Bâde bâde içimlik ne türküler okunur;
Sen doğunca Dilgûşa âlem düşer telâşa...
Zûl yüzüme seherde nefeslerin dokunur.
Bâd-ı sabâ târ û mar haramîler temâşa;
Uzan vakte sar beni sakla beni Dilgûşâ!
Lime lime gam olur tütün derde sinince
Ar kuytusu emanet omuzlara binince...
Ay aydınlık nuruna bir de perde inince
Hangi güneş ayıktır gece hükmü berdûşa;
Uzan vakte sar beni sakla beni Dilgûşâ!
Bulutlaşır hasletler hüzünlenen mühürden
Erir ruhum saldığın gül kurusu sihirden...
Tufan olup giderken sen bu yaban şehirden
Vahşi sesler tutuşur sokak sokak kargaşa;
Gönül figân tutsağı hangi âşık hislenmez;
Hangi âşık uğruna kefenlenip süslenmez?
Telde ilmek Kurtbala iklim susar seslenmez
Yalnız gözler konuşur yalnız gözler başbaşa;