Gezgin

Son güncelleme: 08.07.2004 12:26
  • Gezgin
    .
    dün geldim
    geç kalsam da bagislanir

    bir bahar bozumuydu yola çiktigimda
    yüzümde suçlu bir merak
    kalbim heyecandan telasli
    gözlerimde isirgan bir hüzün vardi
    hüzün: hep bilinir
    bir afyon çiçegidir önceleri
    dalayan bir isirgan yoncasi olur sonra
    dalayan ve uyandiran o afyon uykusundan

    dün geldim
    aci sirtimda tabiy

    yolum uzundu
    yanimda hiç resim yoktu
    daglara baktim: dagildim
    yollara baktim: yoruldum
    gece ayisigi içtim, dudaklarim kurudu
    gündüz bögürtlen yedim, dilim bugulandi
    siz görmeliydiniz o kani
    bir dag çiçegi sevdasina bin ari öldü
    tam ordan geçiyordum, gördüm diyebilirim
    aman nasil petekti öyle
    nasil baldi
    bögürtlen gibi kirmiziydi
    kan gibi saydam
    bir garip kokuydu, onun kokusuydu
    dayanamadim, eli titrekti ama
    yedim yedim kalbim çatladi
    sevdam o dag çiçeginde kaldi

    dün geldim, anca geldim
    usumda vizildayan bin ari ölüsü
    heybemde onarimi gereken bin igne
    önce kendi etime

    dün geldim
    hos mu geldim
    hos olmayan seylerden geldim
    bir kentten geçtim ki canim titredi
    sitma kabusuyla sallaniyordu uzaktan
    giriste insanlar gördüm, hiç görmedigim
    ama sanki biryerlerden tanidigim, yemin

    edebilirim

    igrenç suratlari vardi, insandan çok
    cüzzamli bir köpege benziyorlardi
    kuru birer agaç dibine çömelmis
    çürümüs bir dali kemiriyorlardi
    omuzlarinda soyulmus yilan derileri
    ellerinde pas tutmus makaslar
    iki ucu da kirik
    tam ben yanlarindan geçiyorken
    elma agaçlarinin çiçeklerini kesmeye basladilar
    ben sanki tarihini bilmiyormusum gibi
    bakir çaligi bir kasede
    elmanin kanini sundular
    geldim ya, nasil geldim
    bir elimde tarih atlasi

    bir elimde günes hummasi
    sogutulmaya zorlanmis bir çöl kizginligindan
    bir kum firtinasinin
    soylu kumcuklarindan geldim
    yorgundum, susamistim, dilim kuruydu ama
    gördügüm serap miydi, gerçek miydi
    bilirim ben
    çölün tam ortasinda sonsuz bir isiltiydi
    yedibin rengi yansitan renksiz bir kuyuydu
    duruydu, aydinlikti, yaz gökleri gibiydi suyu
    uzanip avuçlasam benimdi

    öyle yakin, öyle kolay, öyle dokunsam
    ah o kervancibasi
    ah o sirmali soyguncu
    ve ellerinde kesik baslar ve zebellah ordusu
    birden beliriverdiler tam kuyunun basinda
    ellerinde kan sizitan kesik baslari
    tan kuyunun agzindan sarkitiyorlardi ki
    ne olduysa o anda oldu
    kizil bir bulut agdi kuyunun agzindan göge
    bulut degil
    bir devin alev saçan soluguydu
    ardindan muhtesem bir kum firtinasi
    kum degil
    devin çocuklariydi saçilan
    ah görmeliydiniz o savasi
    ne kanli kervancibasi
    ne zebellah ordusu
    dayanamadilar kum firtinasinin siddetine
    çöl mü yarildi
    kuyu mu büyüttü agzini
    kizgin çöl kavusunca dinginligine
    bir ben vardim kuyunun basinda diri
    ve herseyi görebilen saglikli çöl tanigi
    ögrendim çöl kizginsa öfkesi nice olur
    kum firtinasinda neler yapilir
    nasil yok edilir çöllerin sirmali
    soygun kervancilari
    gördügüm serap miydi, gerçek miydi
    bilirim ben
    bir elimde günes hummasi
    bir elimde tarih atlasi vardi
    vakit dardi
    kanarak içtim de kuyunun duru suyundan
    uçar gibi astim çölü o sonsuz isiltidan
    dün geldim

    dün ben nerden geldim
    ezberlenip unutulmus bir sikintidan geldim
    adi konulmamis bir düsten geldim
    terlemis baliklar gördüm, rengi bozulmus mavilikler
    kabaran denizler gibi coskun sürücüler
    kilçigi beynine saplanmis gözsüz baliklar gördüm
    trollenmis deniz tarlasi, iyot vurgunu
    derya içindeydim de hani deryayi gördüm
    küçük baligi gördüm, pesinde büyük balik
    bir su agasi gibi kuvvetli ve saldirgan
    oh balik, küçük balik, can balik
    anasinin kuzusu, deniz kokulum
    söyle yavrum, söyle gözüm, söyle kilçigim
    kim dokundu senin pullanmamis derine
    kim kiydi senin o tazecik gövdene
    denizde kum gibi dolgun pullariyla
    doymaz mi büyük balik küçük baliga
    ama gördüm ya sonunda
    derya içindeki deryayi
    büyük balik küçük balik pesindeydi ya
    birlesince küçük balik yüzlercesiyle
    sasirip kaldi büyük balik
    sasirip kalmadim amma
    ne de keskinlesmis disleri ol mahilerin
    unutulmaz bir deniz anasi gibi büyüdü gövdeleri
    kiymik kiymik oldu gövdesi büyük baligin
    anladim
    nice olsa da
    denizde kum, büyük balikta pul
    birlesince
    edemezmis küçükleri kendine kul


    14 Mart 1972
    .
    Arkadas Özger
#08.07.2004 12:01 0 0 0
  • SAGOL ELLERINE SAGLIK GÜZEL OLMUS
#08.07.2004 12:11 0 0 0
  • ELLERİNE SAĞLIK pascal sağol...
#08.07.2004 12:26 0 0 0