Peygamber Efendimizin Mucizeleri

Son güncelleme: 04.04.2009 19:08
  • Bir kadın, hediye olarak bal gönderdi. Balı kabul edip, boş kabı geri gönderdi. Kap bal ile dolu olarak geri geldi. Kadın gelerek, (ya Resulallah! Hediyemi niçin kabul etmediniz?Acaba günahım nedir?) dedi. (Senin hediyeni kabul ettik. Gördüğün bal, Allahü teâlânın hediyene verdiği berekettir) buyurdu. Kadın çocukları ile aylarca yediler. Hiç eksilmedi. Bir gün yanılarak balı başka bir kaba koydular. Oradan yiyerek bitirdiler. Bunu, Resulullaha haber verdiler. (Gönderdiğim kapta kalsaydı, dünya durdukça yerlerdi, hiç eksilmezdi) buyurdu.


    Meşhur mucizelerinin en büyüklerinden birisi de, Ay'ı ikiye ayırmasıdır. Bu mucize, başka hiçbir Peygambere nasip olmamıştır. Muhammed aleyhisselam elli iki yaşında iken, Mekke'de Kureyş kâfirlerinin elebaşıları yanına gelip, (Peygamber isen Ay'ı ikiye ayır) dediler. Muhammed aleyhisselam, herkesin ve hele tanıdıklarının, akrabasının iman etmelerini çok istiyordu. Mübarek ellerini kaldırıp dua etti. Allahü teâlâ, kabul edip, Ay'ı ikiye böldü. Yarısı bir dağın, diğer yarısı başka dağın üzerinde göründü. Kâfirler, Muhammed bize sihir yaptı dediler. İman etmediler.
#13.03.2009 00:10 0 0 0
  • Arkadaşım aynı konudan 5 tane birden açma nedeniniz nedir? İnternet hızınız yavaş olabilir ama siz konu aç butonuna 1 defa basarak beklemelisiniz. Aksi halde işimizi gücümüzü bırakıp ardınızdan konu temizlemek zorunda kalırız. :)
#13.03.2009 01:01 0 0 0
  • S.A Emeğinize sağlık güzel bir paylaşım bizde katkı yapalım nasibse..
    Peygamberimizin hadisde buyuruyorki..

    Hiç bir peygamber yoktur ki Ona insanların imanına sebep olan mucizeler verilmiş olmasın. Bana verilen mucize ise, ancak bana vahyolunan bir vahiydir. Onun için kıyamet gününde ümmeti en fazla olan peygamber ben olacağımı ümit ediyorum. Buhari : Fezailûl Kuran 1- Müslim : İman 239

    Meşhur mucizelerinin en büyüklerinden birisi de, Ay'ı ikiye ayırmasıdır. Bu mucize, başka hiçbir Peygambere nasip olmamıştır. Muhammed aleyhisselam elli iki yaşında iken, Mekke'de Kureyş kâfirlerinin elebaşıları yanına gelip, (Peygamber isen Ay'ı ikiye ayır) dediler. Muhammed aleyhisselam, herkesin ve hele tanıdıklarının, akrabasının iman etmelerini çok istiyordu. Mübarek ellerini kaldırıp dua etti. Allahü teâlâ, kabul edip, Ay'ı ikiye böldü. Yarısı bir dağın, diğer yarısı başka dağın üzerinde göründü. Kâfirler, Muhammed bize sihir yaptı dediler. İman etmediler.

    Kıyamet saati yaklaştı, ay ikiye bölündü yarıldı..
    Kamer : 1

    Bu örnekler önemli ve güzel bilgiler ama Peygamberimizin en büyük mucizeside unutulmamalıdırki kitabımız Kuranı Kerimdir..
    Selam Dua İle.
#13.03.2009 07:25 0 0 0
  • Allah razı olsun arkadaşlar
#13.03.2009 07:36 0 0 0
  • yüreğine sağlık çok güzel:)
#13.03.2009 07:39 0 0 0
  • Arkadaşım aynı konudan 5 tane birden açma nedeniniz nedir? İnternet hızınız yavaş olabilir ama siz konu aç butonuna 1 defa basarak beklemelisiniz. Aksi halde işimizi gücümüzü bırakıp ardınızdan konu temizlemek zorunda kalırız.

