Arafilboyu Mahallesi

Son güncelleme: 08.08.2009 11:27
  • arafilboyu - trabzon arafilboyu - trabzon arafilboyu mahallesi - trabzon esentepe mahallesi - trabzon arafılboyu - arafil boyu - arafilboylu mahallesi - arafıl boyu mahalesı - trabzon barbon ziya

    Trabzon Arafilboyu Mahallesi

    Trabzon'un güzüde bir mahallesi. mahalle sakinleri cesaretleri ve gözü karalıkları ile tanınırlar.
    öyle ki 300 spartalı yerine 3 arafilboylu olsaydı herşey çok daha farklı olurdu...
    eski adi ayafilbo olan, trabzon'da bulunan bir mahalle adi. ataturk alani ile comlekci mahallesi arasinda kalan alanda bulunur. eski yapisi cok daha tarih kokulu idi lakin $imdi ortasindan koca bir yol geciyor tanjant yolu adi altinda.
    Yeni adı esentepe mahallesidir
    İşte Bu Mahallede Yetişen Efsana Trabzonsporlu Futbolcu İle Yapılmış Bir Söyleşi
    Futbola başlamanız ve Trabzonspor'la tanışmanız nasıl oldu ?
    1951 yılında Arafilboyu Mahallesinde doğdum. İlkokulu Tevfik Bey'de, ortaokulu ise Karma Ortaokulunda okudum. Liseye geçtiğimde iki yıl üst üste sınıfta kalınca okuldan atıldım. Okul dönemlerinde mahalle aralarında oynuyordum. Ben ne futbolu seviyordum, ne de okulu. Ailem de futbol oynamama karşıydı. Üstüm başım, ayakkabılarım yırtılmasın diye. Çünkü fakirlik vardı. Askere gittim. Alay takımı maçlarında sürekli oynadım. Askerden sonra Bolulu bir asker arkadaşımın vasıtası ile Boluspor'a denenmeye çağırıldım. Denenmeye gittim ama nafile. Daha sonra mahalle takımım Gençlerbirliği'nde denenerek takıma alındım. Bu takımda sürekli oynamaya başladım. O yıl Gençlerbirliği Trabzon'da şampiyon olduktan sonra Türkiye Amatör Şampiyonasına katıldı ve Türkiye Amatör Şampiyonu oldu. Bana ve bir çok arkadaşıma transfer teklifleri gelmeye başladı. O yıl son maçta PTT takımına şampiyonluğu kaybettikten sonra yeni bir oluşum içerisinde olan Trabzonspor'a Barbon Ziya beni ve 5 arkadaşımı Trabzonspor'a verdi.

    İlk şampiyonluk nasıl geldi, neler yaşadınız ?
    Trabzonspor'un bu oluşumunda Barbon Ziya gibi Suat Hoca'nın Şamil ağabeyin, Ruhan ağabeyin, Suha ağabeyin ve Utku ağabeyin büyük katkıları olmuştur, Trabzonspor'a transfer olduğumda 2 yıllığına 50 bin lira aldım, 7 bin 500 lirası peşindi. Gerçi benim ve diğer arkadaşlarımın parada pulda gözümüz yoktu. Hiç vermeselerdi bile o formayı giymeye can atıyorduk. Suat Hoca geldikten sonra bizden daha yaşlı oyuncuları tasfiye etti. İlk yıl şampiyonluğa oynadık, 1 gol averajı ile şampiyonluğu Kayserispor'a kaybettik. Sonraki yıl Ahmet, Turgay, Şener takviye alındı. Bu sefer Sakaryaspor ile çekiştik. Sakaryaspor'a 6 puan fark atarak şampiyon olduk.

