Bir milyon şair gelse anlatamaz aşkımı
Ne sözler sensindir! Ne de harfler
Bir tek sen varsındır içimde tarifsiz
Sadece sensindir "seni seviyorum" da ki
—Yokluğunda yüz mevsim devirdim bu bedenimde
Sonuç: yine yoktun-her zamanki gibi
Fırtına koparıyorum dallardan, kuşların kanatlarından,
Telaşlı bir ikindi vakti ağlıyorum/ sonra sen;
Bir sen geliyorsun aklıma, sesin yankılanıyor içeriğimde,
Düşüyorsun olağanca güzelliğinle, şaşırıyorum
Galiba sadece senin varlığınla hayata sarılıyorum
—Bilmiyorsun ama ben en zor tümcelerden geldim sana;
Çevirdim hayallerimi çıkmaz sokaklardan
Adını "sen" diye, değiştirdim tüm güzelliklerin,
Artık mutlulukta sensin, aşkta ve en çok ölüp tekrar doğmakta
Hüzün kokan aşkları biliyorum
Ama olsun ben yine seni bekliyorum!
Yüz yerimden vurulmuş gibiyim, delik-deşiğim,
Aşkından başka çoğaldığım tek şey yine aşkın
Hep o senli aşkın/ bende içimi kemiriyor;
Ölmek başka bir şey yaşamanın yanında
Tıpkı sensizliğin gibi Susuşun gibi
Bir şiirden doğurmadım seni zaten yakışmazdın da,
Çünkü hiçbir söz(cük)le anlatılamazdın/Yanılmadım.
Anlatmadım, sadece anlatılamayacağını ispatladım şairlere
İhtimallere kanmadım/ düşünmedim sensizliği,
Ve kimsesizliğimde yalnız bir renk gibi siyaha çaldım hayallerimi
Üstelik siyahtı zaten düşlerim de yokluğun gibi
(sanma ki gece siyahtır/ oysa güneş yok diye ölür tüm renkler)
—Bir milyon şair değil; sen gel yeter ki tarifinle, hani yüreğindekiyle