HİÇBİRŞEY BİLMEDİĞİNİ BİLMEYEN İNSAN BİLDİKLERİYLE ÖVÜNÜR. HİÇBİRŞEY BİLMEDİĞİNİ ÖĞRENDİĞİNDE İSE PERİŞAN OLMUŞTUR.
''Gül bahçesideki güzel kokuları duyamıyorsan; kusuru bahçede değil gönlünde ve burnunda ara......''
Müslüman Yüzü
O yüz, her hattı tevhid kaleminden bir satır; O yüz ki, göz degince Allah'ı hatırlatır...
Necip Fazıl Kısakürek
Allah düsmanları, İslâm toplumlarını içinden çökertmede ilk önce annelik vasfıyla
toplumun egiticisi olan kadınları hedef almıs, onu ifsad etmek için ellerinden geleni yapmıslardır.
Çünkü kadının ifsadını toplumun ifsadı takip edecektir.
Bu ugurda birçok sahte ülküler ortaya atmıs, kadını gerçek özgürlügünü buldugu dininden koparmaya çalısmıs
ve herşeyini seferber ederek bu nadide varlığı, kisiliksiz bir metâ haline getirmek için komplolar kurmustur.
Bilinçli bir müslüman hanım elbette bunların farkındadır;
çevresindekileri Kur'an ve sünnet yoluna davet etmede ve onları düşmanların komplolarına karsı uyarmada hırslıdır..
Ey Müslümân evlâdı, senin bir kimliğin var
Yırtma hayâ perdeni, koru zînetindir ar
Düşün şöyle güzelce, neyi taklid edersin?
Koşturup dolu dizgin, hangi yöne gidersin?
Allı pullu bu zevkler, boyamasın gözünü
Hepsi bir gün bitici, belle işin özünü!...
Tatlı görünür sana, bir kaç günlük eğlence
Sonucunda bir kârın, oluşacak mı sence?
Benzeme gâfillere, bu zümreden sayılma!
Her gördüğün güzele, iç çekip de bayılma!
Sev dürüstçe birini, buna engel olan yok
Aç gözlülük yaparsan, bulacağın zarar çok
Huzûr vardır helâlde, meyletme hiç harâma!
Kaçırırsın keyfini, mâcerâ da arama!
Sokaklarda sürtenin, neş'esi çok mu fazla?
Belâyı buluyorlar, gittikleri bu gazla
Yosmalar, fırlamalar, ahlâkını bozmasın!...
Mîsâl ol etrâfına, millet hepten azmasın!...
Unutma her hatânın, ceremesi çekilir
Yârın evlâdın azıp, tam karşına dikilir
İster misin onlar da, kurda kuşa yem olsun?
Hayâtın baharında, tüm ümidleri solsun?
Nasıl Anan-bacına, istemiyorsan kem söz,
Kimsenin nâmusuna, dikme sakın sen de göz!... Efendice olursan, bil ki dâim faydana...
Emînlikte hep yazdır, nasîbini paydana!...
Bilir misin Rehberin, Muhammed-ül Emîn'di...
Herkes güveniyordu, sadâkati yemîndi...
"Nihayet onlardan birine ölüm gelip çattığında,
"Rabbim! der, yalvarırım beni (dünyaya) geri gönder; tâ ki boşa geçirdiğim dünyada iyi iş
(ve hareketler) yapayım " Hayır! Onun söylediği bu söz (boş) laftan ibarettir.
Onların gerisinde ise, yeniden dirilecek güne kadar (süren) bir berzah vardır"
(Müminûn, 23/99-100).