    İlk şampiyonluğa ait bir anınız var mı ?
    Sakaryaspor ile Avni Aker'de oynarken, Sakaryaspor'un çok agresif olmakla birlikte Baykul adında bir santrforu vardı. Karşılaşmayı kazanmamız için bu oyuncuyu marke etme görevi bana verildi. Bir ikili mücadelede Baykul yere düştü, ayaklarıma sarıldı. Ben de boğazına sarıldım. Hakem ikimizi de oyundan attı. Ben görevimi yapmıştım. Çıkışım önemli değildi. Baykul bu maçtan sonra 3 maç oynayamadı. Ve Sakaryaspor da bu üç maçta gol atamadı. Şampiyonluk yarışında bir hayli yol aldık. Fark 6'ya çıkmıştı. Bu fark ligin sonuna kadar devam etti. Baykul yere düşmeseydi, ayağıma sarılmasaydı, ben de onu boğazlamasaydım belki de şampiyon olamayacaktık.

    Amatör futbolculuktan şampiyon futbolcu olmaya uzanan çizginin sırrı nedir ?
    Amatör takımda 7 numara ile futbola başladım. 7 numara ile futbolu bıraktım. Nedeni, 7 numarayı çok seviyordum. Ön libero mevkiini sevmediğim halde, futbol yaşamımda hep bu mevkide oynatıldım. Takım arkadaşları olarak birbirimize acayip bağlıydık. Rakip oyuncudan bir hakaret gelse, tekme atılsa, hep birlikte hareket ederdik. O yıllarda fazla hesap kitap yapmazdık. Sadece oynayacağımız maçı düşünür, nasıl yeneceğimizin ve nasıl şampiyon olacağımızın hesabını yapardık. Bir başka deyimle, bir rüzgara kapılıp gittik. Ligde ilk sene acemi zamanımız. Düşünün amatör takımdan gelmişsin, Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş'a karşı oynuyorsun. Önceleri biraz heyecan vardı. Sonra baktık ki, bunların isimleri var ama futbol olarak bizden fazlaları yok, eksikleri var. Bunlar da bizim gibi insan.

    Futbol yaşamınızın dışında özel yaşamınızda profesyonelmiydiniz ?
    Bununla ilgili bir anımı anlatarak cevap vereyim. Uludağ'da kamptayız. Kağıt oyunu oynamayı çok severdik. Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş da bizimle aynı yerde kamp yapıyordu. Ben, Ali Kemal, Fenerbahçeli Cemil, Galatasaray'lı Fatih ile oyun oynamak için iç içe açılan bir oda bulduk. İlk odanın ışıklarını söndürüp, ikinci odada oyun oynamaya başladık. Saat bir hayli ilerlemiş olacak ki, hocamız Şükrü Ersoy bizi aramaya başlamış. Her ne kadar tedbir aldıysak da, Şükrü Ersoy bizi buldu. Bağırmaya başladı hepimize ; "Saat 2,5 bu ne hal. Hepinizi kadro dışı bıraktım" dedi. Arkasını dönüp giderken, yaptığı gafı anlamış olacak ki geriye döndü. "Fatih, Cemil siz hariç" dedi. Kamp devam ederken, Fenerbahçeli Ziya Şengül'ün jübile maçı vardı. Fenerbahçe o yıl çok iyi transferler yapmıştı. Bizi kale bile almıyorlardı. Nasıl alsınlar ki ; biz 50 bin liralık futbolcu, onlar milyonluk futbolcular. Maçı 2-0 kazandık. Fenerbahçe'li hocamız Şükrü Ersoy havalarda. Tutamıyoruz hocamızı. Maçtan sonra Şükrü Ersoy yaşam tarzımızdan hiç memnun olmadığı bizlere dönerek ; "Bundan sonra sizlere karışmayacağım. İstediğinizi yapın" dedi. Olmaması lazım ama, gençliğin verdiği heyecanla gece 2'ye, 3'e kadar oyun oynar, muhabbet ederdik. Ancak, sahaya çıktığımızda kuvvetli, diri olur, kolay kolay düşmezdik. Günümüzün futbolcuları çok zenne yapılı. Küçük bir temasta hemen kendilerini bırakıyorlar veya sakatlanıyorlar. Bunun nedenini ben bilemiyorum. Belki doktorlar da bilemiyorlardır.

