Ben gülüşlerimde bir çocuk saklarım,
Ellerimde hüzün oyunu,
Hiç bir yere gitmeyen bir yalnızlık hali bu,
Yürüyor gösüme doğru,
Gösümden sesime doğru,
Kimbilir hangi şehirde unuttum aklımı,
Bana düştü hep beklemek,
Yaşam ancak düşümde mutlu ediyor beni,
Gönderiyor içime doğru,
İçimdeki sesime doğru...
Hep ben ben saçlarımda ruhumu sakladım,
Aynalarda yüzüm hiç görünmez,
Anladım ki paylaşmak eğer verirsen sürüyor,
Yaşamdan bize doğru ;
Bizden de yaşama doğru...
Şimdi soruyorum kendime,
Ben hangi zaman oyuncusuyum ?
Hangi zaman bahcesine
Geç inen yağmurum?