    biraz acemiyiz kusara bakyanız.ben bir konu açtım konuda biraz bilg eksikliği oldu düzeltmeye çalıştım.o kadar.özür
#13.03.2009 08:56 0 0 0
  • Bir gün, bir köylüyü imana davet etti. Müslüman bir komşumun vefat etmiş kızını diriltirsen, iman ederim dedi. Mezarına gittiler. İsmini söyleyerek kızı çağırdı. Kabir içinden ses işitildi ve dışarı çıktı. (Dünyaya gelmek ister misin?) buyurdu. (Ya Resulallah! Dünyaya gelmek istemem. Burada babamın evindekinden daha rahatım. Müslümanın ahireti, dünyasından daha iyi) dedi. Köylü bunu görünce, hemen imana geldi.
#13.03.2009 09:09 0 0 0
  • Yorum yazmamamızı neden ısrarla rica ettiğini anlamadım..
    Ama paylaşım düşüncen için teşekkür ediyorum..
#13.03.2009 09:17 0 0 0
  • Yorum yazmamamızı neden ısrarla rica ettiğini anlamadım..
    Ama paylaşım düşüncen için teşekkür ediyorum..
    inan bende bilmiyorum.Ama yorum olmasa en azından arkadaşlar bildikleri mucizeleri bizimle pylaşırlar diye düşündüğüm için
#13.03.2009 09:33 0 0 0
  • Şimdi bu konu hadislerden yada ayetlerden oluşmuş olsa dediğiniz gibi çok fazla sayıda mesaj yer alacağından araya yorum girmemesi iyi olabilir.

    Ama açtığınız konu içeriği, konunun ilk sayfasında yayınlanabilecek sınırlarda. Bu nedenle yorum yapılmasında bir mahsur yok.

    İleride ekleme yapmak iserseniz mesajınızı editleyerek dahil etmeniz mümkündür.
#13.03.2009 10:01 0 0 0
NaZ NaZ foto
  • güzel bilgiler için ALLAH razi olsun
#13.03.2009 10:07 0 0 0
  • Şimdi bu konu hadislerden yada ayetlerden oluşmuş olsa dediğiniz gibi çok fazla sayıda mesaj yer alacağından araya yorum girmemesi iyi olabilir.

    Ama açtığınız konu içeriği, konunun ilk sayfasında yayınlanabilecek sınırlarda. Bu nedenle yorum yapılmasında bir mahsur yok.

    İleride ekleme yapmak iserseniz mesajınızı editleyerek dahil etmeniz mümkündür.

    tamam tşkler
#13.03.2009 10:20 0 0 0
  • tşkkürLer..
#13.03.2009 10:22 0 0 0
  • Allahü teâlâ, Habibini belalardan korurdu. Ebu Cehil, Resulullahın en büyük düşmanı idi. Kâbe-i muazzama yanında namaz kılarken, alçak Ebu Cehil, tam zamanıdır diyerek, bıçakla üzerine yürümek isterken, hemen geri dönüp kaçtı. Arkadaşları, niçin korktun dediklerinde, Muhammed ile aramızda ateş dolu bir hendek gördüm. Birçok kimse beni bekliyorlardı. Bir adım atsaydım, yakalayıp ateşe atacaklardı. Bunu Müslümanlar işitip, Resulullah efendimize sorduklarında, (Allahü teâlânın melekleri, onu yakalayıp parçalayacaklardı) buyurdu.


    Resulullah efendimiz bir gün abdest alıp, mestlerinden birini giyip, ikincisine mübarek elini uzatırken, bir kuş geldi. Bu mesti kapıp havada silkti. İçinden bir yılan düştü. Sonra kuş mesti yere bıraktı. Bugünden sonra, ayakkabı giyerken, önce silkelemek sünnet oldu.


