Aksam, günes batmadan dükkanini kapatip eve gelmeliydi.Evimiz mümkünse bahceli olmaliydi. Yaz aksamlari sulayip serin serin oturmaliydik.
Ben, orta boylu tiknazca, ev hanimi olmaliydim.
Cinsiyeti önemli degil, eli ayagi düzgün iki cocugumuz olmaliydi. Derslerine yardim etmeye yetecek egitimim olmamaliydi, ama ara sira ''Dersinizi bitirdiniz mi?'' diye sormaliydim.
Daha cok üstleri baslariyla yedikleri ictikleriyle. öksürükleri, aksiriklariyla ilgilenmeliydim.
Yavastan yavastan ceyizlerini düzmeliydim.
Her ayin 15'i kabul günüm olmaliydi. Ellerime saglik, kekler, pogacalar yapmaliydim. İnce belli bardaklarda caylar ikram etmeliydim.
Kocam ajansi dinlerken ben lafa girmeliydim, o, ''Sus hanim ?bi dakka'' demeliydi. Böyle dese de beni cok sevmeliydi.
O uyuklamali, ben bulasik yikamali, cocuklar ders calismaliydi.
Bazen aksam oturmasina komsular gelmeliydi. Öyle Haremlik selamlik gibi degil ama kadin erkek ayri oturmaliydik.
Erkekler memleketi kurtarirken biz bütün kasabayi dilimizden gecirmeliydik.
Herkes birbirinin kocasina, karisina ''Falanca Bey'[/swf2][swf3]'Filanca Hanim'' diye hitap etmeliydi.
Yanlislikla bacagimiz, gögsümüz biraz aciliverse Yüzümüz kizarmali, hemen toparlanmaliydik.
Kocam kirk yilda bir, bir tek atmali, neselenip bir hicaz sarki mirildanmaliydi.
Sehvetten uzak sefkate yakin bir cinsel hayatimiz olmaliydi.
Gözümüzü birbirimizde acmis olmaliydik, öyle de sürüp gitmeliydi.
Harama uckur cözmemeliydik.
Zaten etrafimizda evli barkli komsularimizdan baska kadin olmadigindan....
Dükkanda celimsiz ciraktan gayri, öyle sekreter falan calismadigindan...
Ortalikta gidilecek bar mar bulunmadigindan...
Mankenler bizim kasabaya ugramadigindan...
Ve de kocam, efendi bir adam oldugundan beni aldatamazdi.
Tamam, abarttim biraz. Belki de böyle bir aile yapisi örnegi kalmamistir artik. Ama, acaba diyorum... Buna benzer bir hayat tarzi beni daha mutlu eder miydi?
Kendim de dahil ucuk kacik insanlardan gina geldi artık.