Fay Hattı

Son güncelleme: 28.05.2009 13:47
  • Fay Hattı


    noimage


    Yazan: Behiç Ak
    Yöneten: Genco Erkal
    Sahne tasarımı: Barış Dinçel
    Giysi: Zerrin Tekindor

    OYNAYANLAR:

    Kadın (Sibel): Sumru Yavrucuk
    Adam (Ahmet): Genco Erkal
    Komşu (Murat): Erdem Akakçe
    Müteahhit (Yücel): Serdar Bordanacı (görünmez, telefonda konuşur)
    Yönetmen yardımcısı: Serdar Bordanacı
    Efekt tasanmı: Suat Erim - Erdem Akakçe
    Işık: Halit Yazıcı
    Ses: Fatih Kılıç
    Sahne amiri: İlker Geyik
    Teknik: Bülent Yıldız
    Müdür: Ahmet Kaya
    Gişe: Sevda Met

    OYUN AFİŞİ

    Yaratıcı yönetmen: Uğurcan Ataoğlu
    Sanat yönetmeni: Elif Yaİçınkaya
    Afiş fotoğrafı: Serdar Tanyeli



    "FAY HATTI" ÜZERİNE BİRKAÇ SÖZ

    Oyunda, sadece konut sahibi olarak ya da para biriktirerek, yalnız kalarak ya da çekirdak aile kurarak güvence sahibi olmaya çalışan, hiçbir şeyle gerçek anlamda yüzleşmemiş, hayatı sorgulamamış, kendi içine kapanmış günümüz insanının eleştirisi yapılıyor. 17 Ağustos depreminden sonra deprem bekleyen İstanbulluların "verili güvenlik kavramına" sığınarak, telaş içinde kendilerini güvenceye almaya çalışmaları, gerçek tanıklıklara dayanılarak anlatılıyor.

    Oysa günümüz toplumunun bize önerdiği "güvenlik kavramı" son derece sahtedir, güvenceyle "ekonomik güvenceyi" özdeşleştlrfr. "Ekonomik güvence" kavramı insanları yalnız ve bencil hale getirerek, toplumcu hayatın "paylaşımcı güvencelerinden" yoksun bırakır. Paranın, mülkün tamamen geçersizle ştigi büyük doğal felaketlerde, birbirleriyle daha Önce hiç karşılaşmamış, belki de karşılaşmamaya özen göstermiş, aynı apartmanda t. yaşayan insanlar, birbirlerine sığınmak zorunda kalırlar. Ortaklaşa ne yapmaları gerektiğini pek bilmemektedirler. Bu konuda hiçbir tecrübeleri yoktur. Oyundaki komşular da öyledir,. Hatta yıllardır birlikte yaşayan çiftte, o zamana kadar paylaştıkları çok az şey vardır. Bir anlamda "güvenlik" kavramının eleştirisi üzerine odaklanır. "Güvence" için yaptığımız her hareket, tam tersi bir etkiye sahiptir. Para kazanmak ve biriktirmek için yaptığımız faaliyetler bizi asosyai[eştirir ve aslında hakiki "sosyal güvenceden" yoksun bırakır. Yangından kaçmak için yapılan merdivenden hırsı* girer. Hırsızdan korunmak için yaptığımız demir kapı, deprem esnasında sıkışır ve dışarı çıkmamızı engeller. Son model bir cipteki son derece sofistike bilgisayarlı güvenlik sistemi bize bir hırsız gibi davranmaya başlayabilir ve bizi içine sokmayabilir. Evinizi soymaya gelen hırsız, deprem esnasında "keşke içeri girse de şu demir kapıyı açsa" deyip beklediğimiz bir "kurtarıcı" haline gelebilir. Ailemizi korumak için eve aldığımız silah, bir gün bize dönebilir ya da biz onu aile fertlerimizden birinin üzerine doğrultabiliriz. Güvenceli bir ilişki için kurduğumuz evlilik ilişkisi, "dünyanın en güvencesiz ve tehlikeli ilişkisi" haline dönüşebilir. Evimizi çürük yapan müteahhit ya da buna engel olmamış devlet, güvence ihtiyacımıza sığınarak bize depremi parayla sarmaya çalışabilir. Gelişmenin bir ürünü olarak gördüğümüz bilgisayar, elektrikler kesülnre, virüs kapınca ya da İşletim programı eskiyinre çalışmayabilir. Hem virüs kapmayan, hem elektriksiz çalışan, hem de işletim programını ikide bir ~ güncelleştirmek zorunda olmadığımız daktilo, bir felaket esnasında daha gelişmiş bir alet haline gelebilir.

    Toplumsal sistemin bizi sürüklediği bu ters mantık, her olayı ve nedenini tamamen ters bir şekilde algılamamıza neden olabilir. Depremi, adaletsizliği ortadan kaldıracak, sivil toplum örgütlerinin artmasına neden olacak, enflasyonu düşürecek, demokrasiyi geliştirecek, daha iyi evler yapmamıza neden olacak, fazla nüfusu ortadan kaldıracak bir "kurtarıcı" olarak görmeye çalışmamız gibi. Felaketlerin kurtarıcı olarak görüldüğü, güzelliklerin ise felaket olarak algılandığı bir toplum bireylerinin içine düştüğü çaresizlik, durumun "Absürd"lüğü sergilenerek daha kolay anlaşılabilir. "Fay Hattı" oyunu bu saçmalığa neden olan çelişkileri sergilemeye çalışmaktadır. Bu çelişkiler, bir "şifre kinci" tavrıyla yaklaşüırsa son derece kolay çözülebilir. Sanırım bu "şifre kinci" mizahın kendisidir. "Fay Hattı" oyununu yazarken, bu çelişkileri mizah yoluyla vurgulamak yerine, bu çelişkilerin oluşturduğu kendiliğinden mizahı ortaya çıkarmaya çalıştım. Sevgiler.

    BEHİÇ AK
#28.05.2009 13:47 0 0 0