Gözler ellere takılır önce
Hüzünlü yüzüyle karşılıklı bakışmadadır eller
Anlar ki, orada yüzlerce kalp beklemektedir
Ve yumruk olur eller ağırlığıyla yükün, yere doğru eğilir.
Yapabileceği çok şey vardır ellerin ve hissetmesi gereken paha biçilmez duygular
Bir kalbe dokunmak gereklidir şimdi Boşuna değildir, hiçbir şey
Ve hiçbir şey kalplere giden yoldan daha anlamlı değildir. Yalnızca farkına varmak gerekir. Bir dokunuş, on parmağın ve de bir yüreğin yapabileceği şeylerdir.
Ve bir eldir, şimdi yollarda olan
Bir kalbe dokunmaktır sevincinin adı
Tek isteği, sonu olan kâinatı aşmaktır, ulaşmaktır sonsuzluğa
Ve bunu bilir ki, kalpleri hissederek yapacaktır.
Bir tabela vardır yolun başında,
"Dokunmak nedir?" yazılıdır.
Ve dokunmak, kalplere giden yolda anlatılacaktır.
Muhtaç olan her kalbe uzanmaktır, dokunmak
El olmaktır, yüreklere serpilen sevinç tohumlarını taşıyan
Bir yetimin saçını okşamaktır.
Bir tas çorbansa içtiğin şu dünyada, onu da paylaşmaktır.
Ve dokunmak, yardım eli olmaktır
Tebessümünse tek servetin, onu da cömertçe sunmaktır
Dokunmak
Keşfetmektir, sevgiye aç olan kalpleri
Dokunmak
Aç olan karınların, ekmek kokulu sevgisidir.
Bayramlarda beklenen bir parça etin rüyasıdır dokunmak
Kulluğun en anlamlı hikâyesidir.
Ve bir lütuf değil, vazifedir dokunmak
Sonsuzluğa açılan sevap kapısıdır.
ALLAH'a olan merdivenindeki adımındır, dokunmak..
Sonra şükrün sırası gelir
Ve son söz, duâlarla söylenir.
Dokunmayı nasip eden
Yaratana, vesîle olan her şey için hamd gereklidir
Kolay yoldan âhiret azığı, belki de buna denilmektedir. Ve hiç durmaksızın, el olmanın kıymeti bilinmelidir.
Ve dokunmak, sevaplarla dolu bir hikâyeyi cennette dinlemektir