Kötürüm Tilki Ile Arslan

Son güncelleme: 18.06.2004 19:39
  • KÖTÜRÜM TILKI ILE ARSLAN




    Kalenderin biri,bir gün gündelik rizkini kazanmak üzere evinden çikar.Dag
    ,ova demeden aksama kadar dolasirda dolasir;fakat karnini doyuracak hiç
    bir sey bulamaz.Hava kararmaya yüz tutmus;gün aksam olmustur.Yeni bir
    günün sabahinda tekrar geçimini aramaya çikmak üzere geriye dönerek evinin
    yolunu tutar.Göz gözü görürken yuvama ulasayim diyerek hizli adimlarla bir
    düzlüge iner.Iyiden iyiye yorulmus,adim atacak takadi kalmamisti.

    Bir kayanin dibinde bir kaç dakikalik nefes almak için mola vererek
    seriliverir.Az sonra kulagina inelmeye benzer bazi sesler gelir.Nefesini
    tutup dikkatle dinleyince inleme seslerinin gölgesine sigindigi kayanin
    üst tarafindan gelmekte oldugunu anlar.Yavasça yerinden dogrularak kayaya
    tirmanir.Öteyi beriyi yoklarken önüne karanlik bir kaya çikar.Zaten kesik
    kesik kulagina gelen iniltiler de oraciktan yükselmektedir.Dikkatle
    içeriye göz gezdirince yere serilmis kötürüm bir tilki ilisir gözlerine.

    Anlasilan hayvancagiz bizim kalender yolcumuz gibi günlerden beri aç
    kalmistir.Yere bir posteki serilmis,yani basina dikilmis olan kalenderi
    gördügü halde kili bile kimildamiyordu. Yalniz arada bir durup tembel
    tembel inliyor o kadar.Bu ölgün sesler de olmasa hayvanin diri oldugunu
    ispat etmek için bin sahit lazimdi.

    Derken uzaklardan bir karalti göründü.Uzun yeleli,iri kuyruklu bir arslan
    tozu dumana katmis kayaliga dogru geliyor.Arada bir durup
    kükrerken,çikardigi erkekçe ses vadiyi çevreleyen dag eteklerine çarpiyor
    ve yankilanarak dakikalarca devam ediyor.

    Arslanin ortalikta belirmesi ile bütün vadiye korkak bir ürküntü siner. Bu
    arada kötürüm tilkinin ölüm kokan kesik kesik inlemesi kesiliverdigi gibi
    bizim kalenderden de soluk duyulmaz olur. Gelisi ile ortaligi titreten
    koca yeleli arslan agir agir ilerleyerek üst kisminda kalender yolcu ile
    kötürüm tilkinin barindigi kayanin dibinde konaklar.O sirada kayanin
    yakinlarinda bir ürkek ceylan beliriverir.Pusuda yatan koca arslan hemen
    üzerine
    çullanarak hayvancagizi bir iki pençe vurusu ile paramparça eder.

    Arslan,oturup afiyetle avini midesine indirdikten sonra epeyce et ve kemik
    artigi birakarak kükreye kükreye yoluna devam ederek gözlerden
    uzaklasir.Arslanin çekilmesi ile deminden beri vadiyi bürüyen korku
    bulutlari da dagilir.Az öncesi gibi tekrar kuslar civildamaya,diger
    canlilar öteye beriye kosusmaya baslar.

    Bu arada barsaklari açliktan birbirine dügümlenmis olan kötürüm tilki de
    yavas yavas yerinden dogrulur.Agir agir emekleyerek arslanin av
    artiklarina dogru ilerler.Oturup güzelcene karnini doyurduktan sonra
    oldukça canli adimlarla tekrar yuvasina döner.Anlasilan sancilarinin çogu
    açliktan ileri geliyordu.Karni doyduktan sonra,miskin tilkinin inlemesi
    kesilmisti.

    Kaya kovugunun yani basinda yaslanmis dinlenen kalender yolcu bu
    gördükleri üzerinde söyle düsündü:Yüce Allah(c.c)in merhameti ne kadar
    büyük ve ne derece genismis.Baksana dört ayagi üzerine dikilmeye gücü
    olmayan su topal tilkiyi bile acikinca en iyi sekilde rizkini
    gönderiverdi.O halde benim SIKINTILI ugrasmalarim,rizkimi temin edeyim
    diye dag bayir demeden kosusmalarim bosunadir.Nasil olsa,az önceki güçlü
    arslani araya koyarak su yatalak tilkiyi doyuran Ulu
    Allah(c.c.),beklemedigim yerden bir sebep yaratacak benim de rizkimi
    gönderecektir.

