Murat Göğebakan

Son güncelleme: 22.05.2009 11:33
  • Murat Göğebakan kimdir - Murat Göğebakan Resimleri - Murat Göğebakan Biyografisi - Murat Göğebakan Hakkında

    noimage

    9 Ekim 1968 yılında Adana'da doğdu. Adana'da doğmasına rağmen 5 yaşına kadar Almanya'da yaşadı. Daha sonra tekrar Adana'ya döndü ve burada ilk, orta ve lise öğrenimini tamamladı. Daha sonra ise 1986 yılında Hacettepe Üniversitesi devlet konservatuarına girdi. Burda tamamladığı üniversite eğitiminin ardından ise Çukurova Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak görev aldı. Bu yıllarda felsefeye olan merakı sonucu tasavvufa ilgi duydu ve dergah eğitimi aldı. Adana'da bulunduğu yıllar içinde gitar dersleri veren ve bar çalışmaları yapan Göğebakan 1995 yılına kadar Adana'da yaşadı ve bu esnada bir evlilik yaptı. Bülent isminde çocuğu olan Göğebakan 1994 yılında eşinden ayrıldı.

    Yaptığı besteleri Adana'da değerlendirememesi sebebiyle 1995 yılında İstanbul'a geldi. 1996 yılında Ben Sana Aşık Oldum albümünü çıkardı ve bu kasedi ile büyük bir çıkış yaptı. "Ben Sana Aşık Oldum" ile müzik piyasasında kendine iyi bir yer edinen sanatçı, daha sonra çıkardığı kasetleri ile bu başarısını perçinlemeyi başarmıştır. Aralıksız olarak müzik üretimini sürdüren Göğebakan şu an itibariyle 5 albüme sahiptir...

    1997
    Prestij Müzik'lı yıllar. Türk müziğinin en önemli isimleri bu şirket altında toplanır. Mahsun Kırmızıgül'den, Mustafa Sandal'a, Mustafa Sandal'dan Özcan Deniz'e, Alişan'a, Zerrin Özer'e, Seda Sayan'a kadar... Bu kadar starın arasında, rock müzik deyince akla Haluk Levent'ten başkasının gelmediği dönemde, yepyeni bir isim çıkıyordu müzik piyasasına: Murat Göğebakan.

    Zorluklarla çıkardığı Ben Sana Aşık Oldum albümü, her yerde dinlenir olur. Klip çekilen Ben Sana Aşık Oldum, Kara Gözlüm ve Öyle ki Hasretimsin isimli parçalar kısa sürede herkesin diline takılır... İlk albümüyle büyük başarı yakalayan Murat Göğebakan, artık tüm Türkiye tarafından tanınmış önemli bir isim olur..

    1998
    Büyük ses getiren albüm, beraberinde ödüller de getirir. Sanatçı yeni yılın ilk günleriyle KRAL TV'den "En İyi Çıkış Yapan Erkek Şarkıcı" ödülünü alır, hem de Alişan, Feridun Düzağaç, Rober Hatemo, Metin Arolat gibi isimleri geride bırakarak. Bütün bunlardan sonra artık paylaşılamaz biri haline gelir Murat Göğebakan. Sanatın ve sanatçının dostu (!) Hilmi ve Hasan Topaloğlu, Murat Göğebakan'ı kendi müzik şirketine katmak için yarışa girer. Sonuçta Hasan Topaloğlu ve Cengiz Kurtoğlu'nun prodüktörlüğünü yaptığı Sindoma Müzik'ten "Sen Rahatına Bak" isimli albüm piyasaya çıkar. Bu kadar gürültü patırtının içinde çıkan albüm ilki kadar ses getirmese de, yine beğeni toplar. Albümde Ömer Faruk sorak yönetmenliğinde klip çekilen Unutur muyum Seni ve Kara Sevda isimli parçalar kötü olmayan bir satış grafiğinin ortaya çıkmasını sağlar.

    1999
    Türkiye'nin asla hatırlamak istemediği 17 Ağustos depreminin yaşandığı sene. Murat Göğebakan Mayıs ayı gibi, aranjörlüğünü asker Ahmet Koç'un yaptığı yeni albümü "Tek Suçum Seni Sevmekmiş" i Sindoma Müzik'ten dinleyenlerinin beğenisine sunar. İlk klip "Anlasana"ya çekilir ve büyük beğeni toplar. Ardından yine "Anlasana" gibi patlama yapması beklenen "Göç" isimli şarkıya klip çekilir. Ve iki gün sonra o üzücü 17 Ağustos depremi meydana gelir. Pek çok insanımızın hayatını kaybettiği depremle, müzik dünyası da sessizliğe gömülür ve deyim yerindeyse Murat Göğebakan'ın albümü de enkazın altında kalır. Aralık ayında çekilen "Malabadi Köprüsü" klibi ise yeni albüm için alıştırma dönemi anlamı taşımaktan öteye gidememiştir.