    Taraftarları ve şehrin size olan desteği nasıldı ?
    İkinci yıl ilk yarının sonlarıydı. Şampiyonluğa doğru gidiyorduk. Adana'da Adanaspor'a yenildik. Bu maçtan sonra bizim idareciler Şükrü Ersoy'a bir film çevirdiler, onu çabuk çabuk gönderdiler. Hoca maçtan sonra "İstifa ediyorum" diye imza atmış. Ama bu imza bana göre şaibeli. Nasıl imza atmış onu bilemiyorum. Kısacası Şükrü Ersoy'a bizimkiler iyi çalım attılar. Şükrü Ersoy'un yerine ilacımız Suat Hoca geldi ve şampiyon olduk. Parasızlıktan şampiyonluk primini dahi alamadık. Şehre döndüğümüzde Vakfıkebir'den Trabzon'a kadar sahil şeridindeki o tabloyu ölünceye kadar unutamam. Tek kelime ile muhteşemdi.

    Unutulmaz Liverpool maçının kahramanlarından biriydiniz. Liverpool eşleşmesi bir şanssızlık mıydı ?
    Dünya takımı Liverpool ile değil de bir başka takımla eşleşseydik, Liverpool ile final oynardık. Elenmemizi ben acemiliğimize bağlıyorum. Keagan'ı marke görevini Suat Hoca bana vermişti. Avrupa'nın en iyi starını marke görevi, bende ekstra bir duygu uyandırmadı. Diyorum ya, hala hiçbir şeyin farkında değildik. Kapılmış bir rüzgara gidiyorduk.

    O yılların imkanları yeterlimiydi şampiyonluk için ?
    Türkiye Şampiyonu olmuşuz. Milli takımda oynuyorum. Bir tane kramponum, bir tane formam var. Tek benim değil, bütün arkadaşların da öyleydi. Hatta tozluklarımız dahi yırtıktı. Karda da aynı formayı giyiyorduk, sıcakta da. En sonunda Şamil ağabey Avrupa'dan bir takım forma aldı da biraz rahat ettik. O dönemlerde çok yokluklar çektik. Şunu da kendi kendime sormuyor değilim. Acaba, bugünkü imkanlar o gün olsaydı, bu başarılara imza atabilir miydik, onu da bilemiyorum.

    Savunmaya yönelik oynamanıza rağmen golleriniz var mıydı ?
    Beni Suat Hoca ileriye çıkarmazdı. Ali Kemal'e, Necmi'ye, Ahmet'e, Hüseyin'e pas verip, onların atacağı golü zevkle izlerdim. Yaşamımda sadece iki gol attım. Biri Fenerbahçe'ye. Şunu hiç unutmam, Fenerbahçe'nin kalesinde Yavuz vardı. Golden sonra Yavuz, bana doğru koştu, "Futbol yaşamında hiç gol atmadın, beni mi gördün" dedi. Trabzonspor'da 6 yıl futbol oynadım. İlk yıl hariç, diğer 5 yılımda direk oynadım. 28 yaşımda futbolu bıraktım. Gerçi buna bıraktım denemez. Ali Kemal'i Fenerbahçe'ye sattıktan sonra idareciler benim de futbolu bırakmamı istediler. Onlara da şimdi hak vermiyor değilim. Çünkü birkaç kişi takımın üzerine çıkmıştık. O dönemde Özkan Hoca'ya teklif yapmışlardı. Özkan Hoca'nın tek şartı vardı ; bizim grubun futbolu bırakması.

    Peki, neden size Deli Bekir diyorlardı ?

