İslam > Şehitlik

    Şehitlik

    Şehit olmak kolay mı? Dünyayı çok şerefli terk etmek. Ötelerde gözde olmak. Hiç ama hiç ölmemek. Allah’ım senin için kanımı döktüm ve huzura geldim demek.

    Bir şairin dediği gibi, “Ölümle, ölümsüz andı içerken, ağıtlardan marşlara yol almak.” Dil ile istemek yeter mi, şehitliği. Dua etmek yeter mi? Samimidir şehitler şehitlikten önce. Candan isterler. Eldeki hurmaları saçar, Uhud’un arkasından cennet kokusu alır şehit namzedi. Ölüm herkes için bir korkuyken onun için bir fırsattır. Kulaklarını, ağzını, burnunu ve gözlerini dünyada bırakıp öyle kanatlanmak ister ötelere. Evet dökmek lazım her bir uzvu. Öncelikle gözleri bırakmak, sonra dilden olmak, daha sonrada kollardan budanmak kazım. Hesabını vermek çok zordur zira. Gözlerle huzura varınca hesabını sormazlar mı gözün.

    Hep düşünmüşümdür böyle bir ölüm beni bulur mu diye. Bulursa beni böyle bir ölüm derimki soranlara, Tamam. Kabul çok günah işledim fakat o uzvumu bedel olsun diye Allah için döktüm de geldim huzura. Döküpte gitmek lazım. Daha iyilerine kavuşmak, cennette kemale ermek için.

    [COLOR="orange"]Bir kere öleceksek eğer, nerede, nasıl ve niçin öldüğümüz çok önemli. Nasıl yaşarsak öyle ölürüz, nasıl ölürsek öyle haşroluruz. Şehitlik isteyen insan şehit namzedi gibi yaşamalı. Günleri Allah rızası için olmalı ki, ölümüde Allah rızası için olsun.

    Bakın etrafa insanlar nasıl. Kimi Dünya nimetlerinden ayrılmamak için ölümü istemiyor. Kimi de insanlığa daha çok hizmet etmem gerekiyor. Bu kadar çok vazife varken ölümü istemem davaya ihanet olur diye ölümü istemiyor. Gece ve gündüz gibi. Nur ve zulmet gibi. Ve bizlerde bir tarafa doğru ilerliyoruz. Ama hep ölümümüze yürüyoruz.

    Evet inşaallah Allah için yaşayalım ve ölürken de her bir günah uzvunu dünyada bırakıp Allah için ölelim.

    Amin Amin Amin

    Allah’ım Refik-i Alanı İstiyorum, Yalnız Seni İstiyorum.
    İlk Şehitler


    Bir vahşet tablosu!..

    Sümeyye Hâtun, ilk îman eden bahtiyarlardan. Ve ilk kadın şehid. Ebû Cehil alçağı, Sümeyye Hâtun’u kırbaçlarken, bir yandan da ağır hakaretler ediyordu.
    Ama o vurdukça, hazret-i Sümeyye;
    - Lâ ilâhe illâllah! diyordu devamlı.
    Bir milim taviz vermedi îmanından.
    Nihayet çıldırdı kâfir.
    Mübarek kadının ayaklarına birer urgan taktı. Uçlarını iki ayrı deveye bağlatıp, ters istikametlere doğru sürdü hayvanları.
    Ve dehşetli an!
    Tüyler ürperten bir vahşet tablosu!
    İnsanlığın yüz karası bir çılgınlık!
    Ama şu îmana bakınız ki, vücudu parçalanırken bile aynı kelimeyi haykırıyordu:
    - Lâ ilâhe illâllah!
    Bu kelime, çelik bir kırbaç gibi şakladı Ebû Cehil’in yüzünde.
    Ve hazret-i Sümeyye’nin temiz rûhu Cennete uçtu.
    İşte ilk kadın şehit.
    O şehitler ki, ölüm acısı duymaz, suale çekilmez, cesetleri çürümez.
    Dahası, bilmediğimiz bir hayatla diridirler mezarlarında.
    Çünkü, Şehitler ölmez!

    ÖLDÜ DİYE GİTTİLER

    Hazret-i Ammâr da ilklerdendir.
    Ona da çok işkence ettiler.
    Şöyle ki, çıplak vücuduna çelik zırh giydirip, kızgın güneşin altında saatlerce bekletirlerdi mübareği.
    Bir gün yine öyle yaptılar.
    Sıcaktan kızan demirler, vücudunu kavuruyor, kemiklerinin iliğini eritiyordu.
    Az sonra bayıldı.
    “Öldü” diye çekip gittiler.
    Mübarek sahâbî kendine geldiğinde, güneş batmak üzereydi.
    Binbir güçlükle doğrulup, âdeta sürünerek Resûlullahın huzuruna çıktı.
    Ve zor duyulan bir sesle;
    - Yâ Resûlallah! azâbın her çeşidini tattık, dedi.
    Ağlıyordu.
    Efendimiz, Onun gözyaşlarını mübarek elleriyle silerken;
    - Allahım! Ammâr sülâlesinden hiç kimseye Cehennem azâbını tattırma! diye dua buyurdular.

    Ne büyük şeref!
    Şu Müslümanların zor günler yaşadığı şu dönemde gerçekten anlaşılması gereken bir konu konuya katkınız için Allah razı olsun bende bir kaç şey yazayım izninizle..

    Yüce Allah şehidlerin manen ölmediklerini onlara ölüler denilmemesinin gerektiğini, Kuranın değişik yerlerinde dile getirmiştir :

    Allah yolunda öldürülenleri, ölüler sanma. Hayır, onlar diridirler. Rabbleri katında rızıklanmaktadırlar. Allahın keremiyle kendilerine verdiklerinden sevinçli olarak, arkalarında henüz şehid olup kendilerine yetişemeyenlere de korku olmadığı, onların da üzüntüye uğramayacakları müjdesiyle sevinmektedirler. Allahın nimeti ve keremiyle ve Allahın müminlerin ecrini zayi etmeyeceği müjdesiyle sevinirler. Ali İmran : 169-170-171

    Dünya hayatını âhiret hayatı karşılığında satarlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, biz ona yakında büyük bir mükâfat vereceğiz. Nisa : 74

    Şehid olan insanların kul hakkı dışındaki bütün günahları affedilir. Şehid olmak, herkese nasib olmayan büyük bir şereftir ve müminler için mükemmel bir nimettir. Güzel bir şekilde yaşamak, ondan sonra Allah yolunda Onun rızası için şehid olmak, her müminin hayal ettiği bir mutluluktur.

    Selam Dua İle

    KONAMI

    Sizdende allah razı olsun saadmuaz
    Selam ve dua ile kalın inşaallah
    Değerli katkınız için çok teşekkür ederim
    Hayırlı geceler
    Allah (c.c) her ikinizdende razı olsun inşaallah.o ne güzel kavuşmadır ki yaradana Rabbim bizlerede nasip etsin şehadet şerbetinden tatmaya
    amin değerli paylaşımlarınız için ALLAH razı olsun arkadaşlar
    sizdende allah razı olsun sahabeler
    amin inşaallah
    teşekkürler kuber sağolun
    amin Allah razı olsun arkadaşlar şehitlik mertebesine eriştirsin
    duanız için teşekkür ederim asiyan inşallah
    RABBİM İSRAİL-İ KAHR-U PERİŞAN EYLESİN
    saol.