Yazılmışlar Sokağı

Son güncelleme: 20.11.2009 12:13
  • S (B) Ana Yazılmışlar Sokağı...

    1. (T)anışıklı Dövüş

    Galiba artık durmalıyım. Günlerdir yazıyorum, her yazdığımı yeniden yeniden yazarak Ama tutamıyorum kendimi; ipinden boşalmış gibi durmadan geliyor kelimeler Ben anladığını düşünürken bir bakıyorum, daha okumamışsın bile Zamanın önünden gidiyorum; kendim yazıyorum, kendim yaşıyorum. Oysa sana anlatmıyor muydum? Sen bilmeden nasıl ilerlemiş olacağım ki?!... Trajikomik!...

    Bu hikaye nasıl başladı? Ufak bir soruydu belki Belki de bir şımarıklık parçası Tahmin etmediğim bir zamanda gelen; çekingen-küstahlığıma meydan okuyan bir cevap Sonra sürükleniş- benim açımdan tabi Ayların yazmayan ellerimin buzlarını eritişi, eriyen buzlardan akan suların sel olup çağıldaması Sonra tesadüfler "Benim gibi"ler Ve şimdi Korku!

    Yine de Yeniden tanıştığımıza memnun oldum

    2. Serzeniş (Kime?)

    Susmalarda hep daha bir korktum. "Yanlış mı yaptım?" diye bir sormadır geldi Başka bir hayatının olduğunu unutuverdim. Sanki sen de yaşamalıymışsın gibi Sanki elimi uzattığımda orada olmalıymışsın gibi gelmişti Senin sen olduğunu unutarak, sana haksızlık yaptığım için kusura bakma

    Düşündüğüm anda, düşündüklerim sana ulaşmalı ve seninkiler de bana -sen istersen-. Ama anladım Sonsuza kadar konuşabilirim Belki de yeniden "susmalıyız"

    3. Bekleyiş

    Aynalara sakladığım hayalleri görmek için her defasında daha fazla oyalanır oldum ayna karşısında. Ve yazmak için bilgisayar başında Ve çalışmak için geriye kalan zamanlarda, masamda Hiçbir şey dengeli değil anlayacağın

    Gittikçe, yaklaştıkça; daha hastalıklı oluyorum biliyor musun? Günleri sayıyor ve tekrar sayıyor ve panikliyorum. Oysa soğuk kanlı olmalıyım; yeryüzündeki beyazlı melekler dirençliydiler Sonra yeniden dönüyorum masaya "Haydi" diyorum, "son bir gayret daha. Bir saat daha" Yetmiyor zaman Ama yeten zaman da verimli olmuyor Hep bir panik Alabildiğine

    Bir de beklemek var Belki aralarda seni okurum, sana yazarım diye
    Oysa yine ses yok! Belki vazgeçmeliyim beklemekten ve hayat yine gazetesini okumaya devam etmeli, Üsküdar sahilinde çayını yudumlarken

    4. İç Çekiş

    Sen sustukça kendime dönüyorum Belki de gene yanlış yapıyorum seninle bu kadar çok şeyi paylaşarak Belki de sen de herkes gibi "normal" olacaksın, ben bu dünyadaki en "anormal"ken

    Kendimi mi abartıyorum, seni mi? Yoksa kendi gözlerimle baktığım her şey daha bir büyük mü görünüyor? Peki Yanında bir çift göz varsa ödünç verebilir misin? Benimkiler bozulmuş da

    Sahi 1 numara miyop Sokakta yürürken hiçbir şey görmüyorum; istesem de göremiyorum zaten. Oysa yanımdan geçerken onlara baktığımı sanıp beni süzenler o kadar komikler ki

    Seni hatırlamıyorum, net olarak Acaba seninle de geçiştik mi? Sen de sana baktığımı sandın mı acaba Hep bir garip olurum, hepimizin ayrı ayrı dünyaları olduğunu düşününce Dünyada ne kadar çok insan ve ne kadar çok dünyacık var

    Hani biz birleşip Dünya'yı oluşturuyoruz ya Gezegenler de birleşip evreni oluşturuyor Ya evrenler de birleşip başka "bir şeyler"i; onlar da birleşip Allah'ı oluşturuyorsa?... O zaman belki insanın Allah'ın bir parçası olduğunu açıklayabiliriz

    O'ndan bir parça olmak Güçlü Etkileyici Belki bir zaman uzun uzun anlatırım sana Biliyor(mu)sun, anlatacak o kadar çok şey var ki

    Daha önce neredeydin(m) ki!...

    5. Kayboluş

    Artık yazmayacağım! Artık sana yazmayacağım!!
    Çünkü yazdıkça ve sen sustukça daha bir yapışkan hissediyorum kendimi. Geçen gün İstanbul'un havasında asılı kalan katrandan bir farkım yok gibi Sadece bunun yalan olduğunu bilmek istiyorum. Sadece karşıma geçip -ya da sayfana- "Sakin ol! Paranoya yapmalarınla beni de bunaltıyorsun! Sorun yok! Sıkılmadım, bozulmadı hiçbirşey! " demeni istiyorum.

    Kendime senin ne olduğunu soruyorum. Bir abi, arkadaş Sırdaş belki (ama sen daha sırlarımı okumadın ki! 10 bin milyon yıl önceydi, yazdıklarım)
    Bilmiyorum işte! Bilmeyi de istemiyorum doğrusu Kimsen öyle kal! Ne bir adım öne, ne bir adım arkaya Ben beni dinleyecek biri olmandan ötürü çok mutluyum. Bir süre bozmayalım

    Aslında neyi fark ettim biliyor musun?
    Ben aslında "bana" yazıyorum.
    Yani
    Sen aslında bensin!


    6. Öze Dönüş

    Gene yalnızım kendimle Yeni bir yüz umuduyla çıktığım yoldan koluma kendimi takarak dönüyorum. Mutlak yalnızlık değil belki, ama ona yakın

    Karşıma her çıkana kendi maskemi takıyorum, konuşmak kolay olsun, anlamasa da ben anladığını varsayarak yaşayayım diye Sonra maske kendiliğinden çıkıveriyor ve ben gene maskemi koluma takıp yürümeye başlıyorum

    Ama her geçen gün, ya herkes daha çok bana benziyor, ya da ben daha çok "hayat" oluyorum!

    BuZ_LaLe
#20.11.2009 12:13 0 0 0