Yaşayarak Öğrenmek...

Son güncelleme: 03.05.2009 14:43
  • Bir gün Napolyon düşman askerlerinden kaçarken, bir bakkal dükkânına girmiş.
    Bakkala hemen kendisini saklamasını emretmiş. Bakkal da Napolyonu müsait bir
    yere saklayıp, biraz sonra gelen düşmanları da :
    '*Az evvel biri koşarak şu tarafa kaçtı.*'
    diye savuştur*muş. Nihayet biraz sonra Napolyon'un muhafızları yetişmişler.
    Bakkal ömründe bir daha karşilaşamayacağı Napolyon'a sormuş:
    '*Efendim, af buyurun ama merak ettim, ölümle bu denli burun buruna gelmek
    nasıl bir duygu?*'
    Napolyon birden öfkelenmis.
    '*Sen kim oluyorsun da benimle böyle dalga geçercesine konuşabiliyorsun?*'
    diye bağırmış. Hemen askerlerine, Adamcağızı kurşuna dizmelerini emretmiş.
    Askerler bakkalın gözünü bağlayıp, karşisına dizilmişler. Mermiler namlulara
    sürülmüş, artık 'ateş' emri verilecek... Adamcağız içinden:
    '*Ah, ne yaptın sen? Şimdi ölüp gideceksin*'
    diye düşünürken,arkadan bir çift el uzanmış, gözündeki bağı
    açmış.KarşisındaNapolyon varmış. Tek cümleyle cevaplamış Napolyon:
    '*İşte böyle bir duygu!*'

    "yaşayarak öğrenmek, bedeli en yüksek öğrenme biçimidir..."
#03.05.2009 14:43 0 0 0