Fısıltıyı Dinle Taşı Bekle

Son güncelleme: 18.06.2004 19:37
  • Fısıltıyı dinle taşı bekle


    Genç bir yönetici, yeni Jaguar'ı içinde kurulmuş,

    biraz da hızlıca, bir mahalleden geçiyordu. Park etmiş arabaların
    arasından yola fırlayan bir çocuk olabilir düşüncesiyle

    dikkatini daha çok yol kenarına vermişti. Bir şeyin yola fırladığını
    görünce hemen

    fren yaptı ama

    aracı durana kadar geçen mesafede yola çocuk fırlamadı. Bunun yerine,
    yepyeni arabasının yan kapısına büyükçe bir taş çarptı. Adam hızlıca frene
    yüklendi ve taşın fırlatıldığı boşluğa doğru geri geri gitti. Sinirlenmiş
    olan genç adam arabasından fırladı ve taşı atan çocuğu kaptığı gibi
    yakında park etmiş olan bir arabanın gövdesine sıkıştırdı. Bunu yaparken
    de bağırıyordu:

    'Sen ne yaptığını sanıyorsun serseri? Bu yaptığın ne demek oluyor? O
    gördüğün yepyeni ve pahalı

    bir araba ve attığın o taşın mahvettiği yeri düzelttirmek için kaportacıya
    bir sürü para ödemek zorunda kalacağım. Neden yaptın bunu?'

    Küçük çocuk üzgün ve suçlu bir tavır içindeydi.

    'Lütfen amca, lütfen kızmayın. Ben çok üzgünüm ama başka ne yapabilirdim,
    bilemedim. Taşı attım, çünkü işaret etmeme rağmen diğer arabalar durmadı.'

    Çocuk, gözlerinden süzülen yaşları elinin tersiyle silerek park

    etmiş bir aracın arkasına işaret etti.

    'Abim orada. Yokuştan aşağı yuvarlandı ve tekerlekli sandalyesinden düştü
    ve ben onu kaldıramıyorum.'

    Çocuğun şimdi hıçkırıklardan omuzları sarsılıyordu ve şaşkın adama

    sordu:

    'Onu kaldırıp tekerlekli sandalyesine oturtmama yardım edebilir misiniz?
    Sanırım abim yaralandı ve benim için çok ağır.'

    Genç yönetici ne diyeceğini bilemez halde boğazındaki düğümden yutkunarak
    kurtulmaya çalıştı. Yerde yatan sakat çocuğu kaldırıp tekerlekli
    sandalyesine oturttu, cebinden temiz ve ütülü mendilini çıkartıp, çeşitli
    yerlerinde oluşmuş ve kanayan yara ve sıyrıkları dikkatlice silmeye
    çalıştı. Bir şeyler söyleyemeyecek kadar duygulanmış olan genç adam,
    abisinin tekerlekli sandalyesini iterek yavaş yavaş uzaklaşan çocuğun
    ardından bakakaldı. Jaguar marka arabasına geri dönüşü yavaş yavaş oldu ve
    yol ona çok uzun geldi. Arabanın yan kapısında

    taşın bıraktığı iz çok derin ve net görülür şekildeydi ama adam orayı hiç
    bir zaman tamir ettirmedi. Oradaki izi, şu mesajı hiç unutmamak için
    sakladı: Hiç bir zaman yaşamın içinden, seni durdurmak ve dikkatini çekmek
    için birilerinin taş atmasına mecbur kalacağı

    kadar hızlı geçme. Allah ruhumuza fısıldar ve kalbimizle konuşur. Bazen, onu

    dinlemek için vaktimiz olmuyorsa, bize taş fırlatmak zorunda

    kalır.

    Fısıltıyı dinle veya taşı bekle

    Seçim senin
#18.06.2004 19:37 0 0 0