    Zaten yasasam ne kadar yasarim.Üç günlük dünya için bu kadar ugrasmaya, bu
    kadar didismeye, böylesine kara kara düsünmeye degermi? En iyisi iyice
    Allah'a(c.c.)dayanmali;tamamen o'nun yaygin merhametine güvenmeliyim.
    Baksana topal tilki,ayagina gelen hazir rizkini mideye indirdikten sonra
    daha tok bir karinla uzanmis horul horul uyumaktadir. Bu güne kadar
    çektigim bunca SIKINTILAR benim akilsizligimin cezasi imis. Simdi artik
    aklim basima geldi.

    Bu düsünceler içinde oracikta uyuyakalan kalender sofu yakinlarda bir
    magara bularak oraya kapanir.Gece gündüz Allah'a(c.c.)yalvararak rizkini
    beklemeye karar verir.Birinci günü bir taraftan istahla ibadet ederken bir
    yandan da durmadan magaranin kapisini gözetleyerek ayagina gelecek olan
    rizkini bekler. Bekler ama bosuna! Ne gelen vardir,ne de giden.

    Her halde yarin isler yoluna girecek diye düsünüp aç mide ile o geceligine
    de uykuya dalar.Sabah olunca açliktan gözleri dogan günesi bile zor
    görecek hale gelir.Havanin iyice karardigi ana kadar sabirsizlikla
    kapiyi kollamasina ragmen yine rizki ayagina gelmez.Ama artik yerinden
    kimildamaya elini kolunu kipirdatmaya takat bulamadigini görerek yavas
    yavas hayatindan endise duymaya baslar.

    Ama herseye ragmen gücünün yettigi kadar ibadetine devam ederek topal
    tilkiye avinin artiklarini birakan pençesi güçlü ve koca yeleli arslanin
    kapida belirecegi ve ona da rizkini getirecegi ani gözleme kararindan
    caymaz. Ümitlerini canli tutmak için kendini söyle teselli etmeye
    koyulur;"kulun basi iyice SIKISMADIKCA Allah'in yardimi gelmez.Iyice
    aciktigima göre benim rizkim da yakinda muhakkak su issiz magaranin
    karanliginda beni bulacaktir."

    Fakat durumu teselli ile geçistirilecek gibi degildir.Günlerden beri açlik
    sancisi çeke çeke vücudu erimis, süzülen gözleri iyice ufalarak
    derinlesen yuvalarina gömülür.Kararan gökyüzü ile birlikte seccadesinin
    üzerine yigilir.Ama simdi daldigi sessizlik uyku degildir,artik. Kalender
    dervis,günlerin biriktirdigi halsizligin getirdigi ölüme yakin uyusukluga
    kendini koyuvermistir!..

    Bu halde iken kulaklarina söyle bir ses gelir;"behey miskin kul!.. Niçin
    yatip kötürüm tilki olmak istiyorsun? Dolas da yirtici arslan
    kesilsene!... Elin,kolun tuttuguna göre çalisip kazansan da artiklarinla
    güçsüz bir kaç yatalak geçinse daha iyi olmaz mi? Sen
    Allah'a(c.c.)güvenmeyi tembel tembel oturup kapidan girecek rizki beklemek
    mi sandin,yaziklar olsun sana!.."

    Duydugu bu tesirli sözler,kalender dervisin,açliktan süzülen iliklerine
    kadar isledi.Uzandigi yerde söyle bir sarsildi.Gücünün son damlasini
    harekete getirerek silkinip iki ayagi üzerine dogruldu.Kararli adimlarla
    ilerleyerek magaranin kapisindan çikti. Içinden cosup gelen bir kuvvet onu
    karanliga sürüklüyordu.Gönlü bir seyler yapmak ve bir seyler ele geçirmek
    azmi ile dolup tasiyor,adeta kabina sigamiyordu.Içinden gelen ve ileriye
    dürten kuvvete ayak uydurarak yokustan asagi su akar gibi yürüyordu.
    Nereye gidecekti?isin orasini o da kesinlikle bilmiyordu,ama neresi olursa
    olsun kafa ve el emegini birlestirerek Allah'in(c.c.)yarattigi nimetlerden
    rizkini kendi eli ile kazanmaya gidiyordu!.. Böyle düsündükten sonra
    gidecegi yerin ne önemi vardi.Nasil olsa yeryüzünün her yani Ulu Allh'in
    (c.c.)degilmiy di?Karni aç olmasina açti.Ama artik o bir iki saat önceki
    gözlerini nerede ise sineklerin yuva yapacagi uyusuk miskin ve yüreksiz
    dervis degildi.Karanliga dalip kaybolurken yüzü gülüyordu.

    Simdi gelelim kissadan hisseye.Islam dünyasi yüz yillardan beri akil almaz
    bir tembelligin ve verimsiz didismelerin içine gömülüp, canliligini
    kaybettigi için bugün batinin hiristiyan dünyasina el açmis,gündelik
    ekmegini dilenmektedir. Yirtici arslanlar gibi ekmegini tastan çikaran
    yürekli müslüman toplulugunu dünya ne zaman görebilecek acaba? Yasli ve
    özlem dolu gözlerle bekliyoruz!...
#18.06.2004 19:39 0 0 0