Başkentte Koltuk Meyhaneleri

Son güncelleme: 28.09.2009 07:58
  • Rıza Polat AKKOYUNLU


    Başkentte Koltuk Meyhaneleri

    İşte böyle salih
    İşte böyle kardeşim
    Akşamlar olmaya görsün bir kez
    Buğusu üstünde bir somun gibi tütmeye başlar
    Gözümde arkadaşlar..
    Gözümde o dertli kenti
    En dertli yeri
    Koltuk meyhaneleri
    Bağlasalar duramam salih
    İple çekerim paydos zilinin çalmasını
    Boşsa cebim
    Daktilo kızlardan borç alıp "dertdalan"parasını
    Herkesten önce ben düşerim o yere
    O yerdeki köşeme
    Yumulurum şişeme...
    Alışılmış bir düzendir bu bozulmaz
    Daha ilk kadehte
    Bir sökündür başlar
    Her gün ki arkadaşlar...
    İşe küskün cebe dargın
    Yorgun argın
    Boy verirler şöyle bir bir
    Gene en başta Mehmet İspir
    Arkasından Zavrak İsmail ile Postacı Kemal
    Teğmen ali
    Emekli Nedim...

    Derken, derken efendim
    O gözlerinde gülüşlerin en tatlısı
    Koltuğunda ney
    Hey gidi dünya hey...
    O herkesin bildiği eski spiker
    Doğan Ülker.
    ..
    İşte bu yerlerde harcadım Salih...
    Bu yerlerde.
    O pırlanta gençliğimin ne ise bütün varını
    Düşünmedim yarını,
    Düşünmedim... kardeşim
    Karların böyle birdenbire bastırıp
    Birdenbire etrafımızı saracağını
    Ve bu yerlerin bizi,
    Alın terlerimizi
    Sağmal bir inek gibi sağacağını

    Düşünmedim
    Savrulan yaprakları ile geliverdi güz
    Uçtu gençlik
    Çatladı nar
    Örtük bütün kapılar
    Gayri elden ne gelir
    Olan oldu biten bitti,
    Orhan'la Cahit bile bu uğurda gitti
    Bu uğurda gitti Macar Mustafa ile Kerim Renda
    Sebzeci ali
    Tornacı hikmet
    Balıkçı haydar
    Eskici Ramo
    Ne o ? ne o ? gözlerim mi doluktu ?
    Ayıplama be Salih
    Ayıplama be kardeşim
    Benimde işte şurada
    Şuracıkta
    Şu kıllı göğsüm altında kanayan bir yerim var
    Ama kimse bilmez
    Kimse bilmez be kardeşim
    Nasıl bir insan olduğumu
    Akşamları böyle niçin
    Bardaklarla boşalıp bardaklarla dolduğumu
    Kimse bilmez...
    Dün yine aybaşı
    Olmaz olsun
    Delik geniş yama dar
    Gözlerimin önünden geçtiler şöyle bir, bir
    Asık suratlı alacaklılar...
    Utancımdan uğrayamadım semtine
    Kasap ile manavın,

    Geçemedim dükkanı önünden Bakkal Mustafa'nın;

    Ağlamaklı bir ah çekip yürekten
    Suçlu bir insanmışım gibi
    Saklanıp gizlenerekten gittim işime
    Biliyorum Salih biliyorum kardeşim
    Küfretmişlerdir gine
    Gelmişime geçmişime
    Ama neylersin ne söylersin
    Bu ayda veremedim ev kirasını
    Ve bu sabah tutuşturup eline
    Üç beş kuruşla yol parasını
    Seni annen istiyormuş dedim
    El kızını bile sepetledim.
    Ben böyle olacak adam mıydım ?
    Böyle olacak adam mı? Salih...
    Neyleyim elimden tutmadı talih
    Kader böyleymiş ne söylesem boş
    İçsem şaraptan, içmesem ızdıraptan
    Sarhoşum, sarhoşum, sarhoşum be Salih sarhoş..

    Rıza Polat Akkoyunlu
#27.09.2009 22:55 0 0 0
  • Yüreğinize sağlık..
#28.09.2009 07:58 0 0 0