    Ben hırslı, inatçı bir yapıya sahibim. Marke ettiğim futbolcu eğer beni geçerse çıldırırdım. Agresif oyunuma karşılık futbol yaşamımda hiç sakatlanmadım. Bir maçta iki kere, üç kere sarı kart görürdüm. Gördüğüm sarı kartların sayısını hatırlayamıyorum. Kırmızı kartlarım da sarılardan pek aşağı değildi. Eğer bugün oynasaydım, iki maçı üst üste çıkarmam olanaksız olurdu diye düşünüyordum. Belki bu yüzden adım Deli Bekir kaldı.
    noimage

    noimage

    Esentepe Mahallesi Çocuk Dostu Şehir Parkı
    Alanı 2300m 2,1 adet çocuk oyun alanı,basketbol sahası,1 adet oturma tribünü,6 adet piknik masası, 1 adet oturma terası bulunmaktadır.
#27.11.2008 23:12 0 0 0
  • selamın aleyküm bende 1967 de arafil mahallesinin kirli dere sokağında doğdum trabzonda sayılı mahallelerinden birisidir sevgili bekir abimide çok iyi tanırım biz çocuktuk onlar rahmetli cemil abiyle beraber trabzon sporda top koştururken arafilboyu insanı diğer mahallelere bakınca daha gariban fakir ama herzaman gözüpek vede hiçbirzaman değerlerinden ödün vermeyen delikanlı yetiştirmiştir ben arafilboylu olmaktan herzaman gurur duymuşumdur ne kadar diğer mahalleler bizi yadırgasada bu böyle olmuştur.ilkokulumu taksim karakolunun yanındaki yavuz selim ilkokulunda okudum orta okulu karmada okuduktan sonra iş hayatına atılmak zorunda kaldım tabiki burda yoksulluktan kaynaklandı daha sonra askerlik oradan gurbet ve kader bizi istanbulun acımasız sokaklarına kadar getirdi ama benim mahallemden gördüğüm vede örnek aldığım yetişme tarzından dolayı hiç ezilmedim 15 yıldır bilardo salonları vede internet kafe işletiyorum bunları anlatmamın amacı arafilboyu mahallesi insanları önce hayat okuluna yetiştirip ordanda mezun ediyo işte arafilboyu ve arafil boylu olmakta bu saygılarımla herdaim selam ile.
#30.06.2009 19:58 0 0 0
  • @efebay
    Biz aynı yaşıtız bende 1967'liyim Bende Boztepe Mahallesindenim Arkadaşım
    Orta okuluda karma yani kanunide okudum seninde dediğin gibi hayat şartları bizide almanyaya attı
    Arafil boyu mahalesinden çok arkadaşım vardı zamanla hepsi ekmek parası uğruna çeşitli illere göç ettiler
    Birtek Erdoğan Hayal kaldı aklımda onunlada Fuar ecza deposunda beraber çalışıyorduk
    son olarakda mayıs ayında babamın vefatı dolayısıyla trabzondaydım
    Arafilboylu Balıkçı takoz burhanda ölmüş üzüldüm walla duyunca
    her şey gönlünce olsun arkadaşım anılarımı tazeledim sayende:)
#30.06.2009 21:05 0 0 0
  • sayın Marab basın sağolsun mekanı cennet olsun seninde tanımadiğin adam yok hemso
#02.07.2009 13:44 0 0 0
  • sevgili maraboğlu arkadaşım keşke adını yazsaydın belki hatırlardım seni biliosun bizim çocukluğumuzda sıkılınca boztepe ye çıkardık gezerdik aslında en yakın boztepeydi oralarda arkadaşlarım vardı çoğunun ismini hatırlamıyoruz tabi yaşta geçti daldık işe güce memleketten uzak kaldık burhana bende üzüldüm takoza ben gezmeye gitmiştim ordaydım yani denize uçmuştular arbayla allah rahmet eylesin erdoğanı çıkaramadım ama muhakkaki tanırım aslında