Bu Sana Sana

    Devrilip gidiyorum işte
    Geride kaldın sen...
    Aşınmış sevdalar gibi
    Yıpranmış postallar gibi
    Lime-lime, yararsız
    Geride kaldın sen...
    Kaprislerinle, nazlarınla
    Bakışlarınla, sözlerinle
    Tutulmayan vaatler gibi
    Harcanmış saatler gibi
    Tek başına, kararsız
    Geride kaldın sen...
    Buraya kadarmış güzelim
    Boynumda bıraktığın diş izi
    Bitmez sandığın aşk denizi
    Buraya kadarmış.
    Vedalaşmak isterdim oysa
    Klasik bir film öyküsü gibi
    Ellerini tutup usulca
    Son bir kez öpmek isterdim
    Kendimi mazur gösterip
    Masum ve mağrur bir duruşla
    Her şeyi kadere yıkmak isterdim.
    Ne gerek var oysa
    Yürümeyen birtakım şeylerin
    Nedenlerini tartmaktansa
    Asla yürümeyeceğini anlayıp
    Bunu hiç konuşmamak
    Daha bir yiğitçe değil mi?
    Süzülüp gidiyorum işte
    Bela olmadan
    Yoluna çıkmadan
    Hesap filan sormadan
    İncitmeden, acıtmadan...
    Bir bileti yırtar gibi
    Bir kabuğu atar gibi
    Sıyrılıp gidiyorum işte
    Geride kaldın sen...
    Bir tren penceresinden
    Akıp giden bozkırın
    Ortasında bir kuru ağaç gibi
    Geride kaldın sen...
    Zor cok cok zor