    Selman-ı Farisi, hak din aramak için, İran'dan çıkıp çeşitli memleketleri dolaşmaya başladı. Beni Kelb kabilesinden bir kervan ile Arabistan'a gelirken Vadi'-ul kura denilen mevkide hainlik edip bir yahudiye köle diye sattılar. Bu da, akrabası, Medineli bir yahudiye köle olarak sattı. Hicrette Resulullahın Medine'ye teşriflerini işitince, çok sevindi. Çünkü, kendisi nasrani âlimi idi. En son rehberi büyük bir âlimin tavsiyesi ile, ahir zaman Peygamberine iman etmek için Arabistan'a gelmişti. O âlim, Resulullahın vasıflarını öğretmiş, Onun hediye kabul edip, sadaka kabul etmediğini, iki omuzu arasında mühr-ü nübüvvet olduğunu ve pek çok mucizeleri olduğunu Selman'a bildirmişti. Selman-ı Farisi, Resulullaha sadakadır diyerek hurma getirdi. Resulullah onlardan hiç yemedi. Hediyedir diye bir tabakta yirmibeş kadar hurma getirdi. Resulullah efendimiz ondan yedi. Bütün Eshab-ı kiram da yediler. Yenilen hurma çekirdekleri bin kadardı. Resulullahın bu mucizesini de gördü. Ertesi gün bir cenaze defninde mühr-ü nübüvveti görmek arzu etti. Resulullah, bunu anlayıp mübarek gömleğini sıyırarak mühr-ü nübüvveti gösterdi. Selman hemen imana geldi. Birkaç sene sonra 300 hurma ağacı ile binaltıyüz dirhem altın ödemek şartı ile azat edilmesine söz kesildi. Resulullah bunu işitti. Mübarek elleri ile ikiyüzdoksandokuz hurma ağacı dikti. Ağaçlar o sene meyve vermeye başladı. Birini Ömer "radıyallahü teâlâ anh" dikmişti. Bu ağaç meyve vermedi. Resulullah efendimiz, bunu çıkarıp mübarek elleri ile tekrar dikti. Bu da hemen meyve verdi. Bir gazada, ganimet alınan, yumurta kadar altını Selman'a "radıyallahü teâlâ anh" verdiler. Resulullaha gelip, bu gayet azdır. Binaltıyüz gram çekmez dedi. Mübarek ellerine alıp tekrar Selman'a verdi. (Bunu sahibine götür) buyurdu. Yarısı ile efendisine olan borcunu ödedi. Yarısı da, Hazret-i Selman'a kaldı.


    Kureyş kâfirlerinden Velid bin Mugire, As bin Vail, Haris bin Kays, Esved bin Yagus ve Esved bin Muttalib, Resulullaha cefa ve eziyet etmekte başkalarından aşırı gidiyorlardı. Cebrail aleyhisselam gelip, (Seninle alay edenlere cezalarını veririz...) mealindeki Hicr suresinin 95. âyetini getirip, Velidin ayağına, ikincisinin ökçesine, üçüncüsünün burnuna, dördüncüsünün başına, beşincisinin gözlerine işaret etti. Velid'in ayağına bir ok battı. Çok kibirli olduğundan, eğilerek oku çıkarıp atmak, kendine ağır geldi. Demiri topuk damarına batıp, siyatik hastalığına yakalandı. As'ın ökçesine diken battı. Tulum gibi şişti. Harisin burnundan devamlı kan geldi. Esved bir ağaç altında neşeli otururken, kafasını ağaca vurup, diğer Esved de, a'ma olup, hepsi helak oldular.

    Save gölünün kuruması
    Sual: Peygamber efendimiz doğduğu zaman, Kâbe'deki putlar yüzüstü yıkılıyor, Kisra'nın sarayı çöküyor, bin yıldan beri Mecusilerin yanan ateşi sönüyor. Bir de Save gölünün kuruduğu bildiriliyor. Save gölünün suçu ne idi de kurudu?
    CEVAP
    Cansız varlıkların ne suçu olur ki, yani suçu olduğundan değil, bu gölü halk mukaddes sayar, kuruyacağına asla ihtimal vermezlermiş. Çok tuzlu imiş, sağdan soldan su gelmiyor, su seviyesi hep aynı, hiç eksilme olmuyormuş, derinliği beş metre yüzeyi 12,5 km imiş. Bu göl bir anda kuruyor. Bunun aksine, Şam tarafında bin yıldan beri suyu akmayan ve kurumuş olan Semave Nehrinin vadisi de, o gece, su ile dolup taşarak akmaya başlıyor. Bu tür olaylar cansız varlıkların suçu falan olduğu için değil, onları mukaddes sayan insanları ikaz için, ibret almaları için ve daha başka hikmetler yüzünden ihsan ediliyor.

#03.04.2009 18:28 0 0 0
  • paylaşım için tşkler
#04.04.2009 19:08 0 0 0