çalışkan, başarılı, sevilen bir öğrenciydi. Abla ve ağabeylerinin yıllara yayılan göçünün ardından 1979'da annesi ve babasından hemen önce küçük kardeşi Aziz ile birlikte İstanbul'a geldi. Aynı yıl Esenler'deki Harp Dinçsoy İlköğretim Okulu'na kaydoldu ve 5. sınıfı burada okudu. Ortaokula o zamanki adıyla Esenler Lisesi'nde başladı ve liseyi de burada okuyarak şimdiki adıyla Bakırköy İbrahim Turhan Lisesi'nden 1986'da mezun oldu. Lisede de başarılı bir öğrenci olan Metin, mezun olduktan sonra bir yıl dershaneye devam etti ve buradaki başarısıyla, kardeşinin de dershaneye gitmesini sağladı.
    Yaz tatillerinde çalışarak harçlığını çıkaran ve böyle okuyan Metin, 1989 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye Bölümü'ne girdi. Bu sırada fabrikada çalışan ablası, ağabeyi ve 86'dan itibaren kültürel ve sosyal faaliyetlerine katıldığı dernek sayesinde politik mücadele ile tanıştı. Metin üniversitede öğrenci gençlik mücadelesinin aktif bir üyesi oldu. Öğrenci ve işçi hareketinin oldukça coşkulu olduğu bu dönemlerde, birçok kez gözaltına alındı. Çevresinde, sürekli gülen, çok geniş bir arkadaş çevresi olan ve hoş sohbet biri olarak tanınıyordu.
    1992 yılının Mart ayında işçi ve emekçi hareketinin gelişimine objektif tutacak bir derginin, Haberde ve Yorumda Gerçek dergisinin çıkacağını öğrenince orada çalışmaya başladı. Yayın hayatı boyunca Haberde ve Yorumda Gerçek Dergisi'nde muhabiri olarak çalışan Metin, 7 Haziran 1995'te kurulan Evrensel gazetesinde başından itibaren yer aldı. Metin, 9 Ocak 1996'da, gazetecilik yaparken, gözaltında polislerce dövülerek öldürüldü.
#27.09.2008 04:34 0 0 0
  • HAYAT HEPİMİZDEN GENİŞ
    ÖLÜM HER ÖMÜRDEN UZUN

    Ben hep gülümseyerek yaşadım dünyayı
    Gülümseyerek ölüyorum her gün sizlerle
    Baştan kendime basit bir yüz yakıştırdım
    Rüzgârıyla haşır neşir çıplak bir tepe
    Bir gök olsun istedim yüzümde, mavi, bulutsuz
    Metin olmaktan başka şansı var mıydı yoksulların
    Ben oldum işte, oldum ve öldüm

    Sorduğum tek soru vardı kendime
    (Öbürleri herkese ilişkindi)
    şimdi gitsem benden ne kalır geriye?
    Kaldı işte, ahdım kaldı dünyada
    Yaralı bir alın
    Gülümserken unuttuğum dudaklarım
    Ve yurdumu dolaşan kanım kaldı sizlere
    Kanım her yere bulaşıyor
    Aşçının kepçesine, marangozun rendesine
    silahın namlusuna, kalemin mürekkebine
    yargıcın cübbesine, âşıkların neşesine
    çocukların oyununa karışıyor
    Dağılıyor, çoğalıyor, yalıyor sokakları


    Habere çıkardım, dünyanın yaradılışını görmeye
    Alevlerin, kurşunların arasından sekerdim
    Ağaca bakar ağaç olurdum, köpeğe, göğe, serçelere
    Yaprağa bakar yaprak olurdum, tırtıla, kuşa, yaşlı teyzelere
    Umutsuzlara bakar iç çekerdim, hallaçlara, sütçülere, çerçilere
    Bütün otobüsler giderdi benle, istanbul-hafik, istanbul-refahiye
    Ev içlerine bakar ağlardım, buğday demetlerine, duvardaki ali'ye.
    Cemlere, kahvelere, meydanlara bakardım
    Herkes gibi çopur yüzlüydü hayat
    Kibirliydi yoksullar, kibirli ve atak
    Sözcükler hırçınlaştıkça dilsiz ve bataktılar
    Böyle bir dünya dermiştim kendime
    Hakikat gizlenmişti buralarda bir yere


    Ne ölümler gördüm de yaşamak hırsızlık gibi geldi bana
    Bulmalı derdim, bulmalı ölümün erken dilini
    O da oldu. Gördüm celladımın gözlerini ve gülümsedim
    Hepimize benziyordu, şaşırarak öldüm
    Bir duvar dibiydi sanırım, ıssızdım ve soğuktu gece

    Bir şey öğrendim ki söylemeliyim
    Hayat hepimizden daha geniş
    Ölüm her ömürden daha uzun sürermiş
    Dağları düşündüm, sokakları, ev içlerini
    Her şey yaşadığım gibiymiş, basit ve korkunç


    DİL SUSUNCA KAN KONUŞUR KAN KONUŞURMUŞ

    KANIM YURDUMU DOLAŞTIKCA ÖĞRENDİM
#15.05.2009 22:36 0 0 0
  • Metin'e Metin,Bir Metin

    Metin'in kafasında bir darp var
    Polis karakolundan morga kadar
    Mosmor
    Bir darbe var
    yüreğimizde beynimizde
    Soruyor bir işaret fişeği
    Biz ölerek mi yaşamayı
    öğreneceğiz hâlâ...

    Can YüceL...
#15.05.2009 22:38 0 0 0