keşke hiç çıkmasaydım diorumda bazan oralardan ama iş güç işte yapacak bişe yok bizim ev hala arafil boyda küçücük bir ev duruyo gidince hasret giderioz işte orda eskiden mustafa taşkın abimiz vardı onlar hep yaşlandılar herkes bitarafa dağılmış kemal kardeşi var kahvesi orda hala gençlerbirliği kulubünün altında ömer dayı vardı oda vefaat etmiş allah rahmet eylesin işte böyle kardeş memleketi yine yaad ettik iyide oldu sana sonsuz selamlar hoşçakal
#23.07.2009 17:19 0 0 0
  • sayın efebay Maraboğlu nun adi ozer
#24.07.2009 12:56 0 0 0
  • efebay Dostum adım Özer bu arada,biz aynı okulda aynı zamanlarda okumuşsak mutlaka bir şekilde görüşmüşüzdür.
    Arafilboyu mahallesi hayatın ta kendisi çok masum ve çok sade bir mahalle güzelliğide burada zaten eskiden maşatlıka giderdik arkadaşlarla atatürk orta okulunda kız arkadaşlarımız vardı onların peşinde gezerdik mahalleden geçerken hep bir çekingenlik vardı bizde biri bize sataşacak diye
    oysa oradaki delikanlılar adam gibi terbiyeni takınıp geçince kimseye bulaşmazlardı
    Adnan vardı bizden biraz büyük abimin emsali adnan o dönemlerde orayı titretiyordu
    adnanı onliyi tanırım samimiyetim yoktur ama
    onlar abimin emsali onunla arkadaşlardı
    Mustafa abi var Gençlerbirli lokalini işletmişti eskiden şimdi Fakültede çalışıyor o halen daha arafilboyludur aynı zamanda abiminde mesai arkadaşıdır aslen yukarı yerli gümüşhaneden gelmeler ama çok eski arafilboyludurlar
    çok kaliteli bir abimizdir sen tanırsın onu mutlaka
    Almanyadan sana selamlarımı gönderiyorum
    sağlıcakla kal:)
#24.07.2009 18:51 0 0 0
  • tanımazmıyım özer kardeşim adnanı olliyi mustafa abiyide çok iyi tanırım orası yetiştiğimiz mahalledir delikanlılığa gelince trabzonun her köşesi genel anlamda mert delikanlı yetiştirir müstesnalar hariç tabiki. kardeşim normalde bizim mahalle hep maşatlıkta okurdu ama biz haylazlık yapmayalım die bizi kanuniye o zaman büyük bi torpille yazdırdılar yoksa benimde okuyacağım yer maşatlık atatürk orta okulu adnana gelince o zamanın genc bıçkınlarındandı sonra biz adnanla istanbuldada biraz işler yaptık ama burası ona biraz daha yabancı geldi onun amca oğlu ayhan vardı burun ayhan derdik imdat vardı yine amcaoğulu onlar tek tek geldiler ama istanbulda kalmadılar yadırgadılar tabiki buraları arafilboyunun rahatlığını bulamadı arkadaşlarım ama hepsi görüntülerinin altında birer pırlantadırlar özer kardeşim başını daha fazla ağırtmayım senin tam bugün berat kandili güzel denk geldi kandilini candan kutlar sana ailene ve tüm islam alemine hayırlı olmasını dilerim sağlık ve selamla kal görüşmek üzere.
#05.08.2009 13:17 0 0 0
  • [[ARKADAŞLAR MÜBAREK BERAT KANDİLİNİZİ KUTLAR RABBİMDEN TÜM İSLAM ALEMİNE HAYIRLI OLMASINI NİYAZ EDERİM[/
#05.08.2009 13:26 0 0 0
  • @efebay
    hayirli kandiller arkadasim
    kandilin mübarek olsun selametle görüsmek üzere yüce mevlaya emanet ol....:)
#05.08.2009 20:45 0 0 0
  • sağolun sizinde geçmiş kandiliniz mübarek olsun
#08.08.2009 11:27 0 0 0