    2000
    Murat Göğebakan için kötü günlerin başladığı dönemler. İstenen başarının yakalanmadığı bir albümün ardından Sindoma Müzik'in baskısıyla 20 gün gibi kısa bir sürede hazırlanan, her zaman çalışılan aranjör Ahmet Koç'un yerine Haluk Levent dışında daha çok arabesk müzik şarkıcılarıyla çalışan Yıldıray Gürgen tarafından hazırlanan bir albüm. Farklı soundlar,daha sert bir melodi... Ve ilk klip "Merhaba". Her şeye rağmen ilk klip beğenilir. Ama bundan sonra yine şansızlıklar Murat Göğebakan'ın peşini birakmaz. Oğlu Bülent Göğebakan'la birlikte çektiği "Yeminin mi Var" klibinin yayınlandığı gün bu defa KRAL TV ile müzik şirketleri arasında anlaşmazlık çıkar. Yaklaşık 3 ay gibi bir süre KRAL TV sadece birkaç müzik şirketinin şarkıcılarının eserlerini çalar. Murat Göğebakan'ı bu seferde KRAL TV krizi vurur.

    2001
    Murat Göğebakan Sindoma Müzik'le yollarını ayırır. Zaten birkaç ay sonra bu şirket te kapanır. Sanatçı bu süre içerisinde Sema Bekmez'le evlenir, kısa bir süre bar çalışmaları yapar. Ama artık ismi pek anılmaz bir şarkıcı haline gelmiştir Göğebakan. Tıpkı fırtına öncesi sessizlik gibi. Ve yeni albümün hazırlıklarına başlanır. Albüm için Gece Yolcuları isimli grupla anlaşılır. Cem Karaca, Bora Ayanoğlu, Ahmet Koç gibi isimlerle albüm öncesi görüşmeler yapılır ve büyük ses getirmesi beklenen albümün çalışmaları devam eder. Müzik şirketi için de arayışlar devam etmektedir.

    2002
    Fırtına öncesi sessizlik sona erer. Gidilen her yerde aynı şarkı kulaklara takılır. "Neredesin Ayyüzlüm?" Albüm çok büyük ses getirir. TV kanallarında, radyolarda artık her yerde Murat Göğebakan'a rastlamak mümkündür. Yine aynı albüm içerisinde yer alan "Vazgeçilmiyor" isimli parçaya da klip çekilir ve bu parça da büyük beğeni toplar. Klip çekilmeyen "Turnalar" "Bugün" "Keşke Tanımasaydım Seni" ve "Namus Belası" gibi eserler ise radyolarda sürekli çalan parçalar haline gelir. Seda Sayan, Hilal Cebeci, Bülent Ersoy gibi isimlerinde bulunduğu Öz-bir Müzik'ten Ali Özbir prodüktörlüğünde piyasaya sürülen Ayyüzlüm albümü sanatçı için yeniden doğuş anlamını taşır. Gece Yolcuları grubuyla birlikte yurt içinde ve dışında pek çok konser verilir.

    2003
    Ayyüzlüm albümünün etkisi devam etmektedir. Türkiye'nin en büyük müzik ödül töreni olan MÜYAP töreninde Murat Göğebakan da ödül alır. Verilen konserlere tam gaz devam edilir. Bu süre içerisinde sanatçı Gece Yolcuları isimli grupla çalışmama kararı alır. Yeni albümün hazırlıklarına başlanır. Albüm yine Öz-bir Müzikten piyasaya çıkarılacaktır.

    2004
    Murat Göğebakan bu sefer "Yaralı" ile dönüş yapar. Albüm beğeni toplar. Fakat yine müzik şirketiyle sorunlar yaşanır. Yaralı'nın ardından ikinci bir parçaya klip çekilemez. Albüm tek kliple birçok rockçıyı geride bırakan bir satış oranı yakalar. 2004 yılına da Murat Göğebakan damgasını vurur. Yaralı'nın dışında "Diğer Yarım" "Karanfil Kokan Yarim" "Ölmeye Geldim" "2023" gibi eserler de radyolarda uzunca bir süre çalınır. Verilen konserlerse aynı hızla devam etmektedir.

    2005
    Murat Göğebakan bu sefer kendi sahibi olduğu şirketten çıkararır albümünü. Farklı bir aranjör ve farklı bir grupla. Albüme "Sana Olan Aşkım Şahit" adı verilir. İlk klip te yine bu parçaya çekilir ve dinleyenleri tarafından beğenilir. Ardından eşiyle beraber çekilen "Gözleri Deniz Kokan Yarim" klibiyle sanatçı çıkışını devam ettirir. Yine aynı yıl içerisinde sanatçı "Hasan'dan Olma, Hatice'den Doğma Murat Göğebakan" isimli bir biyografi kitabı çıkarır. Kitapta hayatının bilinmeyen yönlerini ortaya koyar, merak edilen pek çok konuya açıklık getirir. Her zaman olduğu gibi birçok konser de veren Murat Göğebakan, mutevazı kişiliğiliyle herkesin sevgi ve saygısını kazanmış bir isim halini alır


    https://www.main-board.com/derin-duygular/221457-murat-gogebakandan-aglatan-mektup.html#post3484613
#03.05.2009 16:39 0 0 0
  • Türk Rock Müziğinin sevilen sesi Murat Göğebakan'dan gelen üzücü haberle yıkıldık.
    Ünlü sanatçının lösemi (kan kanseri) hastalığına yakalandığı öğrenildi. Dün hastaneye kaldırılan ve kan kanseri teşhisi konan Göğebakan'ın eşi Sema hanım eşinin rahatsızlığını doğrularken, "Çok zor bir döneme giriyoruz. Bizler için dua etsinler" dedi
    Kanser olduğunu iki gün önce öğrendiğini söyleyen Murat Göğebakan, "Belirtileri nezle ve grip olarak baş gösterdi. Şiddetli nezle oluyordum ve kolumda morluklar oluşmaya başlamıştı. Kolumdaki morluklarla ilgili eşim 'Hangi kızlar ısırdı kolunu' diye espri bile yaptı. Ama sonuç itibariyle şu an kan kanseriyim. Herkesin dualarını bekliyorum" dedi
    Kemoterapi tedavisine başlayan Murat Göğebakan'ın 15 Mayıs'ta Kayseri'de vereceği konseri ise iptal olmadı. Murat Göğebakan'ın yerine sanatçı dostları ünlü sanatçı için sahneye çıkıp konserin gelirini Murat Göğebakan'ın tedavisi için harcayacak

#03.05.2009 16:44 0 0 0
  • Murat Göğebakana ve onun durumunda olanlara Allahdan acil şifalar diliyorum
#05.05.2009 17:25 0 0 0
NaZ NaZ foto
  • ALLAH'im acil sifalar versin
#05.05.2009 21:17 0 0 0
  • noimage
    Göğebakan'dan ağlatan bir yazı


    Mayıs'ta kaldırıldığı hastanede Lösemi olduğunu öğrenen Murat Göğebakan 22 gün sonra hayranlarına duygu dolu bir köşe yazısıyla seslendi.

    Köşe yazarlığı yaptığı haber sitesine gönderdiği mektupta hayranlarının dualarıyla ayakta durduğunu yazan Göğebakan, tedavi sürecinde her şeyin yolunda olduğunu belirtti.


    Satır satır okudum hayatı' Cümle cümle yazdım! Nefes nefes çektim içime. Adım adım yürüdüm yollarını.

    ***
    Hastane penceresinin açık kalan aralığından ılık bir rüzgâr yanağıma değiyor. Dışarıda kuşlar birbiriyle yarışıyor. Ben ise içime okkalı bir nefes daha çekiyor ve Allah'a bana bir nefes daha lütfettiği için hamd ediyorum.

    Ruhumun resmini hastane duvarlarına çiziyorum. Ve bir çizgide bin hatırayla yüzleşiyorum. Düşündüm de, bu hastalık bana düşünmem ve anılarımla hasbihâl etmem için bir fırsat veriyor galiba.

    Biliyor musunuz? İnsan sanki sevdikleri adedince parçalardan müteşekkil ve her sevdiği onu hatırladıkça bir parçası da vefa huzmeleriyle sonsuzluğa ulaşıyor. Daha hastalığımı fark ettiğim ilk günümde en kalbi duygularla dağ gibi yanımda duran dostlara nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum. İçimden hepsini birer yıldıza dönüştürüp gökyüzüne takmak geliyor.

    İçime dolan dualarınız kalbimde helezonlar çiziyor ve önümü aydınlatıyor. Anladım ki iyi olmak için hiçbir engel yok aslında. Teslim oldum. Ve şimdi teslimiyetim siliyor karanlığın bütün izlerini. Bir sabah rüzgârı gibi esiyor. Serinliğiyle uyandırıyor içimde uyuyan ne varsa. Kokusunu getiriyor yolunu gözlediklerimin ve gönlümün gözü açılıyor Yakup'un gözleri gibi.

    Hastalığımın tedavi sürecine gelince' Memorial Hastanesinin doktorları, görevlileri sağ olsun, tüm hastalara olduğu gibi bana da özenle yaklaşıp dikkatle tedavime odaklanıyorlar. Her şey yolunda. Kaderimin bu bölümü hastane koridorlarında çekiliyor. Sahnelerde çekilecek yeni bölümlerin geleceği günü hasret ve tevekkülle bekliyorum.

    Hastalık esnasında bir takım klişelerin ne denli geçersiz olduğunu içiniz yana yana öğreniyorsunuz. Sevdikleriniz ve sevenleriniz olmasa hayatın ne tadı, ne de tuzu kalacak.

    Tüm insanlığa vefa dersi veren siz sevdiklerime Haberaktuel.com aracılığıyla binler şükran, binler selam olsun.

    Dualarda buluşalım.
#22.05.2009 11:33 0 0 0